Adalet Bakanlığı’nın 2025 projeksiyonları, yargı sistemindeki iş yükü ve cezaevlerindeki doluluk sorununu yeniden gündeme taşıdı. BirGün’den Mustafa Bildircin’in aktardığı verilere göre, 2024 yılında hâkim başına ortalama 875 dosya düşerken, bu sayının 2025 yılı sonunda 923’e ulaşması bekleniyor. Savcılar açısından da benzer bir tablo söz konusu. 2024’te savcı başına bin 703 dosya düşerken, 2025 sonunda bu sayının bin 714’e çıkacağı tahmin ediliyor.
Uzmanlara göre, artan dosya yükü hem yargılamaların uzamasına hem de adaletin gecikmesine yol açıyor. Yargı mensuplarının iş yükünün sürekli artmasına karşın kadro ve yapısal düzenlemelerde yeterli iyileştirme yapılmadığı eleştirileri dile getiriliyor.
Cezaevlerinde Kişisel Alan Daralıyor
Bakanlığın verileri, cezaevlerinde artan kapasite sorununa da dikkat çekiyor. Spor salonları, havalandırma alanları ve diğer ortak kullanım alanları hesaba katıldığında dahi, tutuklu ve hükümlü başına düşen metrekare alanının yıllar içinde azaldığı tespit edildi.
2020 yılında kişi başına 25,6 metrekare alan düşerken, bu alan 2022’de 28,2 metrekareye yükseldi. Ancak 2024’te 24 metrekareye gerileyen kişisel alanın, 2025 yılı sonunda 18,9 metrekareye kadar düşeceği öngörülüyor. Bu durum, cezaevlerindeki kalabalıklaşma ve yaşam koşulları konusunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.
“Yapısal Reform İhtiyacı” Vurgusu
Yargı sistemi ve cezaevi koşullarına ilişkin veriler, hukuk çevrelerinde “kalıcı reform” çağrılarını güçlendirdi. Hem dosya yoğunluğu hem de cezaevlerindeki doluluk, adalet mekanizmasının sürdürülebilirliği açısından ciddi bir uyarı olarak değerlendiriliyor.
Adalet Bakanlığı’nın açıklanan projeksiyonlarına karşın, yargı mensuplarının iş yükünü hafifletecek ve ceza infaz kurumlarında insani koşulları güvence altına alacak somut önlemlerin gerekliliği vurgulanıyor.












