Doğalgaz geri gelir mi?
Pazartesi gününden beri, rutin bakım çalışmaları nedeniyle en başta Kuzeybatı Avrupa’ya tedarik sağlayan Rus-Alman Kuzey Akımı 1 boru hattından doğalgaz akışı gerçekleşmiyor. Çok sayıda kişi, Moskova’nın onarım için verilen bu arayı uzun vadede Avrupa’nın doğalgazını kesmek ve siyasi baskı oluşturmak için kullanmasından endişe ediyor. Berlin, Kanada’da onarılan bir türbini yaptırımlara rağmen Rusya’ya iade etmek istiyor. Avrupa basını bir yandan panik konusunda uyarırken diğer yandan harekete geçilmesi gerektiğini söylüyor.
Berlin Moskova’nın şantajına yavaş yavaş boyun eğiyor
Almanya hile yapıyor, diyor Corriere della Sera öfkeyle:
“[Türbin gibi] teknik ve endüstriyel yedek parçaları vermemek, Rusya’yı ve oradaki rejimi zayıflatmak için Avrupa’nın elindeki en etkili silah olarak görülüyor. Siemens, Gazprom’un türbinini onarım için Kanada’ya göndermiş ancak yaptırımlar nedeniyle türbin orada alıkonulmuştu. İki gün önce Zelenskiy’i öfkelendiren bir gelişme yaşandı: [Yeşiller partili] Ekonomi Bakanı Robert Habeck, türbinin Rusya’ya geri gönderilmek üzere Kanada’dan Almanya’ya iade edilmesini talep etti ve bu talep kabul gördü. … Habeck, bunun zor bir karar olduğunu, ancak doğalgaz depolama tesislerinin doldurulabilmesi için Kuzey Akımı’nın kapasitesine ihtiyaç olduğunu söyledi. Bu durum, yaptırımların delinmesine henüz zemin hazırlanmıyorsa da ramak kaldığı anlamına geliyor.”
Endişeli bekleyiş
Lidové noviny şöyle yazıyor:
“[Arzın süresiz olarak dondurulması] kış ayları boyunca önemli bir rol üstlenen AB yeraltı doğalgaz depolama tesislerinin doldurulmasını imkânsız hale getirecektir. … Halk, durumun ciddiyetinin tam olarak farkındaymış gibi gözükmüyor. Ancak AB’deki siyasetçiler ve iş dünyası liderleri, kışın yeterli doğalgaz olmamasının ne anlama geleceğini biliyor. Tırnaklarını kemiriyorlar ve Rusların Kuzey Akımı 1’e sonsuza kadar kilit vurmaması için dua ediyorlar. 11 Temmuz 2022’nin, Avrupa ekonomisinin 11 Eylül’ü olarak tarihe geçmemesini umalım.”
Almanya’nın kalıcı olarak zayıflaması tehlikesi
Expressen, uzun vadeli sonuçlardan da endişe ediyor:
“Dünyanın bizim bulunduğumuz tarafında, akut enerji kıtlığının yaşanacağı bir kış kapıda. … Bu, daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemeyecek. Enerji kıtlığı yalnızca kısa vadede değil, Ukrayna savaşının ötesinde de endişe veriyor. Almanya, sorumsuz enerji politikasının sonucu olarak uzun sürecek bir endüstriyel kriz riskiyle karşı karşıya. Avrupa’nın motoru sayılan Almanya kalıcı olarak zayıflarsa ne olur? Bu, çağımızın en köklü değişimlerinden birini tetikleyebilir.”











