Cuma, Nisan 17, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Yazarlar

ABD/İsrail savaşı kaybediyor, faturayı dünya halklarına kesiyor!

Mustafa Durmuş by Mustafa Durmuş
16/04/2026
in Yazarlar
A A
0
ABD/İsrail savaşı kaybediyor, faturayı dünya halklarına kesiyor!
0
SHARES
258
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Trump ve Netanyahu’nun başını çektiği emperyalist-Siyonist ittifak, İran’a açtığı savaşı kaybediyor. Öyle ki Amerika’nın ünlü ana akım gazetelerinden biri olan Wall Street Journal Gazetesi bile şöyle bir paylaşımda bulunarak bu gerçeği kabul ediyor:

Kısaca WSJ gazetesi, Trump’ın saldırganlığının ve aşağıda yer alan küfürlü açıklamalarının, ABD ve İsrail’in savaşı kaybettiğinin dolaylı bir itirafı olduğunu söylüyor.

Trump savaşa nasıl ikna edildi?

Trump’ı savaşa sokan etkenler arasında; İsrail/Netanyahu faktörü olduğu kadar (daha önceki bir yazımızda da sözünü ettiğimiz gibi), ABD ekonomisinin içinde bulunduğu kötü durum (kâr oranlarındaki düşüş, yapay zekâ balonunun sönmesi, verimliliklerin azalması) ve ABD emperyalizminin uluslararası arenada, özellikle de Çin karşısında, hegemonya kaybetmesi gibi etkenler ön plana çıkıyor.

Buna rağmen (ABD kökenli dev petrol şirketlerinin çıkarları ve beklentileri farklı olsa da), ABD’deki finans kapital ve büyük atılım içinde olan teknoloji şirketlerinin Trump’ı savaştan caydırması beklenebilirdi.

Petrol şirketleri ve teknoloji sektörü savaşa destek verdi

Tam tersine, bu şirketler bunu yapmadılar zira Trump şu ana kadar özellikle de “Müthiş 7’li” olarak adlandırılan bu teknoloji devlerine, ABD tarihinde görülmemiş finansal ve idari destek sağladı. Bu durum da borsaların tavan yapmasıyla sonuçlandı. Şişirilen balonlar onları müthiş ölçüde zenginleştirdi. İşte bu nedenden dolayı, ABD’yi yöneten plütokratların bir kesimi, Trump’ın savaş kararına karşı çıkmadı.

Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ilk yılından bir görüntü hâlâ hafızalarda olmalı. Göreve başlama töreninde sıraya dizilmiş teknoloji milyarderleri yani Silikon Vadisi’nin devleri ve yapay zekâ teknolojisi devriminin sözde öncüleri orada oturuyor ve Trump’ı itaatkâr okul çocukları gibi alkışlıyorlardı. Bir yıl boyunca da onun desteğini alabilmek için, onu alkışlamaktan, ona nezaket ziyaretleri yapmaktan ve övgüler yağdırmaktan vaz geçmediler.

100 yıl önceki “büyük sermaye-faşizm ittifakı” hortluyor mu?

Amerikalı teknoloji milyarderlerinin otoriter-emperyalist siyasetle ittifak kurması, 1930’larda Almanya’daki devlet-sanayi iş birliğini anımsatıyor. O dönemde sanayi elitleri (kömür ve çelik devleri) faşist Hitler’in iradesine boyun eğmişti. Faşizm ve onun savaş makinesi, Almanya’nın ağır sanayisinin Hitler ile iş birliği yapması sayesinde güçlenmişti. Bugün, sanki bir kez daha, petrol ve teknoloji sektörlerindeki büyük sermaye imparatorlukları körü körüne faşizme doğru yelken açıyor gibi bir gidişat söz konusu. (1)

“Roma’yı yakmaya” hazırlanıyorlar

Diğer taraftan, Trump’ın Körfez’den çıkan gemilere (ki yüzde 90’ı Çin’e ve diğer Doğu Asya ülkelerine petrol ve gübre taşıyan gemilerden oluşuyor) abluka uygulama kararı, küresel ekonomiye yönelik kasıtlı bir ekonomik sabotaj eylemidir. Bu eylemi, Trump’ın ve Netanyahu’nun stratejik ve askeri yenilgilerine karşı bir intikam olarak değerlendirmek de mümkün.

ABD ve İsrail şimdi, dışa doğru yayılıp tüm dünyayı saracak küresel bir resesyona (belki de stagflasyona) yol açacak ve yüksek enflasyon, ödeme güçlüğü ve borç krizi, şirket iflasları, kitlesel işsizlik ve önümüzdeki uzun yıllar boyunca ölümlerle sonuçlanacak kemer sıkma uygulamalarıyla neticelenecek olan ekonomik yangını ateşliyor.

Üstelik dünya hâlihazırda ciddi bir küresel krizin içindeyken bunu yapmaktan çekinmiyorlar. Öyle ki fosil yakıtlar; ham petrol, dizel, uçak yakıtı, benzin, sıvılaştırılmış doğal gaz, gübre ve gıdada kıtlık ve fiyatların hızla yükselmesi gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Fosil yakıtlara bağımlılık gerçeği

Oysa bunların hepsi küresel ekonominin üretimini ayakta tutan girdiler ve/veya temel geçim maddeleridir. Örneğin, sadece Afrika, Hindistan ve Latin Amerika’daki düşük ve orta gelirli ülkelerdeki milyonlarca insan değil, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu diğer pek çok ülke yaşamlarını sürdürebilmek için petrole ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden de petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, emekçi halkların geçim kaynaklarına büyük zarar verecek, yaşam maliyetlerini daha da artıracak ve onlara acı çektirecektir.

Ayrıca Körfez ülkelerinde bol miktarda bulunan fosil yakıtlar, MR makinelerine güç sağlayan helyumdan, mahsulü artıran gübreye ve tabii ki araçlara güç sağlayan benzine kadar sayısız ürünün vazgeçilmez bileşenleridir.

Fosil yakıtlar, ayrıca tüm modern teknolojinin yapı taşları olan yarı iletkenlerin üretimi için de hayati öneme sahiptir. Bu yüzden de üretimde bir aksama, sadece tüketici ve ticari elektronik ürünlerinin tedarikini zorlamakla kalmayacak, aynı zamanda şirketlerin veri merkezi inşaatına yüz milyarlarca dolar aktardığı bir dönemde, yapay zekâ bilgi işlem kapasitesinin büyümesini ciddi şekilde aksatacaktır.

Yapay zekâ krizi somutlaşıyor

Dünyadaki yongaların (çip) büyük çoğunluğu Asya’da üretiliyor. Tayvan Yarı İletken Sanayi Şirketi’nin (TSMC) merkezi olan Tayvan, bu alandaki bir dev, belirli üst düzey yongaların tek üreticisi ve Apple, Nvidia ve Qualcomm gibi şirketlerin başlıca tedarikçisi konumunda. Diğer yarı iletken üretim tesisleri Güney Kore’de ve Güneydoğu Asya’nın çeşitli bölgelerinde bulunuyor. Ancak yarı iletkenler Doğu ve Güneydoğu Asya’da üretilse de yoğun ve hassas üretim süreci için gerekli hammaddelerin çoğu Orta Doğu’dan geliyor. Çipler, dışardaki havadan yaklaşık on bin kat daha temiz olan tozsuz temiz odalarda üretiliyor ve bu süreç brom, helyum ve sülfürik asit gibi onlarca kimyasal bileşeni gerektiriyor. (2)

Yani savaş yüzünden yarı iletkenlerin istikrarlı akışında yaşanan mevcut aksaklıklar, ABD ekonomisinin artık asıl sürükleyicisi konumuna gelmiş olan yapay zekâ teknolojisinin ilerletilebilmesini zorlaştırabileceği gibi, yapay zekâ kaynaklı borsa balonunun da beklenenden daha hızlı patlamasıyla ve 2008 krizinden daha derin bir küresel krizin patlak vermesiyle sonuçlanabilir.

