Artan Enerji fiyatları ve Avrupa Birliği

Doğalgaz fiyatlarının hızla artması karşısında Slovenya’da yapılan AB zirvesinde doğalgazın birlikte satın alınması ve Avrupa elektrik piyasasına yeni kurallar getirilmesi gibi konular da gündeme geldi. Avrupa basını zamanın daraldığını, önümüzdeki kış çoğu tüketicinin ısınma giderlerini ödeyemeyeceğini dile getiriyor.

Enerji bağımsızlığı olmadan bağımsız olunmaz
Enerji tedariği bağımsızlığı, Avrupa için merkezi bir konu, diyor Jutarnji list:

“AB’nin siyasette, savunmada ve güvenlik teknolojilerinde başkalarına daha az bağımlı olmak için stratejik özerkliğin tartışıldığı bir dönemde AB içinde birçokları, enerjide kapsamlı bir bağımsızlık güvence altına alınmadığı sürece her şeyin nafile olduğunu söylüyor. AB’nin son yıllarda bu yönde gösterdiği bütün çabalara rağmen başta Rusya ve Ortadoğu olmak üzere dış faktörlere bağımlılık hala çok yüksek.”

Ortak bir Avrupa girişimi zor
Corriere della Sera, ekim sonundaki Avrupa Konseyi toplantısında AB’nin ortak bir çözüm bulacağına inanmıyor:

“Fransa, İspanya, Yunanistan, Çekya ve Romanya’nın yer aldığı bir grup ülke Avrupa Komisyonu’na hızla tepki göstermesi ve enerji piyasasında reformdan ortak doğal gaz alımı ve depolanmasına kadar bir dizi ortak çözüm bulması konusunda baskı yapıyor. Çok sayıda AB ülkesinden çevre bakanlarının dünkü toplantısında kuzey ülkelerinin yanı sıra Almanya, Belçika ve Hollanda’nın da daha temkinli olduğu anlaşıldı. Alman bakan Svenja Schulze, hükümetinin serbest pazara müdahale konusunda tereddütleri olduğunu belirtti.”

Nükleer enerji şeytanlaştırılmamalı
Iltalehti’nin yorumu:

“Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğine yatırım şart. Ama bir taraftan da AB’nin daha uzun yıllar nükleer enerjiye ihtiyacı var. Vatandaşın cebine yük olmadan iklim için alınacak önlemler ancak bu şekilde uygulanabilir. Şu anda Avrupa’da elektriğin dörtte biri ve karbondioksitsiz elektriğin neredeyse yarısı nükleer enerjiyle üretiliyor. Ancak nükleer enerjinin ilerde siyasi nedenlerle aforoz edilmesi ve bu enerjiye yatırım yapılmaması riski büyük. … AB’nin, ideolojik nedenlerle yaratacağı sistemin vatandaşın elektrik faturasını ve emisyonların yanı sıra siyasi istikrarsızlığı artırmaması konusunda dikkatli olması gerekir.”

Bulgaristan iyi bir örnek
in.gr internet portalı, Atina aile bütçelerini ve şirketleri ödeyemeyecekleri faturalardan korumak için Sofya’yı örnek almalı, diyor:

“Aileler için ısınma yardımı bir çözüm olabilir. Yardım koşulları yeniden düzenlenirse orta gelirli bir Yunan ailesi için büyük bir rahatlama olur. Ama asıl mesele, artan enerji maliyetlerini tüketiciye yansıtmamaları için şirketlere nasıl yardım edileceği. Bunu düşünen ülkeler var şu anda. Son olarak Bulgaristan’ın geçici hükümeti yüksek elektrik fiyatlarını düşürebilmek için şirketlere 330 milyon avroluk bir sübvansiyon önerdi.”

