Zazalar Vatandaş mıdır?

Ulus devletlerde vatandaşlık anlayışının hak ve hukuk konusunda eşitçi bir yapısının olduğunu savunan ulus devlet sistemleri, kendi sınırları içinde barındırdığı farklı etnik toplumlara uyguladığı dayatmacı yönetimle; eşitlik konusunu farklı etnik kökenli toplumlar nezdinde bir kez daha tartışma konusu yapmıştır. Ulus devletlerde, devlet-toplum ilişkilerinin ‘sözde’ eşit mesafeli ilkelere göre düzenlenmesi, ulus devletlerin modern ve demokratik bir işlev üstlendiklerine dair iddialarıdır. Bir çok liberal düşünürlere göre bu şekilde oluşturulan vatandaşlık kavramı, insanların yerel seçme ve yönetilme tercihlerini vatandaşlık konumuyla belirlemektedir. Oysaki, olayın somut gerçekliğine baktığımızda, algılatılmak istenilenin böyle olmadığını, aksine ulus devlet modeli içinde yaşayan farklı toplumların vatandaşlık kisvesi altında sosyo-politik bir ayrıma tabi tutulduğunu görebilmekteyiz. Ki, ulus devlet modelinin karakteristik yapısından dolayı normal olan bu durum günümüz dünyasında toplumları bir uyanışa doğru yönlendirmektedir.

Etnik ve kültürel farklılıklara eşitlik temelinde yaklaştığını iddia eden Türk ulus devleti, ulusçu hukuk normları üzerine inşa ettiği adalet sistemini bugüne kadar hem Zazalar üzerinde hem de diğer etnik topluluklar üstünde faşist kurallarla yasallaştırmıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal hukuk üstünlüğü olarak resmileştirdiği hukukun gücü yaptırımı, Zaza toplumu için inkâr ve asimilasyonun normları olmuştur. Liberalizmin ideal anlayışı olan bu devlet hukuku, aynı zamanda Zaza toplumunu sivil toplum kulvarında ötekileştiren özel bir devşirilmiş topluluk olarak da yeni bir boyutta evrimleştirmiştir.

Türkiye devleti içinde asimile ettirilmek için seçici politikalara tabi tutturulan Zaza halkı, vatandaşlığa dayalı ulusal kamu hukukuyla ötekileştirilmek istenen etnik bir halktır. Etnik ve kültürel boyutta içi boşaltımaya çalışılarak vatandaş kabul edilen Zaza halkının, ulusal dayatma sergileyen TC devletinde, eşitlik ve özgürlük konusunda ne kadar haksızlıklara maruz kaldığı tartışmasız bir olgudur. Bu nedenle Zaza halkının etnik ve kültürel bağımsızlığını yaşayamadığı devlet içinde vatandaş olmaları, Zaza halkına ne gibi bir eşitlik ve ayrıcalık tanıyor bunun cevabını siz okuyucalara bırakıyorum.

Vatandaşlık gerçeği karşısında farklılık taleplerinin siyasal alana taşınması, Zaza halkı adına aciliyet gerektiren etnik bir sorumluluktur. Ulus devlet egemenliği içinde Türk milletiyle eşit bir şekilde kendi etnik aidiyetini ve özgürlüğünü yaşayamayan Zaza halkının, hukuksal olarak kendi temel haklarını kazanması için demokratik yollardan mücadele etmesi; kendi yok oluşunu engelleme adına ciddi bir eylemdir. Bugün vatandaş olarak egemen Türk ulusunun tahakkümü altında yaşayan Zaza halkının, kendi varlığını anayasal bir güvence altına alması kadar doğal ve insani bir tavır olamaz.

Heybet Akdoğan

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x