Afganistan`da İktidar boşluğu Global Medyadan

ABD ve müttefiklerinin Afganistan’dan çekilerek yarattığı felaket, Rusya, Çin, Pakistan ve İran’ı memnun etti. Ancak gözlemciler bu aktörlerin iktidar boşluğunu doldurabileceklerinden ve kendilerini yeni birer küresel oyuncu olarak konumlandırabileceklerinden emin değil.

Sorumluluk almadan güç de olmaz
ABD’nin Afganistan’daki yenilgisi Çin, Rusya ve İran’ı ancak kısa süreli memnun eder, diyor Zeit-Online köşe yazarı Matthias Naß:

“Çin bugüne değin Afganistan’da siyasi sorumluluk almadan ekonomik açıdan faal olabilmişti. Bu durum şimdi değişiyor. … Pekin hükümeti Afganistan’a yeniden yapılanma desteği vereceğini ve bu ülkeyi İpek Yolu planlarına daha yoğun olarak katmak istediğini söylerken bu girişimin ne denli tehlikeli olabileceğinin farkında. … Keza Moskova ve Tahran da çok dikkatli. Bir taraftan ABD’nin yenilgisi kabul edilirken diğer taraftan oluşan iktidar boşluğu ürkütüyor. … Batı karşıtlarının coşkusu temkinli. … Amerika’nın yenilgisi onlara istemedikleri ve taşıyamayacakları bir sorumluluk ve külfet yüklüyor.”

Çin yüzyılı’ kesin değil
Tarihçi Timothy Garton Ash, La Repubblica‘daki yazısında, Çin’in gelecekte ne kadar güçlü olacağını sorguluyor:

“Joe Biden bu yıl ‘Amerika geri döndü,’ dedi ve demokratik dünya rahat bir nefes aldı. Ama ABD’nin Afganistan’dan büyük bir kargaşa içinde çekilmesi fiyaskosunun ardından -Kabil ikinci bir Saygon kabul edilebilir- kulağımızda ürkütücü bir fısıltı duyuyoruz: Peki Amerika geri dönmezse ne olacak? … Çin yüzyılı mı başlayacak? Çin’in Asya’nın hakim gücü olacağına kuşku yok. Ama bu hakimiyet mutlak olmayacaktır. Japonya, Hindistan ve Avustralya, hele de Hint-Pasifik bölgesinde varlığını sürdürmeye devam eden ABD, bunu engellemek için ellerinden geleni yapacaktır. … Çin’deyse artan çelişkiler er ya da geç içerde bir krize yol açacaktır.”

ABD liderlik rolünü unutmaz
The Times‘a göre, ABD’nin en önemli küresel oyuncu olduğu fikrinden bu kadar kolay vazgeçilmemeli:

“Dünyanın ABD tarafından yönetilmeye ve küreselleşmeye daha çok ihtiyacı var, daha az değil. Ülkeler iklim değişikliğine tek başlarına çözüm üretemez, bu krize küresel bir cevap verilmesi gerektiği ortada. Aynı şey, uluslararası alanda daha fazla işbirliği gerektiren pandemi için de geçerli. … Amerika sanıldığından daha çok güce sahip. Üstelik sıralamada ikinciliği kabul etmeye psikolojik olarak da hazırlıklı değil. Ülke bir gün gelecek bunu yeniden hatırlayacaktır. Dünyaysa ABD’nin küresel sahnedeki yokluğunun, varlığından daha pahalıya mal olacağını anlayacaktır.”

Pakistan Taliban sempatisini hiç gizlemedi
Eski diplomat Božo Cerar, Portal Plus‘taki yazısında, Kabil’deki yeni güçler dengesinin Pakistan için ne ifade ettiği hakkındaki düşüncelerini paylaşıyor

“ABD’nin çekilmesinden sonra Pakistan, İran ve Çin’in etkisi kuşkusuz artacaktır. Oluşan boşluğu birileri mutlaka dolduracaktır. Epeydir ABD’nin geri çekilmesini isteyen Pakistan Taliban sempatisini ve bu örgüte verdiği desteği hiç gizlemedi. … Afganistan’da gerginliğin tırmanması Pakistan’a daha fazla sığınmacının gitmesi demek. Taliban’ın Kabil’de hükümet binasına iyice yerleşmesi, -nükleer silahlara sahip- Pakistan’daki aşırı güçlere İslamabad’ta iktidarı ele geçirme cesaretini verebilir.”

Taliban bölgesel bir hareketten ibaret
Ukrayna Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Müdürü Ihor Semivolos, NV’deki yazısında, Taliban’ın dünya toplumu için büyük bir uluslararası tehlike oluşturmadığını söylüyor:

“Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesinin bölgeye etkisini anlamaya çalışırken, bölgenin dışında da güçlü bir İslamcı hareket olmadığını anlamak önemli. Kendilerini bütün dünyaya şeriat getirmek ve Ortadoğu’da halifelik kurmak isteyen İslami bir enternasyonel olarak gören bir El Kaide ya da bir IŞİD değil Taliban. … Taliban Afganistan’la sınırlı bölgesel bir hareket. Evet, İslamcı düşüncelerden esinlendikleri ve hala Ortaçağ’da yaşadıkları doğru, ama sonuçta bölgesel bir hareket.”

 

Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x