İsrail savaş uçakları, 2 Mayıs 2025 gecesi Şam’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı çevresi başta olmak üzere, Hama, Lazkiye, Dera ve Kuneytra illerinde birçok noktayı hedef aldı.
İsrail yönetimi, saldırının Dürzi topluluğuna yönelik şiddet olaylarına karşı “uyarı mesajı” taşıdığını öne sürdü.
Başbakan Benjamin Netanyahu, “Suriye’de radikal unsurları destekleyen tüm yapılar hedefimizdir” açıklamasında bulundu.
Suriye hükümeti saldırıyı sert bir dille kınadı. Yapılan açıklamada saldırının “devlet kurumlarına ve egemenliğe yönelik ciddi bir tırmanış” olduğu vurgulandı. Uluslararası toplum ve Arap ülkeleri, İsrail’e karşı tutum almaya çağrıldı.
Suriye devlet medyası, saldırıların büyük maddi hasara yol açtığını ancak resmi can kaybı bilgisi olmadığını açıkladı. Öte yandan 12 kişinin hayatını kaybettiği yönünde iddialar yerel kaynaklarda dile getirildi.
İsrail ordusu (IDF) ise yaptığı açıklamada, Suriye’deki askeri bölgelerin, uçaksavar sistemlerinin ve füze altyapılarının hedef alındığını doğruladı.
Tel Aviv’den yeni saldırılara onay
İsrail’in ulusal yayın kuruluşuna göre, hükümet yeni hedeflerin vurulması için onay verdi. Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz, Suriye yönetimine ait yeni askeri tesislerin hedef listesine alındığını duyurdu.
Türk ve İsrail Jetleri Tehlikeli Şekilde Yakınlaştı
Saldırı sırasında Türk ve İsrail savaş uçaklarının Suriye hava sahasında çok yakın mesafede uçtuğu bildirildi. Diplomatik kaynaklara göre bu durum kısa süreli bir alarm durumuna yol açtı, ancak doğrudan çatışma yaşanmadı.
Bu gerilim, tarafların Nisan 2025’te Bakü’de gerçekleştirdiği “çatışmasızlık hattı” görüşmelerinin sahada etkili şekilde uygulanamadığını ortaya koydu.
İsrail’in yeni Suriye yönetimini hedef alması Ankara’da rahatsızlıkla karşılandı. Türkiye’nin, Suriye’de geçici yönetimle işbirliğini artırdığı ve askeri varlığını tahkim ettiği bilinirken, İsrail’in bu varlığı bir tehdit olarak değerlendirdiği yönündeki yorumlar dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre iki ülkenin dolaylı bir çatışma ortamına sürüklenme ihtimali, önümüzdeki süreçte bölgesel dengeler üzerinde daha büyük etkiler yaratabilir.












