Biden, “İsrail’in, Filistin meselesine daha geniş bir perspektiften bakması gerekiyor,” diyerek, uzun vadede kendi güvenliğini sağlamak için Filistinlerin endişelerini dikkate almanın zorunlu olduğunu vurguladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan “dostum” olarak bahseden Biden, Netanyahu’ya, “Filistinliler adını verdiğimiz büyük topluluğun meşru endişelerine bir çözüm bulması gerektiğini sürekli hatırlatıyorum,” diye ekledi. Biden, Netanyahu’nun 7 Ekim saldırıları sonrasındaki bir görüşmesinde, “Bibi, bu insanların üzerine hedef gözetmeden hava bombardımanı düzenleyemezsin,” dediğini aktardı. Netanyahu’nun buna yanıt olarak, “Siz de yaptınız,” dediğini sözlerine ekledi.
Biden, Netanyahu’nun en “aşırı sağcı” kabinelerden birine başkanlık ettiğini ve bu durumun iç politikadaki hassas dengeler nedeniyle ateşkes gibi kritik kararları almasını zorlaştırdığını belirtti. Orta Doğu’daki kaos ortamında bölgesel savaş riskini azaltmanın da mümkün olmadığını vurguladı. Biden, bu nedenle hem İsrail’e güçlü destek verdiklerini hem de çatışmaların durması için çaba sarf ettiklerini ifade etti.
İran ve Putin ile İlgili Değerlendirmeler
Biden, İran ile Hizbullah’ın önceki döneme göre zayıfladığını, bunun ise İsrail’in güvenliği açısından önemli bir gelişme olduğunu söyledi. Ayrıca, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna savaşında amacına ulaşamadığını belirterek, “Putin, Avrupa’nın Finlandiya’laşmasını umuyordu, ancak Finlandiya’nın NATO’laşmasını gördü,” dedi.
Biden, hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın savaşta büyük asker kayıpları yaşadığını, Putin’in “çaresiz kaldığı” için Kuzey Kore’den asker getirmek durumunda kaldığını ifade etti.
Kiev ziyaretinde, Rusya’nın kendisini hedef alması konusunda endişelerinin olup olmadığına dair sorulan bir soruya Biden, “Putin’in bir Amerikan başkanını hedef alacağını düşünmemiştim, ancak Ruslarla birlikte çalışan radikal unsurların böyle bir şey deneyebileceğinden endişeliydim,” yanıtını verdi. Ancak, Ukrayna’ya destek vermek için ziyaret etmek istediğini kaydetti.












