Yazım dünyasının merak edilenlerini Aydın Şimşek’e sorduk–Bölüm 2

Bugün söyleşimizin 2. Bölümünü sizinle paylaşıyoruz.

Kitap yayınlatmak yazara para kazandırır mı?

Türkiye`de yayıncılık ne durumda?

Günümüzün okurları daha çok ne tür kitapları okuyorlar?

Kitap yayınlatmak yazara para kazandırıyor mu?

Yazın alanında merak edilen soruları nevi şahsına münhasır Dorlion Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Aydın Şimşek’e sorduk.

 

Doğru yayınevi nasıl seçilir?

Önerim şudur, yazar arkadaşlarımızın merak etmeleri, araştırmaları ve bilimsel kuşkuculuğu elden bırakmadan yeni olanı ve aradıklarını bulmaları önemlidir.

Doğru yayınevi editöryal hizmet veren, doğru editörlerle çalışan yayınevidir.

Yayın sürecinin her aşamasında yazarı işin içine dahil eden yayınevleri doğru iş yapmaktadırlar. Dorlion Yayınları yayım sürecinin her aşamasını yazarlarıyla birlikte yürütüyor.

Bu çok keyifli bir yöntem!

Yayınevlerinin çalışma prensiplerini ve yöntemlerini öğrenmek ilk şart olmalıdır.

Şeffaf, verdiği sözü tutan, güven telkin eden, ulaşılabilir olan, yayın sürecinin her aşamasında esere ve yazara sahip çıkan yayınevlerini bulmak zor değil.

Proje almaya odaklanmış, projeyi aldıktan sonra yazar ve eseriyle ilişkisini kesen, eserin satılması için değil, satılmaması için strateji belirleyen, “Truva Atına” binen yayınevlerinden uzak durmalarını öneriyorum.

Türkiye`de yayıncılık ne durumda?

UNESCO’nun yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’deki okuma oranı dünya sıralamasında 86. sırada yer almaktadır.

Türkiye’de, 100 kişiden sadece 4’ü kitap okuyor.

TV başında geçirilen süre ortalama 6 saat, internete harcanan süre ortalama 3 saat; okumaya ayrılan süre ise 1 dakika.

En fazla kitap okuyan ülkelerin başında, yüzde 21 ile Fransa ve İngiltere var. Ardından, yüzde 14 ile Japonya geliyor. ABD’de bu oran yüzde 12, İspanya’da ise yüzde 9. Türkiye’de ise, oran binde bir.

Kitap, Türkiye toplumunun ‘ihtiyaç listesi’nde 235’inci sırada bulunuyor.

Kitaba yılda 5,5 lira ayrılıyor. Rapora göre ayda cep telefonu ve iletişim masraflarına 173 lira ayıran 4 kişilik bir Türk ailesi kitaba ise yılda sadece 5,5 lira ayırıyor.

**

Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından kategorilere göre hazırlanan ve sektör verilerini içeren “2019 Türkiye Kitap Pazarı Raporu”na göre bazı bilgileri sizinle paylaşmak isterim:

Rapora göre, 2019’da 423 milyon 602 bin 825 kitap üretilerek satışa sunulurken, 2019 perakende kitap pazarının büyüklüğü yüzde 27,09 artışla 8 milyar 852 milyon TL oldu.

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin her sene düzenli olarak hazırladığı raporda, bandrol dağıtımı ve satışını yapan Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu’nun (YAYFED) açıkladığı toplam kitap üretiminin geçen yıla göre yüzde 3,16 oranında arttığı, segmentlere göre düşüşler de olduğu açıklandı.

Milli Eğitim Bakanlığının özel sektörden satın aldığı ve kendi matbaasında bastığı kitapların sayısı 2019 yılında 153 milyon 446 bin 132 iken, dijital eğitime geçilmesi sebebiyle bu sene açık öğretim için kitap üretilmedi. MEB’in bastığı kitaplarla birlikte toplam üretim ise 577 milyon 48 bin 957 oldu.

TÜİK’in verilerine göre, Türkiye’de 31 Aralık 2019 itibarıyla nüfusun 83 milyon 154 bin 997, bu sayıya göre geçen yıl kişi başına düşen üretilen kitap sayısı ise 6,9 oldu.

