Salı, Nisan 21, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

İnsan bulaşıcı bir kötülüktür

Mazlum Çetinkaya by Mazlum Çetinkaya
27/06/2021
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Yaşam, Yazarlar
A A
0
0
SHARES
4
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Mazlum Çetinkaya 

Sanırım yeryüzünün en güvenilmez, sözünden dönen, ikiyüzlü ve dönek tek varlığı insandır. Diğer canlı türlerinde bu duruma rastlamayız. Mesela yeryüzünün her yerinde tavşan tavşandır korkaklığı ile tanımlanır; aslan, gücü ve yiğitliğiyle; tilki, kurnazlığıyla…

Hayvanlar yaşadıkları yere ve döneme göre konum almazlar, daha dürüstlerdir insanlara göre. Köpekler havlarlar, kaplumbağa veya kedinin taklidini yapmazlar veya bir sürüngen bir gün aslan kesilip ertesi gün de süt dökmüş kedi olmaz. İnsan böyle midir? Yeryüzünün en çok kılık değiştiren, yalan söyleyen, zora girince tilki olup kuyruk kısan, kolay günlerde ise aslan kesilen tek canlı türüdür insan.

İnsanın bu kılık değiştirme, iktidar olma hırsı, doğanın dengesini bozma durumunu da bilmiş olmalı ki tanrıları yeryüzünde bir tek kendileri için icat etmişler. İnsan dışında başka hiçbir canlının tanrıya, adalete, vicdan ve merhamet ilacına ihtiyacı yoktur.

Gün bitiyor; yalnızlıktan, uykusuzluktan, işsizlikten, adaletsizlikten, mafya videolarından, ikiyüzlü insanlardan, ikiyüzlü politikacılardan yorulan, bıkan bir yorgunlukla sokaklardan kopup herkes kendinin olmayan evlere dönüyor.

Gece yarısı uykudan kâbuslarla uyanıp beklemediğin kişilerden aldığın mesajları okuyorsun. “Seni iyi gördüm” diyor bir mesaj; yalnızlığımı, yaşadıklarımı, acımı yüzümde okumaya çalışan biri. Oysa yaşadıklarımı yüzüme bağlayabilecek o kadar uzun bir ara kablo olsaydı, belki o vakit okuyabilirdi yaşadıklarımı yüzümden…

Sokaklarda eski heyecan yok, insanlardan tutarlı sözler duyamıyorsunuz eskisi gibi.

Ağır ve zor günlerin yorgunluğunun da sebep olduğunu düşünüyorum, gece yarısı kâbuslarla uyanmalarımın etkisinde.

Elbette vardır bu zor günlerin de yerini alacak olan güzel günler, bu günlere olan inancımdır kalbimi benden ayırmayan tek şey. Sabrımın tek sebebi o güzel günlere olan inancımdır.

“Zor günlerime katkısı olmayanların iyi günlerimde yeri yoktur” diye bir söze rastladım. Birine mi ait yoksa öylesine bir duvar yazısı mıdır, bilmiyorum! Tam da bu yaşadığımız günleri tarif ediyor.

Dün, yirmi altı haziran günü yani, İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılmasına tepki koyan farklı kesimlerin aldığı ortak karar ile Türkiye’nin hemen her kentinde çeşitli eylem ve etkinlikler yapıldı.

Bu küçük kentte gidebilecek çok yer yok. Eski sendikama gidiyorum, oturup bir bardak çay içip belki eski dostlardan sıcak bir iki söz duymak umuduyla…

Salonda heyecanlı birkaç kişinin koşuşturması, önlükler, ses cihazı, “deneme bir ki üç ses kontrol” anonsları. Ve sokakta megafonla İstanbul Sözleşmesi ile ilgili bildiri dağıtacak olan tanımadığım üç kadın… Sendikanın salonunda toplamda altı ya da yedi kişi var. Sendikanın bağlı olduğu yüzbinlerce üyesi olan konfederasyonun da seçimleri bir gün öncesinden yapılmış. Bilmem şu sendikal gruptan iki, şundan bir, diğerinden bilmem kaç kişi hesaplarıyla kürsüleri süsleyen ve sendikacılık yapan siyasal çevre eğilimleri!

