Çarşamba, Nisan 22, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Ekonomi

Halının altında borç dağı

Mustafa Sönmez by Mustafa Sönmez
27/12/2020
in Ekonomi, Manşet Haberler, Manşet Yazarlar
A A
0
Halının altında borç dağı
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Kredi genişlemesinin öteki yüzünde alınan kredilerin geri dönüşlerinde hızlı bir gerileme ve batık kredi oranında ürkütücü bir artış eğilimi var.

Türkiye’de son üç yılda, özellikle pandemi ile birlikte daralan, küçülen ekonomide çok sert düşüşler yaşanmaması için başvurulan genişlemeci para politikaları, hem bireylerin hem de firmaların olağandışı borçlanmalarına yol açtı.

Faizlerin eninde sonunda yükseltileceğine ve geri ödemelerin zorlaşacağına aldırmadan, herkes düşürülen faizlerle erişimi kolaylaştırılan krediye adeta hücum etti. Öyle ki sadece son bir yılda kredi hacminde yüzde 40 artış yaşandı.

Bu kredi bolluğuna öncülüğü, AKP iktidarının kontrolündeki kamu bankaları yaptı. Özel bankaların da geri durmaması için zaman zaman tehditkâr yollarla onlar da kredi saçmaya zorlandı. Ne var ki suyun üstünde kalmak için kullanılan bu yöntem, kısa sürede flaş bir canlanma yaratsa da yan etki olarak yüksek enflasyon, ithalat patlaması ve devamında cari açık sorunu yaratınca, bunların kümülatif sonuçları da döviz fiyatını sert biçimde artırınca, terk edildi. Faizler yeniden yükseltildi ve herkes borçlarını yüklenmiş olarak evinin yolunu tuttu. Şimdi mesele, bu kat kat artmış borçların nasıl geri ödeneceği, halının altına süpürülmüş bu borç sorunu ile nasıl baş edileceği ile ilgili.

Bütün dünyada pandeminin daraltıcı etkisine karşı genişlemeci para politikaları uygulanırken genişletilmiş maliye politikaları, devletin nakdi yardımları da buna eşlik etti. Ancak Türkiye’de AKP rejimi devlet yardımlarını en azda tutarak krediye erişimi kolaylaştırma yolunu seçti. Pandemi sürecinde “sosyal kalkan” adı altında merkezi bütçeden ancak 8 milyar TL, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan ise 36 milyar TL dolayında destek sağlandı. Bu tutar, ülke Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH) yüzde 1’i bile değil.

Nakdi yardımlar çok yetersiz kalırken pandemiye karşı alınan en büyük ekonomik önlem, ucuz ve bol kredi arzı oldu. Yüksek kredi artışı ile hem şirketlerin zor dönemi atlatabilmesi, borçlarını uygun koşullarda çevirebilmeleri, hem de tüketicinin bu zor zamanda kolayca borçlanması amaçlandı. Bu yolla küçülme sınırlandırılabilecekti.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilen 2018 ortasında yaşanan döviz türbülansını yatıştırmak üzere yükseltilen TL faizleri, uzun süre krediye talebi daraltmıştı. Ancak, özellikle 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde önemli oy kayıplarına uğrayan iktidar, ekonomik küçülmeden kaynaklanan sızlanmaların da etkisiyle, önemli riskler içermesine aldırmadan, faizleri düşürme, kredi hacmini genişletme yoluna gitti. 2019’un son çeyreği ile 2020’nin ilk iki ayında, faizler aşağı indirilip kredi hacmi genişletilmeye başlandı ve bununla ekonomide göreli bir toparlanma yaşandı da. Ancak mart ayında COVID-19 Türkiye’de boy göstermeye başlayınca, ekonomik faaliyet sert bir biçimde daraldı ve ekonomi ikinci çeyrekte yüzde 10’a yakın küçüldü, geniş tanımlı işsizlik yüzde 40’a kadar çıktı. Erdoğan iktidarı, haziran ayında pandemi henüz kontrol altında değilken ekonomiyi açma yoluna gitti ve bunun aracı olarak da kredi faizlerini daha da düşürüp krediye erişimi iyice kolaylaştırdı.

Başta konut kredisi olmak üzere, bireysel kredilere ve firmaların kullandığı ticari kredilere erişim özendirildi. Öyle ki 2019 biterken 2,6 trilyon TL olan kredi hacmi, 2020 sonuna gelindiğinde yaklaşık 3,7 trilyon TL’ye çıktı ve yüzde 40 artış gösterdi. Bu sürede tüketici fiyatlarının yüzde 12 arttığı anımsandığında reel anlamda kredi hacminde çok büyük bir artış olduğu söylenebilir.