Eğitim yayıncılığı 2019 yılında da hem üretim hem de ciro artışıyla sektördeki lokomotif özelliğini korudu.

Yardımcı kaynak ve sınavlara hazırlık kitapları 228 milyon 559 bin 913’lük üretimle geçen yıla göre yüzde 6,12 arttı ve eğitim yayıncılığının toplam kitap üretiminde yüzde 53,96’lık payla sektördeki liderliğini elinde tutmaya devam etti.

Araştırma-inceleme, edebiyat ve çocuk yayıncılığı alanlarının oluşturduğu kültür yayıncılığı, 147 milyon 961 bin 782 kitap üretimiyle toplam üretimin yüzde 34,93’ünü oluştururken, 2018 yılına göre bu alanda yüzde 5,33 artış yaşandı.

Araştırma-inceleme kitapları 79 milyon 387 bin 610 bandrolle geçen yıla göre yüzde 6,58 artarken, toplam kitap üretiminin yüzde 18,74’ünü oluşturdu.

Edebiyat kitapları, 27 milyon 303 bin 062 ile bir önceki seneye göre yüzde 10,45 artarken, toplam üretimin yüzde 6,45’ini oluşturdu. 41 milyon 271 bin 110 bandrolle yüzde 0,01’lik düşüş gösteren çocuk ve ilk gençlik kitapları, toplam üretimin yüzde 9,74’üne karşılık geldi.

Her türlü dini yayınların üretimi 36 milyon 899 bin 907 olarak gerçekleşerek 2018 yılına göre yüzde 16,95 bir düşüş yaşadı. Bu kategori, yayıncılığın en fazla düşüş gösteren segmenti olup üretimin yüzde 8,71’ini oluşturdu.

İthal yayınlar 5 milyon 290 bin 731 kitap ve yüzde 10,35’lik düşüşle toplam üretimde yüzde 1,25’lik paya sahip olurken, akademik yayınlar 4 milyon 890 bin 495 bandrolle 2018 yılı üretimine göre yüzde 9,63 oranında artış yaşadı ve toplam kitap üretiminin yüzde 1,15’ine karşılık geldi.

Yeni yayınlanan kitap sayısı 68 bin 554’e yükseldi.

Raporda, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ISBN Ajansından alınan bilgilere göre, 2018 yılında 67 bin 135 üretilen yeni kitap sayısı, 2019 yılında genel toplamda yüzde 2,11’lik artış göstererek 68 bin 554’e yükseldi.

Ayrıca Türkiye yayıncılık perakende pazarı büyüklüğü, 2019’da önceki yıla göre cari fiyatlarla yüzde 27,09 artış göstererek 8 milyar 852 milyon TL oldu.

Sektörde 4 milyar 961 milyon TL ile eğitim yayınları liderliğini korurken, kültür yayıncılığı 3 milyar 307 milyon TL ile pazarın yüzde 37,36’sını oluşturarak bir önceki yıla göre yüzde 9,43 artış gösterdi.

Bu artışta, 2017 yılındaki sınav sistemi değişikliği nedeniyle yaşanan eğitim yayıncılığındaki kayıpların 2019 yılında da yayılarak telafi edilmesinin ve döviz kurundaki dalgalanmalar sonucunda kitap fiyatlarında 2018 yılından gelen artışların etkili olduğu belirtildi.

Günümüzün okurları daha çok ne tür kitapları okuyorlar?

Her yaştan kitap okuru var.

Okurların ilgi alanları yaşa göre farklılıklar gösteriyor.

Örneğin;

13-20 yaş arasındaki gençler daha çok bestseller (çok satan kitaplar) ve popüler kültür kitaplarını tercih ediyorlar.

25-30 yaş arası okur ise kişisel gelişim kitaplarına ilgi duyuyor.

30 yaş ve üstü ise araştırma-inceleme ve politika kitapları okuyor.

Siyasi kitaplar 30 yaş sonrası tercih ediliyor.

Demokrasi ve Eğitim Stratejik Araştırmalar Merkezi Araştırması’nın verilerine göre:

Türkiye’de kitap okuyanların yüzde 45’i aşk, yüzde 43’ü din (namaz hocası-dua kitapları), yüzde 12’si masal, fıkra, siyaset, kişisel gelişim kitapları okuyor.

Okuma oranı her yaş profilinde yükseliyor. Bununla birlikte, İnsanların alışveriş yaptıkları noktalar değişiyor. Genç yaş grubu kitap alışverişinde %20 oranında interneti tercih ederken ileri yaş okur kitlesi %80 oranında kitabevlerini tercih ediyor.

Kitap yayınlatmak yazara para kazandırıyor mu?

Okuma oranı düşük olan bir ülkede kitap yazarak para kazanmak zor gibi görünüyor olabilir. Fakat imkânsız değil.

Bazıları hobi olarak yazar, bazıları da yazı yazmaktan para kazanmayı, hatta geçimini yazarak sağlamayı düşünebilir.

İmkânsız gibi görüneni istemek, ona talip olmak gerekiyor.

İyi ve güzel yazmak için kişisel çıkardan uzak durmak gerekebilir. Bir faninin ölümsüzlüğü yazmak ve güzel yazmakla mümkündür! Söyleyecek sözü olanlar ve sözüne inancı olanlar yazmalıdır.

Örneğin; Dan Braun ve Hary Potter’ın  yazarı Jk. Rovlink… Bunların eseri ülkemizde çok sattı. Aynı şekilde ülkemizde de buna benzer örnekler var. Yayınevimizde ise, 3. Baskısını yapan çiçeği burnunda yazarlarımız var.

 

Yayın faaliyeti yayınevine para kazandırıyor mudur?

 Sadece Yayıncılık yaparak ülkemizde para kazanmak maalesef kolay değil. Perakende satış yerleriniz, iyi bir dağıtım ağınız, tüm online sitelerde yayınlarınızın olması önemlidir.

Yayınevinin kazancı yeni eserler ve yeni yazarlar oluyor.

Büyük bir aileniz oluyor.

 

Neden Genel Yayın Yönetmeni oldunuz?

İnsanın sevdiği işi yapması özgürlüktür.

Kitapların dünyası çocukluğumuzu, gençliğimiz sarıp sarmaladı. Kitapevinde ödünç kitap alır, gazeteyle kaplar, okuduktan sonra aldığımız arkadaşlarımıza geri verirdik. Kitap almaya paramızın olmadığı yıllardı! Arkadaşlarımızla kitap değiş tokuş yapardık.

Öğrenciliğimizde çalışır kitap alırdık.

Parasızlıktan kitap bulamadığımız zamanlarımız oldu!

**

Kitaplar yaşantımda hep oldu. Onlarla kendimi hep iyi hissettim.

Yayıncılık sektörüne yönelmemde bu etken oldu galiba!

1990’lardan bu yana yayıncılık sektörünün içindeyim. Dergi, gazete ve yayınevleri deneyimlerim oldu.

Kitaplarda isminizin olması çok kıymetli bir duygu. O kitaplar ki, ömürleri bizim ömürlerimizden fazla olacak.

 

Yaptığınız işin en keyifli ve en zor tarafı nedir?

“Ahmet Hamdi Tanpınar; “Yeni bir hayat lazım, fakat sıçrayabilmek, ufuk değiştirmek için dahi bir yere basmak lazım.” diyor.

“Yayıncılık alanında nereye bastığını bilmeyen, düztaban bastığı yer belli olmayan yaklaşımların” olduğu bilinmektedir.

Bununla birlikte kitapların dünyasında olmak çok keyifli.

Yeni yazarlar ve yeni eserlerin yazın dünyasına kazandırılması, onlarla tanışmak, ortak proje üretmek, hatayı, doğruyu, iyiyi ve güzeli pay etmek ayrı bir keyif.

Bu bizi motive ediyor.

Yazarlarımızla ayrı ayrı ilgileniyoruz. Onların sorularına mümkün olduğunca şeffaf yanıtlar vermeye çalışıyoruz. İnandığımız işleri yapmak keyifli bir iş.

Hassas, titiz bir iş yapıyoruz. Buna rağmen yanlışlarımız oluyor. Bu aynı zamanda ciddi bir gerilim nedeni!

Baskıdan gelen eser sizin moral değerlerinizi şekillendiriyor.

İyi olmuş ise iyisiniz.

Kötü olmuş ise kötü hissediyorsunuz! Zor ve stresli bir süreç var. Bardağın dolu yanına bakmak önemli görünüyor.

Röportaj: Derya Özmen

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x