Kanun Hükmünde Yalnızlıklar – 1

HomeSanat

Kanun Hükmünde Yalnızlıklar – 1

                                                                     Hinek  êvaran jî ronîya çavê min.  

                                                                     bazı akşamlar gözümün aydınlığı.

 

Sanki benimle konuşuyor şu kıyıdan kendini bana vuran taş; çarpıp çarpıp bana konuşan…

Bu da gelir, bu da geçmez diyen bir umutsuzluk, bir gurbetin ağzı, bir sınır ihlali, bir iç ihtilâl, neşesinden solmuş bir adam, gülmeyi ve gelmeyi unutan bir çocuk…

Ağlama diyor. Ağlama, artık biz bir geri dönülmezlikteyiz, çaresi yok, geldiğimiz bu kıyı bu karaya sevdirecek bizi, sevdirecek de, ya biz, bu karayı ne kadar seveceğiz acaba!

Kışın sonu bahar diyorlar, inanmıyoruz!

Dünyayı yakıyoruz, dünyayı senin ellerinle yakıyoruz; yoksulluğun mürekkebi dağılmıyor, kederin hizasında bir göç türküsü ağarıyor, ellerimiz başımızın üstünde, teslim olun diyen bir ses, içimizde o bir sınır sesi…

 

Doğudan doğup batıya büyüyoruz, aynı rüyanın içinde uyanıp kendimizden ateş olup dünyayı yakıyoruz sanki. Burada bir rüya oluyor babamın gözleri Kayseri’de bir külü uğurluyor.

Anne diyor oğlun, anne karnındaki bu sancıyı kes artık, doğur beni, benim olan bu rüyaya doğur!

Sonra bir sancı, sancı sancıyı itiyor sanki dünyaya, sen beni doğuruyorsun anne.

Bak anne, bu limanda hiç gemi yok.

Taşlar, tanımadığım bazı insanlar. Su. Suyun ağzından çıkan sesler. Oynaşan iki sevgili. Bir kedi. Yalnız bir adam. Bu yekûn çok ağır anne, bak Allah ve balık birlikte büyüyor…

Gemisiz limanlardan yayılan korona ve kendiliğinden büyüyen yalnız insanların KHK’sı…

Yüzümüze bir fıskiye tutuyorlar, suyun değil karanlığın fıskiyesini tutuyorlar…

 

Güneş’i hepimizden almışlar anne…

Sivas’ta bir göğü soyuyoruz sanki, yukarıdan aşağı utanmaz ahlaksız bu dünyayı sağıyoruz.

Bu yalnızlık, kanun hükmünde!

Bu yalnızlık, devlet hükmünde!

Bu yalnızlık, kentle kış arasında kalmış bir yolun kapanması hükmünde!

Hükümle hâkim arasında kalmış bir cürüm gibidir bazı kara parçaları; Kayseri kadar eskidir, Sivas kadar kurşunlanmıştır…

Şimdi orada dünyanın en uzun ırmağı akıyor, dünyanın en uzun ırmağı dünyaya akıyor. Bütün ırmakların içinde tanrı ve balık birlikte yaşıyor diyorlar, tanrı da, balık da, adalet de altında suyun.

Meriç’te bir kayıkçı anlatmıştı, sonra bir intihar köprüsünde duran eski bir hatıradan dinlemiştim, kayık suyunu boşaltan kuru ot toplayısı eski bir Basel hatırasından dinlemiştim.

Ahşap bir köprüden aşağı doğru hayatı konuşurken, bir devrim rüyası gibiydi suyun sesi, çocuğun sesi, karın yağışı…

Ben hep ellerimde bir gizli mendil taşırım demişti yoldaşım, bir mendil niye taşınır ki! Basel’de, biz hep bir köprüden aşağı doğru konuştuk. Sonra Malatya’dan eski bir sözü hatırladık, eski bir sözün köprüden düşüşünü, bir hüznün orada kar altında bekleyişini hatırladım…

Hatırlamak başkadır; hatırlamak, yasa ile vicdan arasındaki o kayıkçının uzaklardan kalan ölümündeki eski bir türküdür; türkü Kayseri’de söylenir, Basel’de gözlerin yol olur dökülür kanun hükmünde…

Bazı türküler kanun hükmündedir, gitmekle kalmak arasındadır, bir kayıkçının ölümü gibi.

Mazlum Çetinkaya

 

 

 

 

MAZLUM  ÇETİNKAYA
1969  Malatya,  Yeşilyurt  doğumlu.

Burdur  Eğitim Yüksekokulunda  ve  Selçuk  Üniversitesi  Eğitim  Fakültesinde  öğrenim  gördü.

Dört yıl boyunca (2007 ile 2011) Hâr Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi editörlüğünü yaptı.

1990’larda Newroz Gazetesi’nde Serkan İnan adıyla taşlama yazıları yazdı.

Günlük Gazetesi’nde Mezopotamya’da kültür sanat sayfasında, kitap tanıtımları yaptı. Ötekilerin Gündemi’nde bir dönem deneme yazıları ile yer aldı. Ayrıca birçok edebiyat dergisinde şiir ve yazıları yayımlandı. Yayımlanmış beş şiir kitabı: “Zevebân”, “Taşta Uyuyan Zaman”,  “Hecesini Onaran Çocuk” “Repesa”, “Dağ Suskunluğu” ve çocuklar için yazdığım altı hikâye kitabı var.

İstanbul 2 Nolu Eğitim-Sen üyesiyim, 23 yıllık öğretmen olan Mazlum Cetinkaya  675 sayılı KHK ile ihraç edildi.

Son zamanlarda Artı Gerçek Kültür Sanat ve Forum sayfalarına yazılar yazmakta.

Gaziantep yurthaberleri.net gazetesine haberler ve  köşe yazıları yazmakta.

 

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments