Pazar, Nisan 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Yazarlar

Avrupa’nın en büyük yeraltı gölünde faşizmden izler

Hüseyin A. Şimşek by Hüseyin A. Şimşek
12/06/2020
in Manşet Yazarlar, Welt
A A
0
0
SHARES
33
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Şaşırtıcı, sürprizlerle dolu, öğretici, esrarlı, hüzünlendiriciydi bu “yeraltında mavi yolculuk”. Bir dağın içine, o dağın içindeki gölün üzerinde; madencilerin, savaş esirlerinin yaşadıklarını farklı bir açıdan anlamak ve Alman faşistlerin marifetlerinin yeni kanıtlarına ulaşmak…

Avusturya’nın Aşağı Avusturya (Niederösterreich) eyaletine bağlı Mödling kenti yakınlarındaki Seegrotte (Göl Mağarası), Avrupa’nın en büyük yer altı gölüdür. Seegrotte’nin sınırları içinde yer aldığı Mödling, 1875’ten beridir şehir statüsünde. Aşağı Avusturya eyaletinin, başkent Viyana’ya en yakın (16 kilometre güneyinde) önemli kentlerinden biri. 1938’de Nazi Almanyası Avusturya’yı işgal ettiğinde, Mödling’e başkent Viyana’nın 24. Belediyesi statüsü verdi. Kentin, eski statüsüne kavuşması 1954’te mümkün oldu. Hıristiyan muhafazakar ÖVP’nin etkin olduğu Mödling’in nüfusu 20.570 kişiden ibaret.

Seegrotte, Mödling’e bağlı Hinterbrühl adlı köyde yer alır. Yer altı gölünün giriş kapısı, köyün içinden geçen dereye çok yakın bir uzaklıkta. Girişte bilet satış bürosu, hediyelik eşya, kart satış yeri ve bir kafe var. Giriş ücreti, yetişkinler için 9 Avro. Resmî bir kıyafet içindeki rehber, Almanca ve İngilizce olmak üzere kısa bir önbilgilendirme yapıyor önce. Sonra, bizi madene ve göle ulaştıracak tünele giriyoruz. Kavuran bir yaz havası vardı dışarıda, doğal olarak biz de buna uygun giyinmiştik. Meğer, yer altı gölündeki sıcaklık 8-9 derece arasındaymış. Neyse ki girişte, en az bir battaniye almanız konusunda uyarılıyorsunuz.

“Seegrotte” adını Türkçe’ye çevirdiğimizde, “Göl Mağarası” ya da “Mağara Gölü” karşılıklarını elde ediyorduk ama, burası gerçek ya da doğal anlamda bir “mağara” değil aslında. Üç kattan oluşan eski bir alçı madeni (Gipsbergwerk) yatağı! Giriş tüneli, madenin orta katına paralel uzanıyor; uzunluğu 200 metre, yüksekliği orta boylular için sıkıntı yaratmayacak kadar. Uzun boyluysanız, bükülerek yürüyeceksiniz çaresiz. Tünelin önemlice bir bölümü tuğlarla örülü; ama sac kaplama yerleri de var, taş kısımları da. Sağda solda soluklanma galerileri, aydınlatma araçlarının konulduğu yuvalar sıralanıyor. Kimi yerlerde sular sızıyor.

Galeriler, şimdilerde bir müzenin bölümleri gibi işlev görüyor. Rehberimiz, her birinin önünde duraklayıp iki dilli açıklamalarını sürdürüyor. Önümüze çıkan ilk galerilerin birinde, bir madenciyi çalışır durumda gösteren bir maket duruyor; elinde çekiç, murç ve önünde el arabası. Sonraki galeride, taşıma işinde kullanılan atların kafaları iliştirilmiş duvarlara. Kalın latalarla desteklenen kısımlarda, inşaat havası veriyor tünel. Madencilerin dinlenme zamanlarını, yiyip içme saatlerini geçirdikleri ve hava sıcaklığının nispeten daha yüksek olduğu bir galeriye ulaşıyoruz.