Sonuç olarak

Trump önderliğinde ABD emperyalizmi, sadece İran savaşını kaybetmekle kalmadı, aynı zamanda içinden doğduğu kapitalist sistemi de yeni ve büyük bir krize sürüklüyor. Nitekim Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) son raporu (3) çok açıkça olmasa da bu gerçeği kabullenen tespitlerde bulunuyor. Nisan ayında yayımlanan bu raporda;

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın; küresel ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği, enflasyonu körükleyebileceği ve dünya çapında bir resesyon ile enerji krizi riskini artırabileceği uyarısında bulunuluyor. Bu etkilerin boyutu ise çatışmanın süresine ve boyutuna bağlı olacak: “Şokun nihai boyutu, çatışmanın süresi ve ölçeğine – ve çatışmaların sona ermesinin ardından enerji üretimi ve nakliyesinin ne kadar çabuk normale döneceğine” bağlı olacak ve etkilerin bölgeye göre farklılık gösterecek”.

Savaşın sınırlı kalacağı varsayımıyla, küresel büyümenin 2026’da yüzde 3,1, 2027’de ise yüzde 3,2 olacağı tahmin ediliyor. Bu rakamlar son dönemdeki sonuçların altında ve salgın öncesi ortalamaların oldukça gerisinde. Küresel enflasyonun 2026’da yükselip 2027’de yeniden düşüşe geçmesi bekleniyor. Baskılar, gelişmekte olan piyasalar ve azgelişmiş ekonomilerde, özellikle de önceden var olan kırılganlıkları olan emtia ithalatçılarında yoğunlaşıyor. Riskler belirgin bir şekilde aşağı yönlü. Uzun süren bir çatışma, daha derin jeopolitik parçalanma, (yapay zekâ) kaynaklı verimlilik konusunda hayal kırıklığı veya yeniden tırmanan ticaret gerilimleri büyümeyi zayıflatabilir ve piyasaları tedirgin edebilir. Yüksek kamu borcu ve zayıflamış politika tamponları kırılganlığı artırıyor.

Savaşın devam ettiği “olumsuz” bir senaryoda ise ekonomik büyüme yüzde 2,5’e düşebilir ve enflasyon yüzde 5,4’e yükselebilir. IMF’nin “enerji arzındaki aksaklıkların gelecek yıla da uzandığı, enflasyon beklentilerinin belirgin şekilde sarsıldığı ve finansal koşulların keskin bir şekilde sıkılaştığı” olarak tanımladığı “ciddi senaryoda” ise, küresel büyüme bu yıl ve gelecek yıl yüzde 2’ye gerilerken, enflasyon yüzde 6’yı aşacaktır.

Bu, aslında sadece küresel bir resesyon değil, daha ziyade bir stagflasyon (durgunluk ve enflasyonun bir arada görüldüğü bir kriz biçimi) demektir. Nitekim 1973-74 ve 1979-80 petrol şokları sonrasında stagflasyon ortaya çıkmıştı.

Stagflasyon halinde hükümetlerin uygulayabileceği ekonomi politikaları da sınırlı olacak ancak enflasyonu durdurabilmek için faiz oranlarının yükseltilmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu da ekonomilerin daha da küçülmesi, işsizliğin ve yoksulluğun artmasıyla sonuçlanacaktır. İhracata ve ithalata bağımlı ve/veya yüksek borçlu ülkelerde savaşın etkileri ise çok daha ağır olacaktır.

Özetle, kapitalizmin savaşsız hali kadar, savaş içindeki hali de dünya halkları açısından son derece kötüdür.

 

Dip notlar:
  1. https://www.socialeurope.eu/from-hitlers-industrialists-to-trumps-tech-bros-the-case-for-democracy-at-work (13 Nisan 2026).
  2. https://prospect.org/2026/04/13/how-iran-war-threatens-ai-economy-semiconductors-supply-chain-strait-hormuz (13 Nisan 2026).
  3. https://www.imf.org/en/publications/weo/issues/2026/04/14/world-economic-outlook-april-2026 (14 Nisan 2026).

