ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Batı’nın Ortadoğu’ya yönelik müdahaleci politikalarına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Barrack, California’da Milken Enstitüsü tarafından düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, rejim değişikliği girişimlerinin bölgeye istikrar getirmediğini savundu.
Barrack, Batı’nın Sykes-Picot Anlaşması’ndan Balfour Deklarasyonu’na uzanan müdahalelerinin Ortadoğu’da kalıcı sorunlara yol açtığını ifade ederek, “Son 100 yılda Batı, 90’dan fazla rejim değişikliği girişiminde bulundu ve bunların hiçbiri başarıya ulaşmadı” dedi.
“Sınırlar tarih ve kültür gözetilmeden çizildi”
Büyükelçi Barrack, Batı’nın en büyük hatalarından birinin, bölgenin tarihsel ve toplumsal yapısını dikkate almadan sınırlar oluşturmak olduğunu belirtti. Barrack, “Binlerce yıllık geçmişi olan topluluklara kendi yönetim modellerimizi dayattık. Bir arada olmaması gereken bölgeler aynı sınırlar içine alındı” değerlendirmesinde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump döneminde izlenen yeni yaklaşımın, bölgenin kendi dinamikleriyle şekillenmesine alan tanımak olduğunu vurgulayan Barrack, dış müdahaleler yerine ekonomik kalkınmanın ön plana çıkacağını söyledi.
Suriye yaptırımlarında değişim sinyali
Suriye politikasında da bir yön değişikliği olabileceğine işaret eden Barrack, ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımlarının gözden geçirilebileceğini dile getirdi. Özellikle Caesar Act olarak bilinen Sezar Yasası’nın Kongre tarafından kaldırılmasının gündeme gelebileceğini belirten Barrack, yaptırımların yatırım ortamını olumsuz etkilediğini söyledi.
Barrack, Suriye’nin kuzeydoğusundaki petrol üretiminin artırılmasının hedeflendiğini ve bu süreçte Türkiye-Suriye hattındaki enerji koridorunun önem taşıdığını ifade etti.
“Türkiye NATO’nun temel taşı”
Türkiye’nin bölgesel rolüne de değinen Barrack, Ankara’yı Ortadoğu’nun ve Avrupa güvenliğinin kilit aktörlerinden biri olarak tanımladı. Türkiye’nin NATO içindeki konumuna dikkat çeken Barrack, ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilişkilerin, uzun süredir çözülemeyen bazı sorunların aşılmasını sağladığını savundu.
Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik yaklaşımını eleştiren Barrack, Türkiye’nin Rusya’ya karşı Avrupa’nın güvenliğinde kritik bir rol oynadığını dile getirdi.
Gazze ve bölgesel güvenlik değerlendirmesi
Barrack, Gazze için hazırlanan ve kamuoyuna yansıyan 20 maddelik plan kapsamında, bölgeye konuşlandırılması öngörülen uluslararası bir güvenlik gücünde Türkiye’nin önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi. Türkiye’nin bölgedeki aktörlerle kurduğu ilişkilerin, silahsızlandırma ve istikrar sürecine katkı sunabileceğini ifade eden Barrack, “Askeri yöntemler yeni çatışmalar doğurur; kalıcı çözüm diyalog ve güven inşasıyla mümkündür” dedi.
Barrack ayrıca, Türkiye ile İsrail arasında da ekonomik ve stratejik çıkarlar doğrultusunda ilerleyen dönemde uzlaşma sağlanabileceğini öngördüğünü belirtti.












