İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik “yolsuzluk” iddialarıyla yürütülen soruşturmayı 237 gün sonra tamamladı.
Hazırlanan 3.900 sayfalık iddianamede, İBB Başkanı ve CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, “örgüt kurmak ve yönetmek, rüşvet, dolandırıcılık, suç gelirlerini aklamak” suçlamalarıyla 143 eylem üzerinden suçlandı.
İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2.430 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, “kamunun 160 milyar lira zarara uğratıldığı” iddia edildi.
Savcı Akın Gürlek, dün düzenlediği toplantıda, “İmamoğlu örgüt yöneticisi olduğu için diğer kişilerin suçlarından da sorumludur” ifadelerini kullandı ve davanın Silivri’de görüleceğini açıkladı.
İddianamedeki Detaylar: “Ahtapotun Kolları” ve 402 Şüpheli
İddianamede, 402 kişi şüpheli sıfatıyla yer aldı; bunlardan 6’sı “örgüt yöneticisi” olarak tanımlandı.
Metinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık kullandığı “ahtapotun kolları” ifadesine de yer verildi.
Savcılığa göre “İmamoğlu, CHP’yi ele geçirmek ve Cumhurbaşkanı adayı olması için fon oluşturmak amacıyla örgüt kurdu.”
Belgelerde, İBB iştiraki Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un 52 eylemle, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın 9 eylemle, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın 6 eylemle suçlandığı kaydedildi.
“Örgütün kasası” olarak nitelendirilen Adem Soytekin ise 16 eylemle suçlanıyor.
İddianamede ayrıca, İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu, Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun ve danışman Necati Özkan gibi isimlerin de yer aldığı 36 kişinin şirketlerine el konulması talep edildi.
Gazetecilere “Örgüte Yardım” Suçlaması
İddianamede, gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Soner Yalçın hakkında “örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları yöneltildi.
Gizli tanık beyanlarına dayandırılan suçlamalarda, gazetecilerin “örgüt PR’ı için haber üretmekle” suçlandığı belirtildi.
Gazeteciler iddiaları reddetti; Yavuz Oğhan “Murat Ongun’dan finansman almadım,” derken, Ruşen Çakır “Bağdatlı’yı tanımıyorum, para alışverişi yoktur,” açıklamasını yaptı.
Bazı medya organlarında CHP’nin kapatılmasına yönelik talep olduğu öne sürüldü.
Savcılık, bu iddiaları yalanlayarak,
“Partinin kapatılmasına yönelik bir talep söz konusu değildir,”
açıklamasını yaptı.
Buna rağmen, iddianamede CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının “suç gelirleriyle” finanse edildiği iddia edilerek müsadere (el koyma) talebinde bulunuldu.
İmamoğlu’ndan İlk Tepki: “Hukuksuz Kumpas”
İBB Başkanı ve CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, iddianameye ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ahmak davası, çirkin davası, yolsuzluk davası, terör davası, casusluk davası… Hepsi hukuksuz kumpaslarla sürdürülen bir saldırının parçaları. İstanbul’un ve Türkiye’nin iradesini yok sayan bu partizan zihniyetle en güçlü şekilde mücadeleye devam edeceğiz. Milletimize emanetiz. Hak yemedik, hakkımızı yedirmeyeceğiz.”
Ahmet Özer Tahliye Edildi
İddianamenin kabulüyle birlikte Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer de tensiple tahliye edildi.
Ancak hakkında adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanacak.
Özer, tahliye sonrası yaptığı açıklamada,
“Yüreğimin yarısı içeride kaldı. Bu özgürlüğün sevincini tam yaşayamıyorum. Hukuka, demokrasiye, hukuk güvenliğine ihtiyacımız var,” dedi.
Ekonomide Sarsıntı: Borsa İstanbul Düştü
İddianamenin açıklanmasının ardından Borsa İstanbul sert düşüş yaşadı.
Endeks, gün içinde %4’e varan değer kaybıyla 10.338 puana geriledi.
Ekonomistler, “siyasi belirsizlik ve yargı sürecinin ekonomiye yansıdığı” yorumunda bulundu.
Eleştirmenler, iddianamenin “hukuki değil, siyasi bir operasyon” olduğunu belirterek, iktidarın muhalefeti sistematik biçimde tasfiye etme stratejisi izlediğini vurguladı.
Siyasi analistlere göre, bu gelişme “rejimin seçimleri biçimsel bir ritüele dönüştürme sürecinin” yeni evresi olarak değerlendiriliyor.