Bana göre bu küçük kentteki salonda tanımadığım şu üç kadının cesareti ve inandırıcılığı konfederasyonumuzun gücünden daha büyük, daha inandırıcı ve daha içten.

Bu zor zaman insanlarının, bu üç kadının heyecanı ve koşuşturması bana nasıl da iki türlü varlıklar olduğumuzu hatırlattı.

Birincisi; bu heyecanın, umudun, inancın yüzü olan insanlar, bulaşıcı bir iyiliktir insan diyebildiklerim.

İkincisi de kürsülerde sözü kimseye kaptırmayan, 20 Temmuz OHAL’i sonrasında çark eden, evlerinde perdelerin arkasından gizli gizli dünyaya bakan, işini kaybetmemek için seni görünce kaldırım değiştiren, sendika değiştiren, karakter değiştiren, arkadaşını yalnız bırakan, sokakta yüzündeki maskeyi bahane edip yolunu, yoldaşını tanımazlıktan gelen insan türü. Bunları gördükçe de içimden dedim ki insan bulaşıcı bir kötülüktür.

İnsan, iyice bulaşıcı bir kötülüğe dönüştü bu son zor zamanlarda.

Umudu da, umutsuzluğu da, korkuyu da cesareti de insan insana bulaştırıyor. Doğasında zıtların birliğini muhafaza eden tek canlı türü sanırım insandır.

Tanımadığım bu zor zaman insanlarından üç kadın arkadaşımızla beraber iki ya da üç erkek arkadaş da bildiri dağıtılacak sokağa indi. Kısa sürede kentin duyarlı polisi damladı, çevreyi kirletiyorsunuz diyerek önce ses cihazından konuşmaların yasaya uygun olmadığını söyleyerek engel olmaya çalıştılar, “çevre kirliliği yapılıyor” dedikleri yerin on metre ilerisinde Türkcell cep telefonu kampanyasını bangır bangır duyururken…

Sendikada mangalda kül bırakmayan kolay zamanların sınıf sendikacıları yol değiştirerek yandan yandan geçerlerken; içlerinden “Ohhh iyi ki bu maske icat edildi” demişlerdir kesin. Ama onların yüzünde hep bir maske vardır zaten, onların bu kurnazlıklarını gördükçe, insan bulaşıcı bir kötülüktür dedim.

Şu zor kentte tanımadığım bu değerli üç emekçi kadınının çabalarını gördükçe, bu zor zaman insanları oldukça umudun ateşi sönmeyecektir, iyi ki varsınız zor zamanların insanları.

Bizlere rağmen, İstanbul Sözleşmesi yaşatır, yaşatacak.

 

Previous Post

Kerkük’te IŞİD saldırısı

Next Post

Eren Bozkurt serbest bırakılmalı

Mazlum Çetinkaya

Mazlum Çetinkaya

1969 Malatya, Yeşilyurt doğumlu.Burdur Eğitim Yüksekokulunda ve Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gördü.Dört yıl boyunca (2007 ile 2011) Hâr Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi editörlüğünü yaptı.1990’larda Newroz Gazetesi’nde Serkan İnan adıyla taşlama yazıları yazdı.Günlük Gazetesi’nde Mezopotamya’da kültür sanat sayfasında, kitap tanıtımları yaptı. Ötekilerin Gündemi’nde bir dönem deneme yazıları ile yer aldı. Ayrıca birçok edebiyat dergisinde şiir ve yazıları yayımlandı. Yayımlanmış beş şiir kitabı: “Zevebân”, “Taşta Uyuyan Zaman”, “Hecesini Onaran Çocuk” “Repesa”, “Dağ Suskunluğu” ve çocuklar için yazdığım altı hikâye kitabı var.İstanbul 2 Nolu Eğitim-Sen üyesiyim, 23 yıllık öğretmen olan Mazlum Cetinkaya 675 sayılı KHK ile ihraç edildi.Son zamanlarda Artı Gerçek Kültür Sanat ve Forum sayfalarına yazılar yazmakta.Gaziantep yurthaberleri.net gazetesine haberler ve köşe yazıları yazmakta.

Yazarın Diğer Yazıları

Siyasal Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Bedenin Disiplini: 1968 Kuşağına Feminist ve Eleştirel Bir Okuma
Kadın

Siyasal Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Bedenin Disiplini: 1968 Kuşağına Feminist ve Eleştirel Bir Okuma

21/04/2026
ALMAN EMPERYALİZMİNİN 3. KEZ SİLAHLANMASI
Manşet Haberler

ALMAN EMPERYALİZMİNİN 3. KEZ SİLAHLANMASI

21/04/2026
YAŞAMAYA MECBURSUN: BULUTSUZLUK ÖZLEMİ: ROCK VE İSYANKAR ÖNCÜLERİ
Manşet Haberler

YAŞAMAYA MECBURSUN: BULUTSUZLUK ÖZLEMİ: ROCK VE İSYANKAR ÖNCÜLERİ

21/04/2026
Gülistan Doku soruşturmasında kritik gün: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi
Manşet Haberler

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gün: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi

21/04/2026
Münferit Değil Patolojik
Manşet Haberler

Münferit Değil Patolojik

21/04/2026
Ataşehir’de rüşvet soruşturması derinleşiyor: Belediye Başkanı adliyeye sevk edildi
Manşet Haberler

Ataşehir’de rüşvet soruşturması derinleşiyor: Belediye Başkanı adliyeye sevk edildi

21/04/2026
Next Post
Eren Bozkurt serbest bırakılmalı

Eren Bozkurt serbest bırakılmalı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Siyasal Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Bedenin Disiplini: 1968 Kuşağına Feminist ve Eleştirel Bir Okuma

Siyasal Kimlik, Toplumsal Cinsiyet ve Bedenin Disiplini: 1968 Kuşağına Feminist ve Eleştirel Bir Okuma

by Mendine Dinçer
21/04/2026
0

1968 kuşağı, yalnızca siyasal hareketlerin yükseldiği bir dönem değil, aynı zamanda gündelik yaşamın ideolojik bir çerçevede yeniden kurulduğu tarihsel bir...

ALMAN EMPERYALİZMİNİN 3. KEZ SİLAHLANMASI

ALMAN EMPERYALİZMİNİN 3. KEZ SİLAHLANMASI

by Ahmet Hulusi Kırım
21/04/2026
0

1890’dan başlayarak, yirmi yıllık bir süreçte dünyanın en ileri endüstrilerini, en iyi üniversitelerini, en zengin bankalarını ve refahın sağladığı en...

YAŞAMAYA MECBURSUN: BULUTSUZLUK ÖZLEMİ: ROCK VE İSYANKAR ÖNCÜLERİ

YAŞAMAYA MECBURSUN: BULUTSUZLUK ÖZLEMİ: ROCK VE İSYANKAR ÖNCÜLERİ

by Ümit Özdemir
21/04/2026
0

Adını Mümtaz Soysal’ın bir makalesinden alan Bulutsuzluk Özlemi’nin müzikal serüveni, yönetmen Caner Kaya imzalı Yaşamaya Mecbursun: Bir Bulutsuzluk Özlemi Belgeseli adlı...

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gün: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gün: Eski Vali Tuncay Sonel adliyeye sevk edildi

by Sonhaber
21/04/2026
0

Tunceli'de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Erzurum Cumhuriyet...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik