Bir yıldan daha uzun bir süre önce Fayiz es-Serrac başkanlığındaki Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) bağlı silahlı milisler, ülkedeki mevcut duruma ilişkin ifadelerini alma, mevcut hükümete ve silahlı milislerin hareketlerine ilişkin görüşlerini öğrenme gerekçesiyle Libya’nın başkenti Trablus’ta Şehitler Meydanı’nda dolaşan iki Rus’u gözaltına aldı. Daha sonra söz konusu Rusların, devrik lider Muammer Kaddafi’nin ikinci oğlu Seyfulislam Kaddafi ile Nafusa Dağları’nın zirvesinde görüşen bir ekibin parçası olduğu anlaşıldı.
Rus sosyolog Maksim Şugaley ve tercümanı Samer Hasan Ali Suefan, ‘casusluk yapmak ve yaklaşan seçimleri etkilemeye çalışmak’ ile suçlanmasının ardından Mayıs 2019’da soruşturulmak üzere başkentte cezaevine gönderilmişti. Moskova’nın UMH’den ‘yakın bir zamanda serbest bırakılacaklarına’ dair güvence aldığını söylemesine rağmen o günden bu yana Rus yetkililer, Rusya Ulusal Değerleri Koruma Vakfı’na üye olan araştırmacıları serbest bırakmak üzere Trablus’taki UMH yetkilileriyle görüşmeler yürütüyor.
Son Haber’in Şarkul Avsat’tan aldığı habere göre Vakıf Başkanı Aleksandr Malkeviç, tutukluların yerel bir cezaevinden Mitika Havalimanı’ndaki bir Türk askeri üssüne nakledildiğini açıkladı. Malkeviç, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a açık bir mektup göndererek, söz konusu iki Rus için yardım talep etti.
Rusya merkezli TASS haber ajansının geçen pazartesi günü yayınladığı haberine göre bir Rus ekip, Nafusa Dağları zirvesindeki bir şehirde Seyfulislam Kaddafi ile görüşmesi sonrasında bazı üyelerini Trablus’a yönlendirdi. Ancak Şugaley ve Sufean, kendilerini takip eden ve ikamet yerlerini bilen güvenlik güçlerinin eline düştüler. Ekipten üçüncü bir Rus ise kaçmayı başardı. Aynı zamanda bir başka Rus ekip de “siyasi ve toplumsal bilgi toplama amaçlı bir araştırma” görevi kapsamında Libya şehirlerini geziyordu.
Son günlerde UMH, Moskova’ya yönelik bir açılım yapmadan önce Trablus, Ruslar konusuna ilişkin söylemlerini tırmandırdı. Ve söz konusu isimlerin, Rusya’ya ait özel güvenlik şirketi Wagner için çalışan casuslar olduklarını iddia etti. Daha sonra Genel İstihbarat Teşkilatı davasını ‘Libya devletinin güvenliğine zararlı faaliyetlerde bulunmak’ suçlamasıyla savcılığa havale etti.
Batı Libya’daki yerel kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Trablus’ta gözaltına alınan iki Rus’a ilişkin davanın, ülkeye yasadışı şekilde girdikleri ve yaklaşan seçimleri etkilemek amacıyla Seyfulislam Kaddafi ile temas kurma girişimleriyle ilgili olduğunu ifade etti. Ancak Şugaley ve Sufean’ın alıkoyulma sürecini takip eden gözlemciler, durumun Trablus ve Moskova makamları arasındaki siyasi yakınlaşmadan uzak olmadığına inanıyor. Gözlemciler ayrıca, başkentte her şey yolunda giderse bu isimlerin, yakın bir zamanda serbest bırakılacağını belirtti.
Gözlemciler, Seyfulislam’a yakın isimlerin daha önce de Ruslarla görüştüğünü söylerken, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Bu bir suç değil” diyerek, gerçekleşmesi halinde Seyfulislam isminin, başkanlık seçimlerinde rekabet etmek üzere şiddetle önerilebileceğine dikkati çekti.
Libya Ulusal Mücadele Cephesi’nin siyasi lideri Ahmed Kaddafi ed-Dam, daha önce Rusya merkezli Sputnik ajansına ‘Seyfulislam Kaddafi’nin aday olması halinde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanacağını’ iddia etmişti.
Moskova ve Trablus arasındaki yakınlaşmanın arka planında Rus davasının takipleri, meselenin yakın zamanda kapanmasını bekliyor. Aynı kaynak, başkentteki yetkililerin, söz konusu Ruslar hakkında Libya yasalarına göre en az 15 yıl hapis cezası verilmesi sonrasında iadeleri için uygun bir yöntem aradıklarını belirtti.





