Mektuplar&Rüyalar
Naim Kandemir
İmparatorluğun çöktüğü, düşmanların dört bir koldan saldırdığı, bağlı milletlerin ayaklandığı, imkânların kıt, aydının, okur-yazarın ve kültür araçlarının çok az olduğu günlerden; bu ülke, bugün o zamana göre daha çok imkânlara sahipken hiç bugünkü kadar sahipsiz kalmadı. Kendisine solcu, sosyalist, yurtsever diyen kesimler nasıl bir uykudasınız?
Bu nasıl bir atalet? Güya rejim aydını değilsiniz, güya yandaş değilsiniz; nereye kadar evinizin kapısını kapatıp gerinip yatacaksınız?
Kendi ülkesi, toplumu peşkeş çekilirken kendilerine “milliyetçi” diyen, elindekine sahip çıkamayıp “Turan” sakızı çiğneyen aymazlar; hiç mi gurur kalmadı?
Bu ülkenin liderlerini, parti başkanlarını bırakın; bu ülkenin hiç mi ağacına, hayvanına, toprağına, deresine, çocuklarına borcunuz yok? Ağaç kovuğundan çıkan yaratıklar mıyız ki kimse kendini var eden değerlere borçlu hissetmiyor?
Bugün sorsak belki de çoğumuz, batan İmparatorluğun bakiyesi üzerinde olmazı başararak o günkü imkânlar çerçevesinde bir Cumhuriyet yaratanları beğenmez, bilgiç argümanlarla eleştirir. Eleştirin tabii, en kolay iş eleştirmek! Vazgeçtik devrim yapmanızdan, “Turan”ı kurmanızdan; elinizdekine sahip çıkamıyorsunuz; bu acizliktir!
Birileri çıkıp enternasyonalizm der, biz dünya devrimcisiyiz, der; demek, hep kolay olmuştur; elinizdekileri haramilere kaptırırsanız; bırakın devrim yapacağınız zemini, insanlığınızı ellerinizden alacaklar…
Diş fırçalamak için önce macunu fırçaya sürmek gerekir! Her şeyin bir sırası var; madem devrim hâlâ çok uzaklardaysa, elindekine sahip çık! Hep hesap soruyoruz ya, biraz da kendimizden hesap soralım.
21.08.2022
Ankara












Güçleri birleştridik yola çıktık geliyoruz!