İlk defa kendimi böyle hissediyorum. Kalemimle baş başa kaldım; odamın dört duvarına öylece bakıyorum. Sanki Ahmet Telli’nin dizelerindeki o donakalmış anın içindeyim. Ben de zamanın durduğu, sessizliğin ağırlaştığı boş duvarları izliyorum.
Hâlâ ölümün o gerçek ve soğuk yüzüne inanamıyorum. İnsan, yüreğine dokunan bir şairin ardından böyle bir vedaya nasıl inanabilir? Acıyı yaşadığında dizelerine sarıldın, sevdanı dizelerinde büyüttün, mutluluğunu yine dizelerinle paylaştın. Yaşamın bütün hallerinde en yakın dostun kalemindi. Şimdi ise o kalemin sustuğunu düşünmek yüreğimi derinden sarsıyor.
Ahmet Telli’nin ölümü, bu dünyada yalnızlığın ne kadar derin olabileceğini bana bir kez daha hissettirdi. Allah rahmet eylesin.
Elbette biliyoruz; bazı insanlar vardır ki fiziksel olarak aramızdan ayrılsalar da düşünceleriyle, ruhlarıyla, yazdıklarıyla, topluma seslenişleriyle ve mücadeleleriyle yaşamaya devam ederler. İnsanların yüreğinde silinmeyecek izler bırakırlar. İşte Ahmet Telli de benim gözümde böyle bir şair, böyle bir yazardır.
Onun şiirlerini yıllarca sahnede yorumladım. Özellikle “Sen Gidersen Yıkılır Bu Kent” şiirini çıktığım hemen her sahnede dinleyicilerle paylaştım. Her okuyuşumda salondan yükselen derin alkış, şiirinin insan yüreğine nasıl dokunduğunun en güzel tanığı oldu. Belki de bu yüzden onun dizeleri benim için yalnızca okunan şiirler değil; yaşamın, acının, sevdanın, umudun ve direncin sesi oldu. Bu sesi, bu güçlü kalemi ve bana hissettirdiklerini çok özleyeceğim.
Pablo Neruda’nın Nazım Hikmet’in ardından duyduğu büyük acıyı anlatan dizeleri bugün zihnimde yankılanıyor. Ben de şimdi aynı duyguyla sesleniyorum:
Sevdalarımızın sesi,
Acılarımızın ağıdı,
Direnişlerimizin sloganı…
Ahmet Telli…
Sensiz ne yapacağız? Bizi biraz daha öksüz bıraktın.
Ama biliyorum; sen sustuğun yerde şiirlerin konuşmaya devam edecek. Dizelerin bundan sonra da umuda tutunanların dilinde, haksızlığa karşı duranların yüreğinde, sevgiyi ve özgürlüğü savunanların belleğinde yaşamayı sürdürecek.
Işıklar içinde uyu büyük şair.
Rahmetle, saygıyla ve sonsuz özlemle…












