Pazar, Nisan 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Forum

Kadın özgürlüğünün dönüm noktaları

Sonhaber by Sonhaber
10/03/2020
in Forum, Türkiye
A A
0
Kadın özgürlüğünün dönüm noktaları
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Kadınların tarih boyunca sürdürdükleri özgürlük mücadelelerinin çok çeşitli biçimleri, yolları, boyutları ve araçları oldu.

Kadınların tarihteki ilk büyük özgürlüklerini, ilk insan topluluklarının  ortaya çıkmasından itibaren görülen ensest tabusunun oluşmasıyla elde ettiğini söyleyebiliriz. Gerçekte ensest tabusu, sadece kadınların değil insanlığın toplumsal varlığını sürdürebilmesinin de bir koşulu oldu. Kadınlar bu tabu sayesinde ilk kez bir kimlik oluşturabilme ve böylece özgürlük alanı elde etme imkanına kavuştular.

Doğum kontrol yöntemlerinin bilinmediği bir çağda, doğum yapabilecek yaştaki kadınlar zamanlarının önemli bir bölümünü hamile olarak veya bebek emzirerek geçiriyorlardı. Bu fizyolojik farklılıkları onları erkeklerle, o koşullarda kaçınılması çok zor olan ve günümüze kadar azalsa da devam eden bazı edilgen iş bölümlerine götürdü.

Gebelikten korunma hakkı, kadınların özgürlüklerine giden yollarında elde ettikleri en önemli haklarından biridir. Bu hak kadınlara kendi bedenine ve iradesine sahip bir birey özelliği kazandırarak onlara özgürlük alanı açıyordu. Dolayısıyla doğum kontrolü, aynı zamanda erkeklerin kadınlar üzerindeki egemenliğini zayıflatmaya yönelmiş doğrudan bir tehdit niteliğindeydi. Birçok toplumda doğum kontrolünün kabul edilmemesinin temel nedeni de buydu.

Kadınlar istemedikleri gebeliklerden korunmayı mücadeleleriyle sağladılar. Modern doğum kontrol araçlarının geliştirilmesiyle de etkili bir imkana fiilen kavuştular. Böylece cinsellik ve çocuk doğurma birbirinden ayrılmış oldu. Bu gelişmeler kadın erkek ilişkilerini derinden etkiledi. Bu iki gelişme kadın özgürlüğü tarihinin toplumsal ve tıbbi iki büyük aşamasıdır.

Kadını ikincil cins olarak gören anlayış dini öğretilerin de temel dogmalarından biridir. Protestanlık mezhebinin doğuşu Batılı kadınlara kısmen de olsa bir özgürlük nefesi aldırtmıştır. Calvin, günah çıkartma sistemini kaldırtmıştı. Protestan mezhebi Tanrı ile insan arasında aracı bir dini otoriteyi gereksiz kılıyordu. Bu yenilik kadınların dini bilgileri ve öğretileri, bir dini otoritenin aracılığına gerek kalmaksızın öğrenmesini sağladı. Böylece kadınların okuma yazma öğrenmesinin, eğitim görmesinin ve kültürel bakımdan gelişmesinin önünü açtı.

Kadınların eğitim görme haklarını Avrupa’da 19. yüzyılda resmi olarak elde etmeleri, onların özgürlüğe giden yollarındaki en büyük kazanımlarından biri olmuştur. Fakat bu doğrultudaki gelişmeler de çok yavaş ve sancılı oldu. Fransa’da kız öğrenciler bakalorya sınavına 1905 yılında girebildiler. Erkeklerle aynı sınava girebilmeleri ise ancak 1924 yılında gerçekleşebildi [1].

Kadınları özgürlükten mahrum etmenin iki temel yolu, onları ev içine ve ev hizmetlerine mahkum etmek ve bilgiden yoksun bırakmaktır. Bu iki kısıtlılığı sürdürmenin başlıca aracı da öncelikle kadınları, kendilerinin erkeklerden doğal olarak daha aşağı seviyede olduklarına inandırmaktı. Eğer kadınların eğitim görmelerine ihtiyaç yoksa bunun nedeni, onların akıldan, soyutlama ve muhakeme yeteneklerinden büyük ölçüde yoksun olmalarıydı.

Kadınlara yönelik bu büyük tarihsel aşağılama, günümüzde de birçok ülkede önemli ölçüde sürüyor. Fakat 17. yüzyıldan başlayarak kadınlar bilimsel çalışmalara katıldılar ve bu alanda önemli başarılar elde ettiler. Böylece entelektüel kapasite bakımından erkeklerden aşağı olmadıklarını ispatladılar. Bu başarıyı zirve noktasına taşıyan Marie Curie’nin ve Lisa Meitner’ın adlarını burada özellikle anmamız gerekir. Bu olgu, kadın özgürlüğünün gelişmesindeki çok önemli diğer bir dönüm noktasını oluşturur. Çünkü  entelektüel başarılarıyla kadınlar toplumsal yaşamda ve hak mücadelelerinde sadece kendilerine güven kazanmakla kalmadılar, fakat aynı zamanda kadınları erkeklere hizmetle görevli ve entelektüel kapasiteden yoksun ikincil cins olarak gören erkek egemen bakış açısını da zayıflattılar. Kadınların bilimlerdeki ve sanatlardaki yüksek başarıları olmasaydı, ikincil cins dogmasının yıkılması imkansız olurdu [2].

Teknolojik gelişmelerin de kadın özgürlüğünün temellerinin güçlenmesinde önemli bir rol oynadığını belirtmemiz gerekir. Elektriğin pratik yaşama girmesi, kadınların ev içi hizmetlerinin ve bilgiye ulaşmalarının kolaylaşmasını sağladı. Özellikle çamaşır makinesinin kullanılması, kadınların kendilerine zaman ayırmasına imkan sağlayarak özgürlükleri için önemli bir maddi temel yarattı. Radyo yayınları da kadınların bilgi ve hayal dünyasını genişletti.

Öte yandan genetik biliminin gelişmesi ve böylece üreme ve kalıtım mekanizmalarının bilimsel olarak açıklanması, kadının üremedeki rolüne ilişkin bazı haksız anlayışların (örneğin erkek çocuk doğurmamasının kadının “eksikliği” olduğu düşüncesinin) çürütülmesini sağladı. Bu gelişme, kadınların sık olarak yaşadıkları bir eziklik düşüncesinden kurtulmalarını imkân verdi.

Kadın özgürlüklerinin elde edilmesinin önemli bir boyutu da elbette kadınların temel ve eşit insan haklarını elde etmek için yürüttükleri siyasi mücadelelerdir. Bu mücadele Fransız devrimiyle önem kazandı ve kadınlar özgürlükleri için ideolojik ve siyasi çalışmalar yapmaya başladılar.

Fransız düşünürü Condorcet devrimde kadınların özgürlüğünü savunmuştu. Condorcet 1790 yılında kaleme aldığı, Kadınlara Yurttaşlık Hakkı Verilmesi Üzerine [3] adlı denemesinde, kadınların doğuştan gelen yetersizlikleriyle ilgili bütün iddiaları reddediyordu. Oyun yazarı Olympe de Gouges da, bir kadın aktivist olarak 1791 yılında “Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirisi”  başlığıyla kadınların özgürlüğü için 17 maddelik bir manifesto yayınladı. “Kadına giyotine gitme hakkı tanınıyorsa, kürsüye çıkma hakkı da tanınmalıdır” ünlü sözü ona aittir. Bu bildiri İngiltere’de de etkili oldu ve 1792’de Mary Wollstonecraft, Kadın Haklarının Bir Savunusu adlı kitabı yayınladı. Wollstonecraft eserinde, kadınların yalnızca erkekleri hoşnut etmek için yaratıldıkları düşüncesine karşı çıkıyor, kadının eğitimde, iş hayatında ve siyasette erkeklerle bir görülmesini ve aynı ahlak ölçütleriyle yargılanmasını istiyordu.

Daha sonraki yıllarda da kadınların siyasi haklar ve oy hakkı elde etme mücadelesi yaygınlaşarak sürdü. Ulusal seçimlerde ilk defa kadınlar 1893 yılında Yeni Zelanda’da oy kullandılar.

1952 yılında Kadınların Siyasal Hakları Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler Kongresi’nde kabul edildi ve 1954’te de yürürlüğe girdi. Bu sözleşmede kadınların bütün seçimlerde erkeklerle eşit koşullar altında oy kullanma, seçilme ve kamu hizmetlerine girme hakları düzenlenmiştir.

Kadınlar özgürlük yolundaki büyük yürüyüşlerini sürdürüyorlar. Bu yürüyüşün kesin zaferle sonuçlanması için erkek egemen kültürün toplumdaki etkisinin yok edilmesi ve kadınların bedenlerine sahip çıkma ve her konuda iradelerini kullanma özgürlüklerini tam olarak kazanmaları gerekmektedir.

Kadınların özgürlük dereceleri, toplumların da genel özgürlük düzeyini gösterir.

Osman Bahadır

Notlar/Kaynaklar:

[1] Nicole Bacharan (ed.); Kadınların En Güzel Tarihi, Çev: Yonca Aşçı Dalar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 6. basım, s. 160, İstanbul  2019.
[2] Osman Bahadır; Bilimde Öncü Kadınlar, Cumhuriyet Kitapları, s. 124-125, İstanbul 2013.
[3]  On the admission of women to the rights of citizenship, https://oll.libertyfund.org/titles/condorcet-on-the-admission-of-women-to-the-rights-of-citizenship 

 

Tags: 8 MartKadin haklari
Previous Post

TUTUKLANAN BARIŞ PEHLIVAN’DAN GARDIYAN IÇIN SUÇ DUYURUSU: “Ben devletim” deyip şiddet uyguladı

Next Post

Petrol fiyatları neden şimdi düşüyor?

Sonhaber

Sonhaber

Yazarın Diğer Yazıları

8 Mart’ta Türkiye genelinde etkinlikler: Kadınlar “eşitlik ve özgürlük” için meydanlarda
Kadın

8 Mart’ta Türkiye genelinde etkinlikler: Kadınlar “eşitlik ve özgürlük” için meydanlarda

08/03/2026
Meclis’te başörtüsü gerilimi: “Eşitlik başörtüsüyle mi ölçülür?” tartışması
Kadın

Meclis’te başörtüsü gerilimi: “Eşitlik başörtüsüyle mi ölçülür?” tartışması

15/11/2025
Kadın derneklerinden Yargı Reformuna tepki: “Mücadeleye devam edeceğiz”
Kadın

Kadın derneklerinden Yargı Reformuna tepki: “Mücadeleye devam edeceğiz”

28/01/2025
Yaşını Gösteren Kadınlar
Kadın

Yaşını Gösteren Kadınlar

08/03/2024
İzmir Kadın Platformu’ndan 8 Mart çağrısı: Eşit, özgür bir yaşamı birlikte kazanacağız
Kadın

İzmir Kadın Platformu’ndan 8 Mart çağrısı: Eşit, özgür bir yaşamı birlikte kazanacağız

06/03/2024
SARIYERLİ KADINLARLA BİR 8 MART SÖYLEŞİSİ…[1]
Kadın

SARIYERLİ KADINLARLA BİR 8 MART SÖYLEŞİSİ…[1]

13/03/2023
Next Post
Petrol fiyatları neden şimdi düşüyor?

Petrol fiyatları neden şimdi düşüyor?

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Mansur Yavaş hakkında yeni soruşturma iddiası: “İstasyon Caddesi Projesi” gündemde

Mansur Yavaş hakkında yeni soruşturma iddiası: “İstasyon Caddesi Projesi” gündemde

by Sonhaber
19/04/2026
0

Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş ve 11 kişi hakkında yeni bir soruşturma izni verildiği iddia edildi. Sabah Gazetesi’nin haberine...

Trump’tan UFO hamlesi: “Gizli belgeler çok yakında açıklanacak”

Trump’tan UFO hamlesi: “Gizli belgeler çok yakında açıklanacak”

by Sonhaber
19/04/2026
0

Donald Trump, hükümetin elindeki tanımlanamayan hava olaylarına (UFO/UAP) ilişkin belgelerin yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Açıklama, uzun süredir tartışılan gizli...

Ankara’da “Yaşam Nöbeti” sona erdi: Eğitimcilerden ülke geneline eylem çağrısı

Ankara’da “Yaşam Nöbeti” sona erdi: Eğitimcilerden ülke geneline eylem çağrısı

by Sonhaber
19/04/2026
0

Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde eğitimciler tarafından başlatılan “Yaşam Nöbeti” dört günün ardından sona erdi. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul...

Maraş’taki okul katliamı sonrası ilk istifa: İl Milli Eğitim Müdürü görevden ayrıldı

Maraş’taki okul katliamı sonrası ilk istifa: İl Milli Eğitim Müdürü görevden ayrıldı

by Sonhaber
19/04/2026
0

Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve 9 kişinin yaşamını yitirdiği okul saldırısının ardından İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevinden istifa etti....

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik