Antalya’nın tarihi Balbey Mahallesi’nde yer alan ve 2018 yılında çıkan yangında büyük zarar gören AKP Antalya İl Yöneticisi Zihni Kilit’e ait özel mülk, yaklaşık 15 milyon TL kamu kaynağı kullanılarak restore edildi. Konağın restorasyonunda, belediyelerin topladığı emlak vergilerinin yüzde 10’undan oluşturulan “Taşınmaz Kültür Varlıklarını Koruma Fonu”ndan yararlanıldığı ortaya çıktı.
Konak, yangından önce dönemin AKP’li belediye yönetimi tarafından 15 yıllığına kiralanmış, ancak mülkiyet Kilit’te kalmıştı. Restorasyon giderleri ise tamamen kamu bütçesinden karşılandı. Uzmanlar, fonun esasen kamusal mülkiyetteki kültür varlıkları için ayrıldığını, özel mülkiyetteki yapılar için bu tür harcamaların istisnai ve sıkı denetime tabi olduğunu vurguluyor.
Proje Usulsüzlük ve Şeffaflık Tartışmalarıyla Gölgelendi
Evrensel gazetesi yazarı Yusuf Yavuz’un haberine göre, restorasyon sırasında projede yer almayan “hidrolik kireç bazlı enjeksiyon” işlemi gerçekleştirildiği iddia edildi. Uygulamayı yapan yüklenici firma, 108 tonluk enjeksiyon işlemi karşılığında yaklaşık 3 milyon TL’lik ödeme talep etti. Ancak Antalya Valiliği ve İstanbul Teknik Üniversitesi uzmanları tarafından hazırlanan raporlarda, bu işlemin teknik olarak mümkün olmadığı belirtildi. Söz konusu kalem için ödeme yapılmadı.
Öte yandan, restorasyonun başlangıçta 7,3 milyon TL olarak belirlenen bütçesi, iş artışı ve süre uzatımı gibi gerekçelerle neredeyse iki katına çıkarak 14,8 milyon TL’ye ulaştı. Bu maliyet artışı, projenin şeffaflığına dair kuşkuları derinleştirdi.
Fonun Amaç Dışı Kullanımı Tepki Çekti
Taşınmaz Kültür Varlıklarını Koruma Katkı Payı, tarihi ve kültürel öneme sahip yapıların korunması için oluşturulmuştu. Ancak Zihni Kilit’e ait özel mülkün bu fondan faydalandırılması, kamuoyunda tepkiyle karşılandı. Uzmanlar, bu durumun diğer özel mülk sahiplerine emsal teşkil edebileceğini ve kamu kaynaklarının kişisel çıkar için kullanılmasına kapı aralayabileceğini dile getiriyor.
Restorasyon sürecinin hem etik hem de hukuki yönleri tartışılmaya devam ederken, uzmanlar bu tür projelerde şeffaflık, kamu yararı ilkesi ve bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.






