İzmir depreminin ardından, TBMM’de 5 siyasi partinin ortak önerisiyle deprem zararlarının en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin saptanması amacıyla Araştırma Komisyonu kuruldu. Önergenin görüşmelerinde “deprem vergilerinin akıbetini” sorarken, AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan, toplanan paranın 8,3 katının deprem bölgeleri için harcandığını söyledi.
TBMM Danışma Kurulu toplantısında, siyasi parti grup başkanvekilleri, Meclis’te depremle ilgili araştırma komisyonu kurulması için verilen araştırma önergelerinin birleştirilerek görüşülmesinde uzlaştı.
Bu kapsamda AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan imzasıyla, partilerin daha önce bu konuda verdikleri önergelerin birleştirilerek görüşülmesi kararlaştırıldı.
‘Bu bir katliamdır’
HDP İzmir Milletvekili Murat Çepri ise Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu ve nüfusun yüzde 95’inin de deprem tehlikesi altında olduğuna dikkat çekti. Bu gerçeklik ortadayken Türkiye’nin “beton ekonomisiyle” ayakta durmaya çalışan, inşaat çöplüğüne” dönüşmüş bir ülke haline geldiğini söyledi.
Bayraklı’nın “Birinci derece deprem alanı” olarak belirlendiğine işaret eden Çepni, sonucun bu nedenle “sürpriz olmadığını” ifade etti:
“Dolayısıyla ortada bir sürpriz yok, ortada beklenmeyen bir tablo yok; bağıra bağıra “Geliyorum.” diyen bir deprem meselesi var. Aslında bunun adı bir kitle katliamıdır, bunun adının net olarak koyulması lazım, bu bir katliamdır. TMMOB İlk Koordinasyon Kurulu, bölgenin tarım alanı ve sulak alan olduğunu belirtiyor. Yani Bayraklı ilçesi, diyelim ki, bundan yaklaşık otuz sene öncesine kadar bamya tarlası ve zemini de son derece kaygan bir zemin. Aynı zamanda, İzmir’in çoğu zemininin de dolgu, balçık ve alüvyondan oluştuğu biliniyor. Dolayısıyla böyle bir coğrafya, böyle bir yer zeminin üzerine kurulan bir kent ya da ilçenin yönetim meselesinin sonuçlarıyla karşı karşıyayız.”
CHP İzmir Milletvekili Kamil Oktay Sındır ise geçmişte özellikle seçim dönemlerinde getirilen “imar barışı” düzenlemeleri ile insanların daha kötü koşullarda yaşamasının yasal hale getirildiğine işaret etti.
“Deprem değil binaların öldürdüğünü herkesin kabul ettiğini” belirten Sındır, akıl ve bilimden uzaklaştıkça, binaların “tabut” haline dönüştüğünü ifade etti.
Geçmişte Bornova’nın Küçük Park bölgesinin verimli bir tarım alanı olduğunu anımsatan Sındır, “O nedenle, diyorum ki: Bornova Ovası geçmişte hayat veren bir ovaydı, şimdi, hayat alan bir ova oldu maalesef, üzülerek söylüyorum” dedi.
CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ise 1999 depreminden sonra önce geçici olarak getirilen, 2003’de çıkarılan yasayla daimi hale getirilen özel iletişim vergisinden toplanan 35 milyar dolarlık paranın nereye gittiğinin de TBMM’de kurulacak komisyon tarafından araştırılmasını istedi.
2018 yılında ‘imar barışı’ adı altında kaçak yapılara af getiren düzenleme kapsamında 23,5 milyar lira toplandığını anımsatan Karaca, “Dendi ki: “İmar affından gelen paraları, depremde binaların güçlendirilmesi ve depreme dayanaklı hâle getirilmesi için kullanacağız” diye konuştu.
4 ay çalışacak
Görüşmelerin ardından deprem zararlarının en aza indirilmesi ve alınacak önlemlere ilişkin TBMM Araştırma Komisyonu kurulmasına ilişkin önerge kabul edildi.
Komisyon, siyasi partilerin parlamentodaki sandalye sayılarına göre bildirecekleri isimler arasından üyelerinin belirlenmesinden sonra çalışmaya başlayacak ve 3 ay görev yapacak. Bu sürenin yetmemesi halinde 1 aylık süre uzatımı yaparak en geç 4 ayda raporunu tamamlayacak.
SonHaber: Derya Özmen