 

Tags: ABD/İsrail-İran SavaşıemperyalizmKrizMustafa DurmuşMüthiş 7’liTekno şirketleryapay zeka
Previous Post

Kaftancıoğlu’na “Beytülmal” sözleri nedeniyle dava

Next Post

Ortadoğu’da tarihi temas: İsrail ve Lübnan 34 yıl sonra aynı masada

Mustafa Durmuş

Mustafa Durmuş

Akademisyen, yazar, ekonomi politikçi Prof. Dr. Mustafa Durmuş, 1956 yılı Kelkit'te doğdu. 1977 yılından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümü’nden mezun oldu. 'Güney Kore'de İhracata Dönük Sanayileşme Modeli' üzerine doktora tezi yazdı (1989). TÜRK-İŞ'e bağlı YOL-İŞ Federasyonu'nda eğitim uzmanı, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde asistan, Birleşik Krallık York Üniversitesi'nde misafir araştırmacı/öğretim üyesi, A. Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi, Gazi Üniversitesi İİBF'de ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü öğretim üyeliği ve özel sektörde üst düzey yöneticilik yaptı. Şu an emeklidir. T24 ve Yeni Yaşam Gazetesi yazarı. Makalelerini yayımladığı 'Alternatif Akademi' adlı bir bloğu ve “Kamu Ekonomisi” (2008), “Kapitalizmin Krizi” (2009), “Kriz Darbe Savaş Kıskacında Türkiye Ekonomisi” (2018), “Büyük Değişim-Popülist Otoriterlik” (2019) ve “Demokratik Katılımcı Ekonomi” (2023) adlı kitapları ve çok sayıda yayımlanmış makalesi bulunmaktadır. Durmuş, “Yaşamın Temel Ekonomisi” (2021), “Dünya Ekonomisini Anlamak” (2021), “Türkiye Üzerine Politik İktisat Yazıları” (2022) ve “Siyasi Ekoloji” (2022) ve “Sosyo Ekolojik Bir Toplum İçin Ne Yapmalı” (2024) adlı editörlü kitapların da yazarları arasında bulunuyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Trump, nükleer silah bahanesiyle savaşı yeniden başlatıyor
Manşet Haberler

Trump, nükleer silah bahanesiyle savaşı yeniden başlatıyor

15/04/2026
Ateşkes başlamadan bitti mi?
Manşet Haberler

Ateşkes başlamadan bitti mi?

11/04/2026
ABD ve İsrail Ortadoğu’daki savaşı neden tırmandırıyor?
Manşet Haberler

ABD ve İsrail Ortadoğu’daki savaşı neden tırmandırıyor?

06/04/2026
OECD’den İran Savaşının Etkileri Konusunda Emekçilere Kötü Haber
Manşet Haberler

OECD’den İran Savaşının Etkileri Konusunda Emekçilere Kötü Haber

30/03/2026
Yapay zekâ: Genel değerlendirme
Ekonomi

Yapay zekâ: Genel değerlendirme

26/03/2026
ABD’de üst düzey bir güvenlik yetkilisinin istifası üzerine bazı çıkarımlar
Manşet Haberler

ABD’de üst düzey bir güvenlik yetkilisinin istifası üzerine bazı çıkarımlar

20/03/2026
Next Post
Ortadoğu’da tarihi temas: İsrail ve Lübnan 34 yıl sonra aynı masada

Ortadoğu’da tarihi temas: İsrail ve Lübnan 34 yıl sonra aynı masada

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

by Salih Zeki Tombak
17/04/2026
0

Siyasi kişiliklerin, kendilerine özgü dilleri, üslupları, kadroları, insan ilişkileri ve iş yapma biçimleri olur. Ama bir devletin, çok uzun süredir,...

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

by Ümit Özdemir
17/04/2026
0

Sefaleti azaltmadan, zenginliği arttıran bir toplumsal sistemin özünde çürümüş bir şey olmalı. Karl Marx Perde akademisyen Zeliha Burtek’in ünlü sokak...

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

by Sonhaber
17/04/2026
0

Donald Trump tarafından duyurulan İsrail ile Lübnan arasındaki 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Bölgedeki çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesin,...

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

by Sonhaber
17/04/2026
0

Uşak’ta bir işçi, tamir için gittiği evde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, bir firmada çalışan 20 yaşındaki...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik