CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın polis ablukasına alınması ve İstanbul Valiliği’nin 7–10 Eylül tarihleri arasında altı ilçede her türlü toplantı ve gösteri etkinliğini yasaklamasının ardından İstanbul Barosu yazılı bir açıklama yayımladı.
Baro açıklamasında, “Valiliğin aldığı yasaklama kararı; Anayasa’nın güvence altına aldığı örgütlenme özgürlüğü, seyahat özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı ile ifade özgürlüğünün açık ihlalidir” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, siyasi partilerin demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları olduğuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Yurttaşların üyesi oldukları bir siyasi partinin il binasına gidebilmeleri demokratik katılımın doğal bir parçasıdır. Bu hakkın sınırlandırılması, anayasal hakların kullanımını ve demokratik hukuk devleti ilkelerini açıkça ihlal etmektedir.”
“Üyelerini ve yurttaşları parti binasına çağırmak suç değildir. Aksi yöndeki emir kanunsuzdur ve siyasal faaliyetlerin engellenmesi niteliğindedir.”
“Anayasa’nın açık hükmü uyarınca kamu makamlarının, temel hak ve özgürlükleri sınırlandırırken ölçülü ve demokratik toplum düzenine uygun hareket etmesi zorunludur.”
Baro, süreç boyunca yurttaşların anayasal hak ve özgürlüklerini kullanabilmesinin takipçisi olacaklarını, hukukun üstünlüğü ilkesinden yana tavırlarını sürdüreceklerini de kamuoyuna duyurdu.