Tüketici yeşil dönüşümü de finanse etmek zorunda
Kirli enerji fiyatları bilinçli olarak artırılıyor, diyen De Standaard, Belçika hükümetinin halen planladığı gibi, konutların yükünü hafifletilirken dikkatli olması gerektiğini ekliyor:

“Dünya, yeşil enerjinin rekabet gücünü artırmak ve karbondioksit salımını azaltmak için fosil yakıt fiyatlarının artmasına karar verdi. … Ama sorulması gereken soru şu şimdi: [Enerji vergisine ek olarak toplanan] paranın vatandaşlara geri dönmesi ne kadar mantıklı? Daha tutumlu ve daha yeşil bir tüketime destek olarak daha iyi ve daha ekonomik kullanım daha anlamlı değil mi? AB ülkelerinde Yeşil Mutabakatın gösterdiği yol da bu zaten: Fosil yakıtlardan alınan verginin yeşil enerjiye kullanılması.”

İklim korumanın karşısında engel
Novi list’e göre gemi azıya almış doğalgaz fiyatları iklim hedeflerini tehdit ediyor:

“Çin’de enerji tüketiminin ansızın üretimi belirgin bir şekilde aşmasıyla hükümet, hem endüstri sektörünün hem de meskenlerin küçük bir kısmının elektriğini kesmeye başladı. Pekin yönetimi enerji tedarikçilerine, bedeli ne olursa olsun kış ayları için yeterli enerjiyi üretmeleri talimatını verdi. Çin, dünyanın en büyük tüketicisi olduğu için doğalgaz, kömür ve petrol fiyatları dünya çapında önümüzdeki haftalarda da artmaya devam edecektir. Buna ilave olarak Asya ve Avrupa’daki büyük tüketiciler, yüksek doğalgaz fiyatları nedeniyle petrole geçiyor ve kömürle çalışan termik santrallerini devreye sokuyor. Bu durum kısa vadede temiz enerjilere geçmek isteyen devletlerin planlarını bozduğu gibi Glasgow’da yapılacak iklim konferansının başarısını da engelleyebilir.”

Nükleer enerjinin reddi gözden geçirilmeli
De Volkskrant, dünyanın ölümcül bir bağımlılık halinde olmasından şikayetçi:

“Fosil yakıtlar, çarpık rejimleri hayatta tutmaya yarıyor. Yarattıkları iklim krizi, anlaşılan siyasetçilerin elini kolunu bağlıyor. Bu yakıt yıkıcı bir yarışa neden oldu. … Batılı devletler en istikrarlı enerji kaynağı olan nükleer santralleri kapattı ya da nükleer enerjinin olası tehlikelerine işaret ederek yenilerinin inşasına karşı çıkıyor. Fosil yakıtların yarattığı somut hasar, ehveni şer olarak görülüyor. Sayısız enerji krizlerinin bu sonuncusunun yaşandığı şu günlerde bu riskleri tekrar gözden geçirmek gerekip gerekmediği tartışılmalı.”

Rusya, ABD ve Cezayir’e bağlıyız
İspanya’da doğalgaz tedariki birçok farklı cephede tıkanıp kalmış durumda, diyor El Economista:

“Buradaki sorunlardan biri de [ABD’den Avrupa’ya metan gazı taşıyan] gemilerin Japonya ve Çin gibi Asya’nın büyük ekonomilerinin sergilediği stoklama siyaseti nedeniyle şu sıralar son derece gözde olmaları. … Bunun sonucunda daha az sayıda ABD tankeri İspanyol limanlarına varacak, İspanya’nın bu rotalar üzerinden ithalatı üçte bir oranında gerileyecektir. Bu dikkate değer bir miktar ve tam da bir fırtınanın yaşandığı döneme denk geliyor: Mağrip doğalgaz boru hattı, Cezayir ile Fas arasındaki anlaşmazlık nedeniyle kapatılıyor ve Rusya, Ukrayna üzerinden Avrupa’ya daha fazla doğalgaz sevkiyatı yapmayı reddediyor. … Bunun İspanya’da darboğazlara sebep olup olmayacağı henüz belli değil.”

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x