Çarşamba, Ağustos 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Kitap Önerileri

Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor

Korkut Akın by Korkut Akın
09/01/2024
in Kitap Önerileri, Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Türkiye
A A
0
Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor
6
SHARES
621
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Korkut Akın

 

Hayatın Köklerine İniyor Zehirli Sular

Milen Kundera’nın, “İnsanın iktidara karşı mücadelesi hafızanın unutmaya karşı mücadelesidir” cümlesi, yazmaya başladığınız anılar için yol gösteriyorsa, doğru zaman ve zemindesiniz demektir. Yazarlığından önce ve çok yayıncılığıyla tanıdığımız Semih Gümüş, hem kendisine hem bize anlatıyor yaşadıklarını. Aslına bakarsanız hepimizin yaşadıklarından pek farklı değil onun yaşadıkları da…

Bütün dünyayı etkileyen özgürlük ve demokrasi rüzgârlarının Türkiye’de de belirleyici olması çok olağan… Biliyorsunuz, dünya küçük bir köy zaten. 60’lı, 70’li yılların teknolojik gücü ve kitle iletişim araçlarının bunca hızlı olmamasına (telefon bile bakkalda ve santrale yazdırarak saatlerce haber gelmesini bekliyorsunuz) rağmen, kelebeğin kanat çırpması denilen ve şimdilerde ekonomiyle bağlantılı olarak kullanılan o etki o zaman da güçlüydü ve gerçekten değdiği yeri sarsıyordu.

O zaman ve zeminde yaşayanlar ister istemez toplumsal duyarlılıkla donanıyor ve daha iyiyi, daha doğruyu, daha güzeli yaşamak istiyordu. Sözü dolaştırmanın anlamı yok; solcu, devrimci oluyordu insanlar. Demokratik kitle örgütlerinin kurulmasıyla birlikte toplumun hemen her kesiminin sorunları ve beklentileri bilinebiliyor, çözüm için talepler sıralanabiliyordu.

İşte, Semih Gümüş de, öylesi bir zamanın ve zeminin içinden çıkıp, arkadaşlarıyla birlikte edebiyat dergisi hazırlıyor. 1980’li yılların Yarın dergisini bilmeyen, duymayan var mı; o dönemde edebiyata, sanata ilgi duyanların sayfalarını karıştırmamış olması mümkün mü? Daha genç arkadaşlarınsa hiç değilse bir sayfasını görebilmek uğruna internet sayfalarında gezindikleri bilinen bir gerçek.

 

Yılların içinden…

Onca yıl yayıncılık yapınca, insan ister istemez hem daha kolay yazıyor hem daha iyi anımsıyor hem de anlattıkları belli bir düzeyde oluyor. Solculukla başlayan, zaman içerisinde koşulların da altüst olmasıyla birlikte düş(ünce)lerinde olumlu değişiklikler olan Semih Gümüş, bir anlamda, bize, geçmişimizi sunuyor.

Sözlü tarihi, resmi tarihten bilinçli yalandan uzaklaşmasıyla ayırıyoruz. Sözlü tarihte hatalar olabilir, gerçekten de büyük hatalar olabilir bunlar, ama resmi tarih gibi ne olanları çarpıtır ne de hep kendine yontar. Resmi tarihe itiraz etseniz de duvara çarpar geri düşersiniz; sözlü tarihte ise her şey açıktır, ortadadır, tartışılabilir.

 

Kimlik savaşları haklı savaşlardır…

Egemen erkin belirlediği “kimlik” insanları da, eğer itiraz etmezlerse, belirler. Herkesin Türk ve Sünni olması, renkliliklere kapalı ve onlara yaşama şansı vermeyenler olarak eğitilmesi istenir. İtiraz edenler ya yaftalanır (eskiden en kolayı “komünist” demekti, sonra anarşist, Kürt, LGBTİ+, “affedersiniz” Ermeni, hatta bölücü ve feminist geldi) ya da hemen hapse atılır (Osman Kavala’dan gazetecilere, Gezi Direnişçilerinden onlarca siyasetçiye kadar).

Semih Gümüş, her ne kadar not almadığını, arşiv tutmadığını söylese de, belleğinin gücünden de kaynaklı bir dönemi, kendi yaşadıkları üzerinden anlatıyor. Kallavi bir kitap “Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor” ve son elli yılın hemen tüm nirengi noktalarını vurguluyor.

 

Yaşar Kemal’den…

Yaşar Kemal’in, “Roman, insan psikolojisini anlatır” sözünü rehber edinen Gümüş, insanı tanımak, insanın gelişimini takip etmek, nereden nereye geldiğini ve nerelere gideceğini kestirmek istiyor. 12 Eylül sonrası -aslına bakarsanız 90’larla birlikte tüm dünyada yaşanan değişimle birlikte neokapitalizm ve aşırı baskıcı yönetimler- bir şeyler yapmak isteyenlerin edebiyat dergisi çıkarmaları önemli; o dergiler en tam da toplumsal muhalefetin sesi oldu. Peki, orada kaldı mı? Tabii ki hayır! Küresel ısıtmayla birlikte çevreciliği hepimiz sahiplenmeliyiz. Semih Gümüş, benim bu tek cümleye sıkıştırmaya çalışıp da birçoğunu eksik bıraktığım görüşü, gerçekten temellendirerek, gerekçelerini belirterek anlatıyor. Nereden geldi, nereye gidiyor? Dünyanın bir derece ısınmasının ne denli kötü sonuçlar doğuracağı söyleniyordu; artık 2,5 dereceyi geçmemesi için önlemler alınmaya çalışılıyor.

Şöyle diyor Semih Gümüş, çok önemli: “Göç, devlet terörü, eşitsizlik, devlet otoritesinin gitgide sertleşmesi, yönetenlerin söyleminin şiddeti, süreğen ekonomik kriz, kadın haklarında gerileme, doğaya düşmanlık, iklim yakımı, kasırgalar, küresel yangınlar, su baskınları, açlık, kuraklık, insan canına kast eden virüs salgınları gibi düpedüz hayatın köklerine inen zehirli sular zamanımızın ruh halini bozarken gezegenin topluma ve insana dönük ikliminde büyük bir gerilemeye yol açıyor.”

Virgülüne kadar katıldığım bir görüş bu… Ancak, yazıldığından bu yana, Anayasanın bile uygulanmaması, temel insan haklarından biri olan hukukun üstünlüğünün yok edilmesini eklemek gerekir, bizim ülkemiz için. Gerçi, diğer ülkeler farklı mı? Bakın işte, Arjantin’de seçilen Başkan, ülkesini yok etmek için daha ilk günden başladı çalışmaya.

 

Yaşadıklarım Belleğimde Uğulduyor
Semih Gümüş
Anı, Düşünce
Can Yayınları, Ocak 2023, 529 s.

Tags: Anıcan yayınlarıDüşünceKorkut AkınSemih Gümüş
Previous Post

Erkekler Aralık’ta 30 kadını öldürdü

Next Post

Harvard rektörünün istifası, Gazze katliamı

Korkut Akın

Korkut Akın

Eskişehir, İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema TV Bölümü mezunu, İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik yüksek lisansı yaptı, İşletme İktisadı Enstitüsü’nde de ihtisas. Yeşilçam’da reji asistanlığı ve senaryo yazarlığı ile başladı, televizyonlarda kültür sanat programları çekti. Müjdat Gezen Sanat Merkezi ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nde sinema dersleri verdi. Okumayı, izlemeyi ve gezmeyi sever. Ödülleri: İFSAK 5. Ulusal Kısa Film Yarışması Büyük Ödül (1983): Voli. REPAŞ 10. yıl Etkinlikleri Kısa Film Ödülü (1986): Gelincik. İzmir Karşıyaka Belediyesi “İnsan Hakları” Konulu Kısa Film Yarışması Mansiyon (1990): Hişt Hişt! O. M. Arıburnu Birincilik Ödülü (1991): Hayat Ne Tatlı. 42. Berlin Video-Fest. Büyük Ödül Adayı (1992): Hişt Hişt! Çağdaş Gazeteciler Derneği Yılın TV Programı Ödülü (1993): İstanbul Sayfaları. Her yıla bir kart hazırlıyor (40 yılı aştı), postayla göndermek yerine elden dağıtıyor, büyük keyifle… İletişim: korkutakin@hotmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Yalnızca haritaları değil geleceği de belirleyen bilim: Coğrafya
Manşet Haberler

Yalnızca haritaları değil geleceği de belirleyen bilim: Coğrafya

08/08/2026
Savaş düzenbazlıktır
Kitap Önerileri

Savaş düzenbazlıktır

05/08/2026
Bütün ışıklar toplumsaldır
Kitap Önerileri

Bütün ışıklar toplumsaldır

28/07/2026
Kültürlerin pasaportu olmaz
Kitap Önerileri

Kültürlerin pasaportu olmaz

21/07/2026
Kelimeler ve Resimler
Kitap Önerileri

Kelimeler ve Resimler

09/07/2026
Dokun, hisset, hayal et, çiz, onar, çığlık at: İçses ve İçyapı
Kültür Sanat

Dokun, hisset, hayal et, çiz, onar, çığlık at: İçses ve İçyapı

30/06/2026
Next Post
Harvard rektörünün istifası, Gazze katliamı

Harvard rektörünün istifası, Gazze katliamı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Cezalandırılan Kadın Bedeni, Cezasızlık ve Kadınların Hafızası

Cezalandırılan Kadın Bedeni, Cezasızlık ve Kadınların Hafızası

by Rabia Baldemir
18/08/2026
0

Paula Maier’in anlattığı cinsel saldırıyı yalnızca gözaltında gerçekleşmiş bireysel bir saldırı olarak ele almak, yaşananın politik niteliğini eksiltir. Burada bir...

ABD-İran hattında ateşkes çıkmazı: Tahran’dan “tam saldırı” tehdidi

ABD-İran hattında ateşkes çıkmazı: Tahran’dan “tam saldırı” tehdidi

by Sonhaber
18/08/2026
0

ABD ile İran arasında haziran ayında varılan geçici mutabakatın 60 günlük müzakere süresi, kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılamadan sona erdi. Washington...

İzmir’de taşeron işçiler yeniden eylemde: İş bırakma gündemde

İzmir’de taşeron işçiler yeniden eylemde: İş bırakma gündemde

by Sonhaber
18/08/2026
0

İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı modüler tuvalet ve bebek bakım alanlarında çalışan taşeron işçiler, çalışma düzenlerinin değiştirilmesi talebiyle Kültürpark’taki belediye holleri...

Asgari ücret mutfağa yetmiyor: Açlık sınırı 49 bin 556 lira

Asgari ücret mutfağa yetmiyor: Açlık sınırı 49 bin 556 lira

by Sonhaber
18/08/2026
0

Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi’nin ağustos ayına ilişkin çalışması, ücretlerle temel yaşam giderleri arasındaki makasın büyüdüğünü ortaya koydu. BES-AR’ın gıda...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik