CDU/CSU ve SPD temsilcileri, savunma ve altyapıya yönelik yatırım için milyarlarca dolarlık kredi sağlanacağını belirtti. Yeni koalisyon hükümetinin kurulması beklenen partiler, 10 yıl boyunca altyapı harcamaları için 500 milyar euroluk bir fon oluşturacak. Ayrıca, 2009 yılında yürürlüğe giren borç freninin belirli savunma harcamaları için gevşetilmesi konusunda da uzlaşmaya varıldı.
Merz: “Avrupa’nın Savunması Güçlendirilmelidir”
Alman Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz, anlaşmayı duyurduğu basın toplantısında, Avrupa’nın savunmasının güçlendirilmesine vurgu yaptı. Merz, “Tehditler karşısında ne gerekiyorsa yapmalıyız. Kıtada özgürlüğümüz ve barışımız için gerekli olan her şeyi savunmalıyız,” dedi.
Merz; GSYH’nin yüzde 1’ini aşan savunma harcamalarının borç freninden muaf tutulacağını ve böylece yaklaşık 45 milyar euroluk harcamanın bu kapsamda olacağını belirtti. CDU/CSU ve SPD meclis grubunun, borç freninin gevşetilmesi konusunda gelecek hafta Federal Meclis’e anayasa değişikliği önergesi sunacağı bildirildi.
Almanya’da kurulacak yeni hükümetin, zorlu bir ekonomik gündemle karşılayacağı tahmin ediliyor. Ülkenin ekonomisi, 2024’te bir önceki yıla göre yüzde 0,2 küçülecek. Bu durum, artan rekabet ve yapısal sorunlarla birleşince, Almanya ekonomisinin üst üste iki yıl resesyon yaşamasına yol açtı.
Yeni hükümetin öncelikleri arasında borç freninin istikrarlı bir şekilde yeniden düzenlenmesi, ulaşım altyapısının yenilenmesi ve kamu yönetiminin dijitalleştirilmesi bulunuyor. Ayrıca, enerji dönüşümü ve artan kiralar gibi meseleler de hükümetin gündeminde yer alıyor.
Avrupa’da Tarihi Bir Değişim
ING Küresel Araştırma Başkanı Carsten Brzeski, CDU/CSU ve SPD’nin bu önemli finansman konularında uzlaşmasının, Alman siyasetinde önemli bir değişim göstergesi olduğunu belirtti. Brzeski, altyapı fonu ve borç frenindeki değişikliklerin Alman ekonomisine uzun vadeli faydalar sağlayacağını ifade etti.
Sonuç olarak, Almanya yeni hükümetiyle birlikte bir mali paket açıklayarak tarihi bir hamle yapma fırsatı yakalamış durumda. Brzeski, bu durumun Almanya’nın ekonomik geleceği için umut ışığı olduğunu belirtiyor.












