Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 Şubat 2023 depremlerinde Adıyaman’ın Alitaşı Mahallesi’nde bulunan Kanarya Apartmanı’nın A ve B bloklarının yıkılmasıyla 36 kişinin yaşamını yitirdiği davaya ilişkin dikkat çekici bir tebliğname hazırladı. Başsavcılık, iki sanık hakkında verilen hapis cezalarının bozulmasını talep etti.
Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, fenni mesul ve proje müellifi Halil Bağcı “bilinçli taksir” suçundan 15 yıl, kooperatif üyesi Şemsettin Gürsoy ise “basit taksir” suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay’a taşındı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan tebliğnamede, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının metodolojik açıdan yetersiz olduğu, binanın yapısal özelliklerinin ve “deprem yorgunluğu” olgusunun bilimsel ve disiplinlerarası bir yaklaşımla incelenmediği vurgulandı. Bu haliyle eksik kovuşturmaya dayalı kararın hukuka aykırı olduğu savunuldu.
Tebliğnamede, Adıyaman’ın zemin yapısına ilişkin daha önce hazırlanan İl Afet Risk Azaltma Planı’nda bölgenin zayıf zemin özelliklerine sahip olduğuna dikkat çekilirken, 2020 Elazığ-Sivrice depremi ile uluslararası örnekler üzerinden karşılaştırmalar yapıldı. Rusya’nın Kamçatka Yarımadası’ndaki 8,8 büyüklüğündeki depremde can kaybı yaşanmamasına atıf yapılarak, yapılaşma biçiminin afetlerde belirleyici rol oynadığı vurgulandı.
Başsavcılık, Kanarya Apartmanı’nın inşa edildiği 1993 yılından yıkıldığı tarihe kadar geçen sürede, yapıya proje dışı müdahaleler yapılıp yapılmadığının yeterince araştırılmadığını belirtti. Kaçak kat, tesisat müdahaleleri, çatıya eklenen güneş panelleri ve su depoları gibi unsurların taşıyıcı sisteme etkilerinin incelenmediğine dikkat çekildi.
Ayrıca yalnızca inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyetinin, beton kalitesi, donatı çeliğinin durumu, kolon-kiriş birleşimleri, kısa kolon etkisi ve dönemin yapı denetim anlayışı gibi kritik başlıklarda ayrıntılı teknik analiz yapmadığı ifade edildi. Tebliğnamede, dosyanın jeoloji, inşaat, malzeme ve yapı mühendisliği gibi alanlardan oluşacak multidisipliner bir bilirkişi heyetine verilmesi gerektiği vurgulandı.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, eksik delillere ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak verilen mahkûmiyet kararlarının bozulmasını talep ederken, dosyayla ilgili nihai kararı Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin vereceği bildirildi.












