Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimleri, adayların hiçbiri ilk oylamada mutlak çoğunluğu sağlayamadığı için 28 Mayıs tarihinde yapılacak olan ikinci tura kaldı. İlk turda görevdeki cumhurbaşkanı Erdoğan (yüzde 49,5) net bir şekilde muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nun (yüzde 44,9) önündeydi. Yüzde 5,2 oy alan aşırı milliyetçi aday Oğan, ikinci turda Erdoğan’ı destekleyeceğini açıkladı. Avrupa basını, iktidar değişikliği ihtimalinin azaldığını düşünüyor.
Batı karşıtı söylem diyasporaya sesleniyor
Gazeteci Aylin Bilic, NRC’deki köşesinde Erdoğan’ın diaspora Türklerinden aldığı yüksek oyu Batı karşıtı söylemine de borçlu olduğu eleştirisinde bulunuyor:
“Ne zaman bir Türk televizyonunu açsam, Batı’daki sözümona İslamofobiden ve Türklerin buradaki camilere gitmelerine izin verilmediğinden bahsediliyor. … Erdoğan, farklı grupların bir arada yaşamasına olanak tanıyan seküler (liberal) değerleri, ‘İslamofobiklerin’ uydurduğu ‘Batılı’ değerler olarak tasvir ediyor. Erdoğan’ın bu vaazları, Hollanda’da yaşayan pek çok Türk’ün Batı karşıtı tutumunu pekiştiriyor. … Müslümanların Batı Avrupa’da baskı altında olduğu sözlerini sonra onlar da yinelemeye başlıyor.”
Kapılar diyaloğa açık tutulsun
Türkiye’nin eski AB Büyükelçisi Marc Pierini, Le Monde’da müstakbel cumhurbaşkanıyla Türkiye’nin Doğu ve Batı arasında üstleneceği rolün de müzakere edilmesi gerekeceğini söylüyor:
“Avrupalı liderler, Türkiye’nin değiştiğinin ve halkının önemli bir kesiminin ne Avrupa ülkelerine ne de ABD’ye yakınlık duyduğunun farkındalar. … Ayrıca, Rusya’nın Ankara üzerindeki etkisinin güçlü olduğunu ve ülkenin güney, doğu ve kuzey sınırlarında sıkıntılı koşullarla karşı karşıya kalmayı sürdürdüğünü de biliyorlar. AB yine de mevcut siyasi bağlamda, demokratik ilke ve değerlerinden taviz vermeyecektir. Bu çerçeve dahilinde, Türkiye’nin müstakbel cumhurbaşkanıyla gerçek bir diyaloğa açık kapı bırakacaktır.”
Panik içerisinde umutsuzca verilen tepkiler
Jutarnji list, Oğan’ın Erdoğan’ı destekleyeceğini açıklamasının ikinci turun sonucunu neredeyse kesinleştirdiğini söylüyor:
“Erdoğan ilk turda rakibinden 2,5 milyon fazla oy aldı, bu da Kılıçdaroğlu’nun ‘modern padişahı’ yenmek için pazar günü Oğan’ı destekleyen seçmenin tamamına ihtiyacı olacağı anlamına geliyor. Kılıçdaroğlu’nun giderek artan yenilgi olasılığına ilişkin paniğinin boyutu, Erdoğan’dan bıkmış sağcı seçmene ulaşmak umuduyla göçmenlere yönelik başvurduğu radikalleşen sert söyleminde görülebiliyor. Sakinliği ve dinginliği ile tanınan ‘Türk Gandhi’ şimdi de yurttaşları kaçak göçmenlerle korkutmaya çalışıyor.”
Becerileriyle üstesinden geliyor
Le Quotidien, Erdoğan’ı sürekli dört ayak üzerine düşen bir kediye benzetiyor:
“Erdoğan, 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci tur seçimlere vicdanı hayli rahat, toparlanıp ayağa kalkma becerisine de sarsılmaz bir inançla gidiyor. Bir kedi gibi kabarttı tüylerini ve kamburunu çıkardı. … Korku ve titremeler yatışana, kuruyan gözler tekrar başka yöne bakana ve günlük hayatın akışına geri dönene kadar. Siyasetle yatıp kalkan bu politikacı hayli kötü durumdaydı. Yine de tehlikeli durumlardan kurtulma becerisinden hiçbir şey kaybetmedi.”






