Sedat Peker, gün içinde attığı tweetinde “süslü süleyman, saat akşam altıda sana bir hediyem var. Dediğim gibi, etlerini parça parça koparacağım (mecazi anlamda)” ifadelerini kullanmıştı.
Peker, merakla beklenen “hediyesi”ni yayınladı. Peker, Süleyman Soylu’nun Habertürk canlı yayınında “tanırım, arkadaşım” dediği Reşat Hacıfazlıoğlu’yla telefon görüşmesini yayınladı. Peker, “Bir gram namusun varsa o koltukta oturma” dedi.
“HTS KAYITLARINI YAYINLA”
Peker, “Reşat Hacıfazlıoğlu senle cenazede görüştükten sonra hemen beni arayıp yurtdışına kaç demiş mi? Hts kayıtlarını yayınlayın Süslü Süleyman. Süslü Sülü, bir gram şerefin varsa Reşat Hacıfazlıoğlu’yla senin, babanın, koruma müdürünün ve yakın akrabalarının hepsinin hts kayıtlarını yayınla.” ifadelerini kullandı.
Peker ile Reşat Hacıhafızlıoğlu arasındaki diyolog şöyle:
Sedat Peker: Şu ana kadar iyiydim de ya bizimki ne yapıyor.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Şaşırdım ben de valla. Ben de anlamadım ki. Burada çok sıkıştırdılar onu. Senin video…
Sedat Peker: anladım, abi anladım sıkıştırdılar, ilk gün açıklama yaptı suç örgütü lideri diye, şey de yaptı. Bizim bir arkadaşımız dedi ya üstüne geliyorlar kusura bakma bir iki şey söyleyecek. Ya ama o pislik oldu mu abi ya?
Reşat Hacıfazlıoğlu: onu ağzından kaçırdı sanıyorum.
Sedat Peker: Abi tweet yazmış, söz değil.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Onu ağzından kaçırdı reis, ben onu bugün hatta Ahmet abimle beraber konuştuk
Sedat Peker: Ahmet kim?
Reşat Hacıfazlıoğlu: Ahmet abi onun yardımcısı, beraber onunla. Diyor ki onun olmaması mümkün değil, ona bir şey yapmazlar ama ağzından mı kaçırdı nasıl yaptıysa bilmiyorum. Bayrama gelecek dedim konuşalım.
Sedat Peker: Bakan Yardımcısı mı Ahmet bey abi?
Reşat Hacıfazlıoğlu: Yok yok onunla beraber, başka yardımcı o. Şimdi emekli oldu, onunla beraber. Onun işlerini hep yapıyor.
Sedat Peker: Abi Ankara’ya git sen bu işi toparla. Biz bu adama güveniyoruz. Bu adamın yüzünden bu kadar şey yaptık. Ona yarıyordu, bütün onun düşmanlarını diskalifiye ettik abi.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Evet, bunlar burada çok şey üzerine geldiler. Ama sanıyorum
Sedat Peker: Abi pislik olur mu ama bizim kız çocuklarımız var, okula gidiyor abi bu çocuklar. Arkadaşları pisliğin oğlu diyecekler, tamam suç örgütü filan anladık da abi o…
Reşat Hacıfazlıoğlu: Onu ben konuşacağım onunla da orda onu ben nasıl öyle bir şey söyledi ben de ona şaşırdım. Onun böyle bir…
Sedat Peker: Babasıyla, Hasan abiyle konuşsana abi ne diyor.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Hasan abi hasta, Hasan abi yürüyemiyor ya. Rahatsız Hasan abi ya. Yarın öbür gün o gelir buraya zaten, görüşeceğim onunla.
Sedat Peker: Süleyman beyi, ya da sen Ankara’ya git, ne zaman gelecek?
Reşat Hacıfazlıoğlu: Ankara’da değil ki o. Şeydeydi, yarın gelir tahmin ediyorum. Ya yarın ya öbür gün gelir. Amcası da komada, babası da rahatsız.
Sedat Peker: Abi bizim berat beyle olan şeyimiz onun için biliyorsun da.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Biliyorum biliyorum abi, bilmez miyim zaten. Burada da çok üzerine geldiler. Bunun öyle bir şey yazmasından ben de hayret ettim yani. Bu kadar kendini taşıyan bir adam nasıl öyle bir kelime kullandı, şaşırdım ben de ya. Hatta bugün ben fazla şey yapmak istedim. Bugün Ahmet bey bekle bayramda gelecek konuşuruz dedi, tamam dedim. Anlattım ben de sitemini onlara yaptım ama ne yapabiliriz bilmiyorum ki. O nasıl öyle bir şeye, boşluğa düştü.
Sedat Peker: Eniştesi var ya onu bi aradım. Onunla konuşacaktım, Varis babaya dedim, ya şunu bi bul dedim, bizim o…
‘ŞARKICI YAPTIĞIM OĞLANLA GÖRÜŞ’
Reşat Hacıfazlıoğlu Şeyle, eniştesiyle mi?
Sedat Peker: He he o çocuğu şarkıcı oğlan vardı ya ben yardımcı olmuştum. Ona diyecektim sen bi git konuş ya bu nedir, bu niye böyle yapıyor diye.
Reşat Hacıfazlıoğlu Haa şeyy, üfff ben de şaşırdım ya.
Sedat Peker: Abi bu adamın gençliğinden beri bizim emeğimiz var, bizi nasıl böyle…
Reşat Hacıfazlıoğlu Bi de sen bu Ağar’a karşı zaten şey yaptın, biz altı ay nöbet tuttuk orda ya, ilde ya. Ağar’a … (anlaşılmıyor) Böyle bir şey nasıl yaptı ben ona hayret ettim. Sen Varis’e dedin mi böyle böyle…
Sedat Peker: Ben dedim, onu bi söyle. O da şey yapmış, ya Süleyman bey şey demiş, kimseyle konuşma demiş. O da korkudan herhalde yalan söyledi.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Hımm, olabilir.
Sedat Peker: E ona da o kadar iyiliğimiz var.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Biliyorum ya bunu böyle bir şey nasıl der. Babasından zaten şey yapmaz. Babası zaten böyle bir şeye de müsaade etmez zaten. Onun babası seni sever Allah için yani.
Sedat Peker: Ya Hasan abiyle biz, senin orda 29 sene mi oldu kaç sene, 91, ilçe başkanıydı babası o zaman. 30 sene oldu neredeyse, 29.
‘BABASININ AYRI BİR SEVGİSİ VARDIR’
Reşat Hacıfazlıoğlu: Biliyorum, onun da ayrı bir sevgisi var sana, Hasan abinin. Ama bu nasıl böyle bir hata yaptığını da ben anlamış değilim. Ben şey düşünüyorum, ya yukarıdakinin bastırmasıyla senin aranı açmak maksadıyla mı böyle bir şey olduğunu düşünüyorum. Burada üzerine çok aşırı derecede gelindi.
Sedat Peker: Abi bir arkadaş beni aradı, dedi ya böyle böyle çok üstüne geliyorlar, bir iki şey…
Reşat Hacıfazlıoğlu: Evet evet.
Sedat Peker: Abi pislik ne ama ya.
Reşat Hacıfazlıoğlu: İşte tamam o yanlış bir şey.
Sedat Peker: E çocuğumuz okula gidiyor. Ufak kız çocuğu abi böyle olur mu ya?
Reşat Hacıfazlıoğlu: Tamam ben onu bi konuşacağım zaten, onu şey yapacağım.
Peker: Bize iyiliği var, bize dostluk yaptı, cenazede sana söyledi, bunların hepsi tamam ama biz de ona dostluk yaptık. Durup dururken heriflerle düşman olduk. Ona inandık. O yapıyor dedi.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Onun Ağar ile arasının olması mümkün değil.
‘DAMAT KONUSUNDA NE DEDİYSE İNANDIK’
Peker: Damat konusunda ne dediyse biz ona inandık.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Evet, evet. Sen napıyorsun, durumun nedir?
Peker: Benim durumum çok iyiyi de bu konudan sonra… Bu adama güvendik hani Nisan’da dönecektik.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Hiç başka birisinden haber gelmedi mi?
Peker: Herkes arıyor, kimseyle görüşmüyorum. Bir mücadeleye girdik, şeref meselesi. Çocuğumuza silah doğrulttular. Karımızın özel eşyalarının odasına girmeye kalktılar. Evimi narkotik köpeğiyle aradılar. Böyle namussuzluk olur mu?
Reşat Hacıfazlıoğlu: Biz senden çok takip ediyoruz olayları.
‘AKRABALARI SENİ HAKLI GÖRÜYOR’
Peker: Ne diyor bizim hemşerilerimiz, Süleyman beyin akrabaları ne diyor?
Reşat Hacıfazlıoğlu: Hepsi seni haklı görüyorlar.
Peker: Gençliğinin ilk yıllarından beri bu kadar emek verdik. O bizim dönüş biletimizdi.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Neyse bakacağım şimdi ona.
Peker: Berat beyde durdur dedi, durduk, yayınla dedi yayınladık. Böyle bir şey olur mu abi?
Reşat Hacıfazlıoğlu: Haklısın. Ben ona gerekli cevabı vereceğim. Onu kafana takma.
Peker: bu yakışmadı de ona. 30 senedir sana iyilik yapıyor de. Babanla başladık iyilik yapmaya, sana iyilik yaptık de. Olmadı de abi.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Ben senden çok daha rahatsız oldum. İlk günden beri acayip rahatsız oldum. Onun öyle şey yapması çok yanlış. Onu nasıl yaptığını da anlaşım değilim. Yarından sonra ona bir bakacağım. Onu bir neticeye vardıracağım. Ağzından böyle bir şey nasıl kaçırdı. Var mı orada bir sıkıntı reis?
‘NAMUSLU ADAM BÖYLE BİR ŞEY YAPAR MI?’
Peker: Bana sıkıntı önemli değil. Ne fark eder, ömrümüz cezaevinde geçti. Bize işkence mi yapacaklar. Bize çocukluğumuzdan beri işkence… bana sorun yok. Kız çocuklarım konusunda hassasiyetimi biliyorsun. Kız çocuğumuz için dünyayı ateşe verdik herif bize pislik diyor. Böyle olur mu abi? Namuslu adam böyle bir şey yapar mı?
‘VALLAHİ NAMUSUZ ADAM’
Reşat Hacıfazlıoğlu: Yapmaz.
Peker: Vallahi bu adam namussuz.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Ben ona gereken cevabı vereceğim.
Peker: Sen bu adamın yanına gitmedin mi? Bizim çocuklar gitmedi mi? Sokmuyorlardı illere siz gittiniz yanında. 20 kusur senedir emeğimiz var. 30 senedir aileye emeğimiz var.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Mehmet Ağar’ın dayısını yapacaktı il başkanı yapacaktı. Biz orada altı ay durduk. Senden yardım istedi. Onları bilmez mi? Bana yalvarıyordu ara ara. Zaman adamı değiştiriyor mu bilmiyorum ki. Ben de şaşırdım. İki üç günden beri…
Peker: Neyzen baba milletvekilleri için mebus şeyi var. Bizim Süleyman için, arkadaş için söylemiş onu. Tam ona söylemiş. Böyle olmaz abi.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Bunun için mi söylemiş_
Peker: Yok abi. Sen de bizim tam Karadenizli…
Reşat Hacıfazlıoğlu: Neyzen Teyfik’i biliyorum
Peker: Bir şiir yazmış ya. Böyle olur mu abi. Bizim geri dönüş biletimizdi o. Bu kadar emeğimiz vardı.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Bu konuda sana hak veriyorum sana.
Peker: Allah ne isterse o olacak. Ben sabaha kadar bir düşüneyim. Allah ne isterse o olacak. Abi seni çok öpüyorum. Allah’a emanet ol.
Reşat Hacıfazlıoğlu: Ben de öpüyorum. Sen de Allah’a emanet ol.