Derken, bir kulenin kapısında buluyoruz kendimizi. Madenin yer aldığı dağın en üst noktasına kadar çıkan, ana kule! İçeri alınmıyoruz, çünkü dönüşte bakacakmışız oraya. Madende kullanılan atların ahırını geçip, Azize Barbara’nın şapelinde duruyoruz bu kez. Şapel, yanan mumların ve elektrikli aydınlatmanın ışıltıları içinde. 1920’de düzenlenen bu galeri, 15 metre genişliği ile Seegrotte’nin en büyük galerisiymiş. Azize Barbara adına burada bir dua köşesi yapılması, onun, madencileri koruduğuna inanıldığı içinmiş. Portresinin iki yanında, alçı taşından yapılmış bir balta ve çekiç, çarpraz olarak asılı duruyor. Azizenin anısına Aralık ayının birinci Pazar günü, burada törenler yapılırmış hâlâ.

Yer seviyesininn 60 metre kadar altında kalan alt kata, yani göle ineceğimiz merdivenlerin başındayız. Sağlı sollu merdivenlerin ortasında, raylar uzanıyor; çıkarılan alçının taşınması kör atların kullanıldığı bir raylı sistemle gerçekleştirilirmiş. Aşağıda, merdivenin bitiminde bir duba-iskele, mavi oturaklı bir tekne bekliyor bizi. Göl üzerindeli turlar, aynı tipte iki tekneyle yapılıyor. Biri kalkarken diğeri yanaşıyor. Çünkü gölün uzandığı labirentlerin önemlice bir kısmı, ancak bir teknenin geçişine izin verecek genişlikte.

Tekneler 26 kişilik. Sağda ve solda eşit şekilde sıralanan plastik koltuklara kuruluyoruz. Ayakta yolculuk yapmak yasak. İskelenin karşısındaki kuytulukta ise, ejderha kafalı, fener tarzı araçlarla aydınlatılmış sembolik bir tekne duruyor. Gölün suyu mavi ve çok temiz. Altındaki her şeyi çok net olarak görmek mümkün. Derin bölgeleri de var, ama ortalama derinlik bir metrenin biraz üzerinde.

Alçı madeninden, Avrupa’nın en büyük yeraltı gölü nasıl çıktı?

Elektrikli bot sessizce, klasik müzik eşiliğinde mavi labirentlerin içine doğru süzülmeye, rehberimiz madenin ve gölün hikâyesini anlatmaya devam ediyor. Hinterbrühl köyü sakinlerinden olan bir değirmenci, 1848 yılında 5 metrelik bir kuyu açmaya yeltenmiş. Su ararken, alçı madenine toslamış! Bulunan, “gübre alçı” olarak da anılan bir türdü. 1912’ye kadar, burası 80 kadar madenci çalıştırıldığı bölgenin önemli alçı madenlerinden biri olarak işletilır. Günde iki-üç vagon alçı taşı çıkartılırmış.

Maden derinleştirildikçe su kaynağına ulaşılmış! Ani bir patlamayla alt kat olduğu gibi, 20 milyon metre küp kadar suyla dolup taşmış. O sırada yerin 79 metre altında çalışmakta olan madencilerin önemlice bir kesimi, boğularak hayatını kaybetmiş ne yazık ki. Artık bu koşullar altında, oranın maden ocağı olarak çalışması imkânsızlaşmış. Çünkü o günün koşullarında, düzenli bir su boşaltım (tahliye) sistemi kurmak oldukça pahalıymış. İşte, 6.200 metrekarelik alanıyla “Avrupa’nın en büyük yer altı gölü” ünvanına sahip Seegrotte, bu minval üzere oluşmuş.

Alçı üretimi durdurulmuş, maden kapatılıp uzun yıllar kendi haline terk edilmiş. 1918’de Viyanalı bir likör fabrikatörü olan Friedrich Fischer, bir eğlence mekânı yaratma planıyla satın alır madeni. Fakat daha sonra mantar yetiştirmeye karar verir. Ne var ki madendeki düşük ısı dolayısıyla bu iş de başarısızlığa uğrar. 1930’da elektriklendirilen maden ve göle yönelik artık yeni bir konsept vardır: Çevre ve iç mekân düzenlemeleriyle, bir yeraltı müzesi, etkinlik merkezi, turistik alan haline getirmek. 1932’de elektrikli tekneyle turlar başlatılır ve yer altı gölü fiilen ziyarete açılır. 1937-38 yılları arasındaki ziyaretçi sayısı, yaklaşık 50 bin kişiye ulaşır. Güney Viyana Ormanları (Südlichen Wienerwaldes) bölgesi, dünyada benzeri az bulunur bu mekân ve hazineye böyle kavuşur.

Nazilerin “kanatlı silah” üretim merkezi oluyor

Avusturya’nın 1938’de Almanya tarafından işgal edilmesi, turistik bir hazine haline gelen Seegrotte için de kötü günlerin başlangıcı olur. Naziler, burayı önce yeraltı deposu olarak kullanmak ister. Yenilebilir yağların saklanması gibi. Ancak yüksek nem oranı, bunu yapmalarına engel olur. Büyük miktarlarda endüstriyel yağları fıçılayıp koyarlar bir dönem. Savaştan zarar görmesini istemedikleri, daha birçok şeyi burada saklarlar.

Heinkel Firması, 1944’te burayı Nazi ordusuna “kanatlı silah” (savaş uçağı) üretilen ve üretimde de savaş esirlerinin kullanıldığı toplama kampı tarzı bir fabrika haline getirir. Öncelikle madendeki su dışarıya pompalanır, zemine beton dökülür. 1 Mayıs 1944’ten itibaren, 162 model “Salamender” adlı uçağın kanat takımları hariç, geri kalanı burada üretilir. Parçalar dışarı çıkarılıp, bugün Viyana Havaalanı’nın yeraldığı Schwechat bölgesindeki bir fabrikada monte edilir. Yeraltı uçak fabrikasında 170 kalifiye elemanın kontrolünde zorla çalıştırılan savaş esirlerinin sayısı 2.000 civarındadır. Esirler, Mauthausen Toplama Kampı’ndan getirilmişlerdir. Vardiyalı şekilde, 24 saat üretim vardır.

Naziler, burada üretilen ses hızını aşan dünyanın ilk jetini, savaşta kullanma şansı bulamazlar. Ellerinde, bu uçağı kullanacak ehliyette pilot kalmamıştır. Üstüne üstlük, 1 Mayıs 944’te üretime geçen fabrika, 24 Mayıs’ta Sovyet Kızıl Ordu’sunun bombalı saldırısına maruz kalır. Seegrotte’ye isabet etmiş bomba sayısı yedidir. İçerde patlamamalara neden olur, hasara yol açarlar. 1945 sonbaharında, tesis söküp, ekipman ve uçak parçalarını dışarı çıkaran Naziler, bütün madene bomba döşeyip öyle terk ederler. Bomba düzeneği, Avusturyalı bir çavuşun müdahalesiyle patlatılır ve can kaybı açısından önemli bir felaket önlenir.

Büyük bir hasara uğramış Seegrotte, 1946 başından itibaren Kızıl Ordu’nun denetimine girer. Savaştan önceki kiracı şahıs, madeni yeniden inşa etmek için gerekli onayı altı ay kadar sonra alır. 1948’de, madenin en alt katı yavaş yavaş tekrar göllenir. Turistik ziyaretler tekrar başlar. Kiracı işletmeci, 1984’te sahibi Frederick Fischer’e devreder gölü. Son yılların, yıllık ortalama ziyaretçi sayısı, 250 bin kişi olarak verilir.

Karanlık labirentlerde uygun ve abartısız ışıklandırmalarla uzanan mavi sularda, oldukça pürüzlü bir daire çizip iskeleye dönüyoruz. Rehberimizi ve kaptanımızı alkışlayıp iniyoruz bottan. Dağın tepesine kadar çıkan ana kulenin kapısındayız tekrar. Işıklandırılmış ahşap basamakları tırmanıyoruz. Madencilerin etkinlik alanı olmuş, büyükçe bir galerideyiz. Büyükçe bir şöminede ateş yanıyor. Tavanda, ahizeye çevrilmiş devasa bir çark. Soğuk iliklerimize işlemeden, bizi gün ışığına çıkaracak tünele geri dönüyor, koşar adım kendimizi dışarı atıyoruz. Güneşte kavrulmuş banklardan birine bırakıveriyorum kendimi.

