Susan, Amman Danışma Toplantısı’nda, burada Arap ülkelerinin sunduğu maddelere katılan bir isim olarak, uyuşturucu kaçakçılığını durdurma konusunda yeterli taahhüttün olmadığını belirtti. “Bu konuları onunla (Esad) konuşamadık, tartışmalarımızı iletmeksizin yürütüyorduk, çünkü zihninin ‘hep ben’ olduğuna inanıyoruz,” dedi.
Esad’ın Bağımlılığı ve Tutumu
Büyükelçi Susan, Esad’ın Arap girişimleri konusundaki tutumunu eleştirerek, “Arap ülkeleri, geçen yıl Suriye’yi toparlama çabasıyla Arap Birliği’ne dahil olma girişimlerine rağmen Esad bu fırsatları hiç dikkate almadı. Kendisinin, Rusya ve İran’a bağımlı olduğunu belirtti.
Susan, Baas rejiminin insan hakları ihlallerine rağmen devlet çalışanlarının sustuğunu ve korku içinde kaldıklarını ifade etti. “Korku Cumhuriyeti’nde kimse sesini çıkaramıyor,” şeklinde konuştu.
Sednaya Hapishanesi’nin Korkunç Gerçekleri
Susan, başkent Şam’a 30 km mesafedeki Sednaya Hapishanesi’ndeki şartların “dehşet verici” olduğunu belirtti. Ayrıca, orada işlenen suçların acı verici olduğunu ve tüm dünya için şok edici görüntülerin ortaya çıktığını ifade etti. “Esad, iktidarı elinde tutmak için Suriye’nin tüm enerjisini suç işlemeye adadı,” dedi.
Ayrıca, Suriye’nin Rusya Büyükelçisi Beşar el-Caferi, Esad’ın kaçışını “utanç verici” olarak nitelendirerek, bu durumun yapılacak reformların zorunluluğunu ortaya koyduğunu söyledi. El-Caferi, “Yozlaşmış sistemin birkaç gün içinde çökmesi, hem toplumda hem de orduda popülerlik kazanmadığını gösteriyor,” ifadelerini kullandı. Suriye’nin güvenliği için birlik ve işbirliği çağrısında bulunan el-Caferi, barışçıl bir değişimin umutlarını dile getirdi.