Artan 1 trilyon liranın üstündeki kredi, son bir yılın cari fiyatlarıyla 4,7 trilyon liralık GSYH’nın yüzde 21’i demek. Başka bir ifade ile ekonomiye GSYH’nın beşte birinden fazla para enjekte edildiği söylenebilir. Pandemi ile birlikte ikinci çeyrekte GSYH’nın daralmasının yüzde 10’da kalması ve üçüncü çeyrekte yüzde 7’ye yakın büyümesinde, yılın da pek küçülmeden tamamlanacak olmasında bu anormal kredi enjeksiyonu en önemli etken.

Sektörel olarak bakıldığında miktarsal artışta ilk sıra tüketici kredileri ya da “bireysel” kredilerde. Tüketici kredileri 12 ayda yüzde 46 arttı ve bu sürede 260 milyar TL (yaklaşık 37 milyar USD) daha kredi kullanıldı. Hem konut, otomobil almak hem de gündelik geçim ihtiyaçlarını karşılamak üzere tüketiciler yoğun bireysel kredi kullandılar. Tüketicinin artan talebi, özellikle üçüncü çeyrekte GSYH’da yüzde 7’ye yakın bir sıçramayı da getirdi.

Tüketici kredilerindeki artışın benzeri, imalat sanayiinin alt dallarının kullandığı kredide görüldü. İmalat sanayiindeki firmalar Ekim 2019-2020 döneminde 254 milyar TL daha kredi kullanarak toplam kredi stoklarını 792 milyar TL’ye çıkardılar. Bu da toplam krediler içinde yüzde 22’ye yakın bir pay demek.

Tüketici ve imalat sanayiinden sonra kredi kullanmada üçüncü sırayı ticaret sektörü aldı ve bunu, büyük bir durgunluk yaşayan inşaat sektörü takip etti.

Kredi genişlemesi madalyonunun öteki yüzünde, batık ya da takibe düşen krediler var. Alınan kredinin geri dönüşlerinde hızlı bir gerileme ve batık kredi oranında ürkütücü bir artış eğilimi var.

Zamanında ödenmediği için takibe alınan krediler, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine göre ekim sonunda 166 milyar TL’ye yaklaştı. Tahsili gecikmiş alacaklar 2019 yılı sonunda toplam kredilerin yüzde 5,7’si iken 2020 ekim ayında tahsili gecikmiş alacakların toplam kredilere oranı yüzde 4,5’e geriledi. Batık kredi oranı, ortalamada yüzde 4,5 görünse de bazı sektörlerde daha yüksek. Örneğin inşaat sektöründe bu oran yüzde 10’a yaklaşıyor.

Ancak batık kredi oranındaki bu gerilemenin altında bankaların donuk alacaklarına ilişkin 90 gün olan asgari gecikme süresinin, salgına karşı alınan önlemler kapsamında 180 güne çıkarılmış olması, taksit öteleme ve yeniden yapılandırma uygulamaları yatıyor. Tanınan bu tolerans, takibe düşmesi muhtemel kredileri henüz batık göstermiyor. 2021’de aynı toleransın sürdürülüp sürdürülmeyeceği bilinmiyor ama sonuçta yapılan, halının altına süpürülen çöpün biraz daha artmasından başka bir şey değil.

Geniş kredi politikası kasım ayı başında Merkez Bankası Başkanlığı ve Hazine Bakanlığı’nda yapılan kadro değişikliği ile terk edilmeye başlandı. Çünkü yarattığı yüksek enflasyon, yüksek cari açık, onların tetiklediği döviz fiyatı artışları birçok dengeyi altüst etmeye yetiyor.

Kredide fren sonrası, geriye iki yol kalıyor. Biri şirketlere, işsizlere ve geliri düşük hane halkına maliye önlemleri ile el uzatmak, yani devlet yardımlarının kayda değer biçimde artırılması. Ancak bunun için devletin finansmanı yetersiz. Bütçe açıkları da hızla artıyor. Diğer yol da şirketlerin artık kendi başlarının çaresine bakması. Büyük balığın küçüğe yem olması, gönüllü birleşmelerle ayakta kalmak, böyle zamanlarda yaşanan bazı senaryolar.

Özet olarak, reel sektör için oldukça sancılı bir süreç başlıyor. Bu süreçte devlet, ekonomik aktörler, özellikle şirketler için yol gösterici olabilirse kırılıp dökülme azalabilir, viraj daha az hasarla dönülebilir. Aksi halde sert yaprak dökümleri olur.

Mustafa Sönmez

Al-Monitor

Tags: Ekonomimustafa sönmeztürkiye
Previous Post

Tiefsttemperaturen Minus 30 Grad im Toggenburg

Next Post

Pompeii’de 2 bin yıllık fast-food dükkanı gün yüzüne çıkarıldı

Mustafa Sönmez

Mustafa Sönmez

ODTÜ İdari İlimler Fakültesi 1978 mezunudur. Politik, düşünsel eylemliliği 1980 öncesi ODTÜ’de ve kısa adı TİB olan Tüm İktisatçılar Birliği’ndeki faaliyetleriyle başladı, DİSK Petkim-İş, Yeraltı Maden İş, Demokrat gazetelerinde sürdü.1980 sonrasında araştırmacı –uzman olarak çeşitli kurumlarda çalıştıktan sonra 1983 yılında Nokta dergisinde ekonomi editörü olarak medya sektöründe yer aldı. Uzun bir süre bağımsız çalıştı, kitaplar üretti.2009-Mart 2013 döneminde Cumhuriyet, Nisan 2013-Şubat 2014’te Yurt , 12 mayıs-1 Eylül 2014 arasında Sözcü gazetesinde; Nisan 2015-Eylül 2015 döneminde BirGün gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Mayıs 2013-2016 arası Hürriyet Daily News‘de de haftada 1 gün ekonomi yorumları yazdı. Merkezi Washington’da olan Al-Monitor haber sitesine haftalık yazı katkısı ise Ekim 2016’da başladı. Ekim 2017-Nisan 2019 arası Artı TV’de her hafta Salı günleri Ekonomi Politik isimli programı yaptı.Eylül 2019’dan itibaren de Halk TV’de söz konusu programı sürdürdü.Çeşitli TV kanallarında ve radyolarda yorumculuk faaliyetinin yanında araştırma üretimini ve kitap yayınlarını sürdürmektedir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası danışmanıdır ve Oda için sanayi araştırmaları yapmaktadır.Gazeteci-yazarlık uğraşına paralel olarak ilki 1977 yılında yayınlanmak üzere Türkiye ekonomisi üstüne 30 dolayında kitap yayımladı.

Yazarın Diğer Yazıları

Hatay’a düşen mühimmat tartışma yarattı: İran Türkiye’yi hedef almadığını açıkladı
Manşet Haberler

Hatay’a düşen mühimmat tartışma yarattı: İran Türkiye’yi hedef almadığını açıkladı

05/03/2026
Cevdet Yılmaz’dan Ortadoğu gerilimi açıklaması: “Ekonomimiz dirençli, tedbirler alındı”
Ekonomi

Cevdet Yılmaz’dan Ortadoğu gerilimi açıklaması: “Ekonomimiz dirençli, tedbirler alındı”

02/03/2026
Birleşmiş Milletler Rojava için çağrıda bulundu
Dünya

Birleşmiş Milletler Rojava için çağrıda bulundu

13/02/2025
Suriye, Türkiye’den ithalat vergisini yüzde 500 artırdı
Ekonomi

Suriye, Türkiye’den ithalat vergisini yüzde 500 artırdı

16/01/2025
Beyaz Saray’dan Rojava mesajı: “Türkiye’nin kuzeydeki durumu istikrarsızlaştıracak bir adım atmasını istemiyoruz.”
Dünya

Beyaz Saray’dan Rojava mesajı: “Türkiye’nin kuzeydeki durumu istikrarsızlaştıracak bir adım atmasını istemiyoruz.”

11/01/2025
HTŞ’nin rejim devriminde Türkiye’nin rolü üzerine yabancı basına yansıyanlar
Dünya

HTŞ’nin rejim devriminde Türkiye’nin rolü üzerine yabancı basına yansıyanlar

21/12/2024
Next Post
Pompeii’de 2 bin yıllık fast-food dükkanı gün yüzüne çıkarıldı

Pompeii'de 2 bin yıllık fast-food dükkanı gün yüzüne çıkarıldı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Travmayı kadınların dilinden anlatan eser raflarda: Ayla Türksoy’dan feminist bir direniş anlatısı

Travmayı kadınların dilinden anlatan eser raflarda: Ayla Türksoy’dan feminist bir direniş anlatısı

by Sonhaber
22/04/2026
0

Ayla Türksoy’un kaleme aldığı Travmayı Kadınca Yeniden Yazmak: Bir Feminist Direniş Biçimi yayımlandı. Eser, travmayı yalnızca psikolojik bir yara olarak...

Tesadüfün böylesi…

Tesadüfün böylesi…

by Korkut Akın
22/04/2026
0

Dinozorların Son Günü (umarım adını yanlış anımsamıyorumdur) Alan Yayınları’ndan çıkan önemli dört ciltlik bir araştırma kitabıydı. Daha başında, Dünya daha...

Trump’tan Hürmüz çıkışı: “İran ekonomik olarak çöktü”

Trump’tan Hürmüz çıkışı: “İran ekonomik olarak çöktü”

by Sonhaber
22/04/2026
0

Donald Trump, İran ekonomisine ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, İran’ın ciddi bir mali kriz...

Başsavcı Uğurlu’dan kritik uyarı: “Suça sürüklenen çocuklarda sistem işlemiyor”

Başsavcı Uğurlu’dan kritik uyarı: “Suça sürüklenen çocuklarda sistem işlemiyor”

by Sonhaber
22/04/2026
0

Hasan Uğurlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu’nda yaptığı sunumda çocuk adalet sistemine ilişkin dikkat...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik