Yazarlarımızdan Naim Kandemir’in iki yeni Kitabi Raflarda

HomeKitap Önerileri

Yazarlarımızdan Naim Kandemir’in iki yeni Kitabi Raflarda

Uçurtma Tamircisi Kitap Açıklaması

– Avrupa’da dolaşan “hayalet” bize de gelir mi?

– Migrene kafa tutulur mu?

– Oynaklığın sonu neden hüsrandır?

– Evinde çelik kasa olanların listesi bir gün çıkartılırsa…

– Bu memleket bizim mi, kimin?

– Anonslu kasetlerle iletişim…

– Uçurtma tamircileri neden az?

– Cabriolet otomobilin faydaları…

– Bilmeden yapanlar nasıl yapıyor?

– Safralar demirbaş olursa…

– Hayatın delikleri nasıl kapatılır?

– Anıların bir solma vadesi var mı?

– 78 Kuşağı’nın demirbaş şiiri hangisi olmalıdır?

– Devrimi göremeyen kuşağın gençlere vasiyeti nedir?

Bu ve benzer soruların yanıtlarını arayan hikâyelerle okur, yazarla birlikte bu kitapta hayat cümbüşünün içine düşüyor ve şenlik kitap boyunca sürüyor.

Her şeye rağmen hayattan umudunu kesmeyen, yaşama sevincini yitirmeyenleri insan sıcaklığıyla sarıp sarmalayan hikâyeler.

Yazar, hikâyelerde günlük yaşamın psikopatolojisini takip ederken, okur da hikâye kahramanlarıyla sohbet ederken buluyor kendini.

Temiz, insancıl, soylu, dürüst insanların hayatını inşa etmeyi ve böyle bir topluma gidecek yolun önünü açmayı gönlünde taşıyan yazar, hikâyelerden çıkan sonucu manifesto gibi, hikâyelerin kahramanlarıyla okura özgün ve lezzetli bir edebiyat diliyle sunuyor.

 

Kıblemiz Aç Yatan Çocuklar Olsun – Mektuplar ve Rüyalar Kitap Açıklaması

“Geçmişin karmaşasını bir türlü unutamamak, usulca geçip gitmiş tarihi ve gençliğimizi adeta diriltmeye çalışmak istememiz ideallerimizin güzelliğine olan inancımızla, yenilginin kalplerimizde bıraktığı derin izleri silmek için miydi yoksa?

Sokaklardaki boyaları dökülmüş eski binaların duvar yüzeylerine çıkan kırık dökük sloganları tamamlama ustası değil miyiz?”

Kitabın ilk bölümündeki metinleri okuyanlar, mektupların sanki kendilerine yazıldığı hissine kapılabilirler. Mektuplarda dile getirilenler, aslında hepimizi ilgilendiren konular. Naim Kandemir, yakın arkadaşı Cengiz Türüdü’ye hitaben yazdığı mektuplarda, geçmişi olduğu kadar bugünü ve gündelik yaşamı da sorgulayan samimi bir dil kullanmış. Bir mektubun bizleri nerelere götüreceğini görmek, aslında içimizdekini bu bahaneyle dışarı çıkarmak oluyor. Mektup ise, hâlâ en sıcak ve samimi iletişim aracı.

Kitabın ikinci bölümünde ise yazar, hayata ve dünyaya bakışını rüyalarla anlatıyor. Rüyalarda yansıtılan dünya, okurun zihnine hiç yabancı gelmeyecek. Karmaşık ve sorunlarla örülü çağımızda, rüyayla gerçek zaten iç içe değil mi? Mektuplar ve rüyalardaki lezzetli üslup yazarın kimliğinin de güzel bir yansıması aynı zamanda.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments