Çekya’dan transmaskülen Natt kendini anlattı

Kaos GL’in ‘Transmaskülenlik dosyası’ kapsamındaki ilk konuğu Çekya’dan Natt akışkan transmaskülen olmayı, sanatını ve Çekya’daki hayatını anlattı.

Çekya’dan Natt: “Transmaskülen oluş benim sanatımı yoğun şekilde etkiliyor” Kaos GL - LGBTİ+ Haber Portalı

Kaos GL benden transmasküleniteyle ilgili bir seri hazırlamamı istediğinde, önce aklımıza transmaskülenliğin tarihi, maskülenliğin yolları, performansı gibi konular gelmişti. Fakat daha sonra ‘sessizlerin sesi olmak’ yerine mikrofonu transmaskülen deneyimli kişilere uzatmamızın daha yerinde olacağına karar verdik.

Kişiye özel deneyimleri tektipleştirerek transmaskülen görünmezliğini yeniden üretmek yerine birey olarak öne çıkarmanın hem genel anlamda ihtiyaç duyduğumuz maskülenlik varyasyonlarını görmemize yardımcı olacağını hem de kendini yalnız hisseden, dertlerinde ve neşesinde izole olan transmaskülen kişilere bir topluluğa ait olduklarını hissettirebileceğimizi umduk.

Çok çeşitli transmaskülen deneyime sahip, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan bireylerin profillerinden oluşan bu serinin katılımcılarına sosyal medya yoluyla ulaştık. Onlara yanıt verilmesi gereken sorular yöneltmek yerine istediklerini istedikleri ölçüde anlatmalarına önayak olacak, esnek yapılı sorulardan oluşan bir rehber sunduk. Katılımcılar diledikleri soruya, diledikleri uzunlukta ve ayrıntıyla yanıt verdiler. Hayatlarının transmaskülen deneyim ve uyum süreci gibi mahrem yönlerini paylaştılar.

Profilleri, Türkiyeli olmayan katılımcıların yanıtlarına çeviriden ve Türkiyelilerinkilere son okumadan başka müdahalede bulunmadan hazırladık.

Dosya kapsamında ilk konuğumuz Natt. Natt, Çekya’dan akışkan transmaskülen birisi. Resim ve çizimle uğraşıyor, “Trans olan veya trans olabileceğini düşündüğünüz birilerini tanıyorsanız, onların nefes almasına izin verin” diyor.

Bize biraz kendinden bahseder misin?

Adım Nathan, genelde bana Natt diye hitap ediliyor. Akışkan transmaskülenim, yani cinsiyetim zaman içinde farklılık gösteriyor ama yine de uyum sürecine girmek ve maskülen cinsiyet özelliklerine sahip olmak istiyorum; daha doğrusu en iyi bu şekilde ifade edebiliyorum. Kendimi çoğu zaman nabinary olarak tanıtıyorum, böylece uzun uzadıya açıklamama gerek kalmıyor. Ayrıca panseksüelim, yani romantik veya cinsel partnerimin cinsiyeti benim için bir önem taşımıyor. Çekya’da doğdum; şu anda partnerim Aska ve sahiplendiğimiz kara kedimiz Nora’yla birlikte burada yaşıyoruz.

Yaşadığın coğrafya hayatını nasıl etkiliyor?

Ülkemle, özellikle de doğduğumdan bu yana anadilimle ilişkim çetrefilli. Liseden mezun olduğumdan bu yana bu ülkeden ayrılmaya çalışıyorum. Bu amaçla Prag’a taşındım, fakat sonra finansal ve sosyal nedenlerden dolayı Sırbistan’da yaşamak zorunda kaldım çünkü gidebilecek başka bir yerim yoktu. Memleket dediğim yerde homofobik ve istismarcı annemle yaşamam gerekecekti, babamsa hala hapisteydi; bu yüzden eve dönmem mümkün değildi.

Sırbistan’da iki yıl kaldıktan sonra babam hapisten çıkıp beni yanına çağırınca Çekya’ya döndüm. Babam annemin bana yaptıklarını öğrenmiş, annem evi terk etmiş. O günden bu yana zihinsel anlamda iyileşmeye odaklanmış durumdayım. Partnerimle tanıştığımızda onun Fransa’da gidecek hiçbir yeri yoktu, bu yüzden onu bizimle yaşamaya davet ettik. Aska’yla birbirimize bu şartlar altında aşık olduk. Şu anda yaşadığımız kasaba bize uygun değil, güvende değiliz. Kalacak yerimiz var ama buranın halkı kuir kişilere, anlamsız geleneklerine uyum sağlayamayanlara ve beyaz olmayan insanlara zarar veriyor.

cekya-dan-natt-transmaskulen-olus-benim-sanatimi-yogun-sekilde-etkiliyor-1

Nasıl işlerle uğraşıyorsun?

Kendimi bildim bileli sanata düşkünüm; profesyonel çizer, konsept sanatçısı gibi işlerde maaşlı çalışma hayalimin peşinden koşuyorum. Babamın yanına taşındığımdan bu yana geçirdiğim iyileşme sürecimde çizim ve resimle bol bol uğraştım.

Biraz daha derin konulara girelim: Kendini keşfetme sürecin nasıl oldu?

Cinsel yönelimimi ve cinsiyet kimliğimi keşfettiğimden beri vücudumu sevemiyorum ve disfori yaşıyorum. Hayatımın önceki dönemlerinde (20li yaşlarımdan önce) bu tür rahatsızlıklar yaşamamamın sebebi bence neyin ne olduğunu bilmemem. Vücudumla dertlerim ve disfori ortaya çıkmadan önce feminen görünmeye hiç istekli değildim. Farklı bir görüntüm olsun isteyebileceğimi düşünüyordum. Giyim kuşam anlamında daha alternatif bir zevkim var, makyaja da ilgi duymaya başladım. Çok kadınsı görünmeyi böyle böyle öğrendim ve sonuçlardan da memnun kaldım.

Ama bir şeyler eksikti. Değişme ihtiyacımı kabullenmem gerekiyordu. 20 yaşıma kadar trans nedir hiç bilmiyordum. Daha doğrusu biraz fikrim vardı; Texaslı bir arkadaşımla maskülenliği deniyorduk. Sonra akışkanlık kavramını öğrendik ve ikimiz de kendimize uygun bir kavram bulduğumuzu anladık. İlerleyen zamanlarda kendimi yeme bozukluklarıyla cebelleşirken, her göğsüme baktığımda ağlarken buldum ve uyum sürecine girme ihtiyacımla böyle yüzleştim. Antidepresan kullanmaya başladım, rahatsızlığım çok azaldı. Tedavi sayesinde içimdeki duygusal sis ortadan kalkınca uyum sürecine girme ihtiyacım iyice netleşti; artık şüphe duymuyorum. Bu keşfim çok taze; daha 25 yaşındayım ve uyum süreci geçirmem gerektiği kararını iki ay önce verdim. Bundan önce üst ameliyatımı olmak istiyordum ama içten içe yeterli olmayacağını da biliyordum.

Transmaskülen olmak hayatına dair seçimlerini hangi yönlerden etkiliyor?

Transmaskülen oluş benim sanatımı yoğun şekilde etkiliyor. Yazılarımdaki kurgusal karakterler kendimde yapmak istediğim değişiklikleri yansıtan birer platform oluyor. Aileme veya internette tanıştıklarım dışındaki insanlara açık değilim; bu yüzden kurgu hangi zamirlerle hitap edilmek istediğimi, ne şekilde cinsiyet performansı sergilemenin hoşuma gideceğini öğrenmemde bir alan sağladı. FTM olmak, anadilimdeki gibi her şeye cinsiyet atayan dil dışında bir yapıya ihtiyacımı tamamıyla açıklıyor. İngilizce bilmesem trans olduğumu öğrenemezdim çünkü Çekçede bu ve benzeri konudaki kaynaklar çok kısıtlı.

Ciddi zihinsel sağlık problemlerim (depresyon ve c-ptsd) olduğundan iş yaşantımda bir düzen tutturamadım, bu yüzden işsizim. Dürüst olmam gerekirse, hormon terapisine başlamadığım için Çekya’daki işverenlerden korkuyorum. Bu konudaki bir diğer engelse nüfus kayıtlarındaki cinsiyetimin ‘erkek’ şeklinde değiştirilebilmesi için hormon terapisi, üst ameliyatı ve histerektomi olmam gerekmesi… Hem zaman alacak hem de insanların bana nasıl tepkiler vereceğini tahmin edebiliyorum. Hem açık olmadığım için, hem de açılacak cesareti toplayamadığımdan insanların durumu bilmemesinden dolayı bana cinsiyet atamasına katlanamadığım için memleketimde sosyalleşemiyorum.

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x