Hüseyin A. Şimşek

……………………………………………………
huseyin.simsek@gmx.at
www.huseyin-simsek.com

Tags: AvusturyaNazi AlmanyaSeegrotte
Previous Post

Gazeteci Müyesser Yıldız tutuklandı

Next Post

HBO Max ‘Rüzgar Gibi Geçti’yi programdan çıkardı

Hüseyin A. Şimşek

Hüseyin A. Şimşek

1962’de Erzincan-Tercan’da dünyaya gelen ve 1977’de ailesiyle İstanbul-Tuzla’ya yerleşen Şimşek’in gazetecilik-yazarlık çalışmaları 1987’de başladı. 1998’e kadar 2000’ne Doğru, Nokta, Aktüel, Tempo, Akis, Yön, Roj ve Jiyana Nu gibi haftalık yayınlarda; Yeni Demokrasi ve Komün gibi aylık siyasî dergilerde; Gündem, Cumhuriyet, Aydınlık, Yeni Politika, Demokrasi, Yeni Ufuk gibi günlük gazetelerde; Umut FM, Kent FM, Yön FM gibi radyo kanallarında çalıştı. Mayıs 1998’de Avusturya’nın başkenti Viyana’ya yerleşti ve gazetecilik faaliyetlerini burada sürdürdü. Viyana Postası, Canlar ve Öneri adlı aylık dergilerde; Avrupa bazlı günlük gazete Özgür Politika’da, haber programı ve dökümantasyon yapımcısı olarak Yol Tv’de çalıştı. 2016’dan itibaren ise yazarlık ve yöneticilik çalışmalarını hallac.org, gazeteoneri.at, sonhaber.ch ve artıgerçek.com gibi çevrimiçi medya organlarında sürdürdü. Bugüne kadar yayımlanan kitaplarının sayısı (4 roman, 4 şiir ve 4 araştırma olmak üzere) toplam 12 adettir.www.huseyin-simsek.com huseyin.simsek@gmx.at

Yazarın Diğer Yazıları

Kurtarma ekipleri Türkiye’den kaçıyor
Avrupa

Kurtarma ekipleri Türkiye’den kaçıyor

14/02/2023
Avrupa, Rusya-Ukrayna Savaşında Tarafsızlığı Tartışıyor
Avrupa

Avrupa, Rusya-Ukrayna Savaşında Tarafsızlığı Tartışıyor

07/05/2022
Kitap Tanıtımı: ‘Askıda Hayatlar’
Avrupa

Kitap Tanıtımı: ‘Askıda Hayatlar’

24/04/2022
Avusturya’da zorunlu aşı; Global Medya
Avrupa

Avusturya’da zorunlu aşı; Global Medya

23/11/2021
Avusturya
Avrupa

Avusturya artan vakalara karşı tam kapanmaya gitti

22/11/2021
Komünistler, Avusturya’nın ikinci büyük kentinde belediyeyi devraldı
Dünya

Komünistler, Avusturya’nın ikinci büyük kentinde belediyeyi devraldı

28/09/2021
Next Post
HBO Max ‘Rüzgar Gibi Geçti’yi programdan çıkardı

HBO Max 'Rüzgar Gibi Geçti'yi programdan çıkardı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Mansur Yavaş hakkında yeni soruşturma iddiası: “İstasyon Caddesi Projesi” gündemde

Mansur Yavaş hakkında yeni soruşturma iddiası: “İstasyon Caddesi Projesi” gündemde

by Sonhaber
19/04/2026
0

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş ve 11 kişi hakkında yeni bir soruşturma izni verildiği iddia edildi. Sabah Gazetesi’nin haberine...

Trump’tan UFO hamlesi: “Gizli belgeler çok yakında açıklanacak”

Trump’tan UFO hamlesi: “Gizli belgeler çok yakında açıklanacak”

by Sonhaber
19/04/2026
0

Donald Trump, hükümetin elindeki tanımlanamayan hava olaylarına (UFO/UAP) ilişkin belgelerin yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Açıklama, uzun süredir tartışılan gizli...

Ankara’da “Yaşam Nöbeti” sona erdi: Eğitimcilerden ülke geneline eylem çağrısı

Ankara’da “Yaşam Nöbeti” sona erdi: Eğitimcilerden ülke geneline eylem çağrısı

by Sonhaber
19/04/2026
0

Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde eğitimciler tarafından başlatılan “Yaşam Nöbeti” dört günün ardından sona erdi. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul...

Maraş’taki okul katliamı sonrası ilk istifa: İl Milli Eğitim Müdürü görevden ayrıldı

Maraş’taki okul katliamı sonrası ilk istifa: İl Milli Eğitim Müdürü görevden ayrıldı

by Sonhaber
19/04/2026
0

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 9 kişinin yaşamını yitirdiği okul saldırısının ardından İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevinden istifa etti....

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik