Atanamayan öğretmenler 81 ilde eylem yaptı

Atanamayan öğretmenler eş zamanlı eylem yaptı. İstanbul Beyazıt’taki eylemde “Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ‘Bakan değil gören olacağım’ demişti. Bizi beş aydır görmüyor. Bizi gören yok” denildi.

Türkiye genelinde 40 ilde atanamayan öğretmenler eş zamanlı eylem yaptı. Geri kalan 81 ilde ise seslerini duyurmak için eylem yapmak isteyen eğitimcilere bugün izin vermediği için açıklamalarını farklı günlerde yapacak.

İstanbul’da da atanamayan öğretmenler Beyazıt Meydanı’nda bir araya geldi. Basın açıklamasını atanamayan bir fen lisesi öğretmeni okudu.

“2020’de öğretmenlik için 432 bin 753 kişi başvurdu”

“Bizler hayatlarını eğitime adamış ve geriye kalan hayatlarını yine eğitimden yana kullanmaya gönüllü eğitim neferleriyiz. Bu uğurda canla başla mücadele eden ve atama bekleyen biz öğretmenlerin temennisi; sesimize kulak verilmesi, umudumuza ışık olunması ve buna bağlı olarak mezun olmuş ve mezun olacak öğretmenlerimizin hem kendi hem de ülkenin yarınlarına daha umutlu bakabilmelerine yardımcı olunmasıdır.
Milli Eğitim Bakanlığınca düzenlenen ve kadrolu olarak öğretmenlik yapmak isteyen tüm adayların girmesi gereken 2020 Eğitim Bilimleri sınavına 432 bin 753 kişi başvurmuştur. Her yıl çığ gibi artarak büyümeye devam eden ataması yapılmayan öğretmen sayısındaki artış son derece dikkat çekici bir hal almıştır. Gelecek yıllarda işin içinden çıkılamaz bir hâl almaması adına 2020 KPSS sınavı ile yapılan 20 bin atamaya ek olarak 40 bin atama daha yapılmasını istiyoruz.

İki yıl geçerli olan 2018 ve 2019 KPSS sınavları ile alınan öğretmen sayısı 40’ar bindir. Fakat tek yıl geçerli olan 2020 KPSS sınavı ile alınan öğretmen sayısı sadece 20 bindir. Bu atama sayısı biz 2020 KPSS sınavına girmiş öğretmen adaylarına büyük bir mağduriyet yaşatmaktadır.
Pandemi sebebiyle kronik hasta olan 62 bin öğretmen, 2 Mart 2021 tarihinde başlayan yüz yüze eğitimde görev yapamamaktadırlar.
2020 yılında 18 bine yakın öğretmenimiz emekliye ayrılmıştır. Yapılan 20 bin atama sadece emekliye ayrılan öğretmenlerimizin yerini doldurabilmiştir. Yalnızca İstanbul’da net öğretmen ihtiyacı 28 bindir ve buna ek olarak liyakatsiz şekilde çalışan ücretli öğretmen sayısı 21 bindir. İstanbul’da dahi 49 bin açık varken Türkiye geneline verilen 20 bin gibi küçük bir atama sayısı eğitimde derde deva olmamış ve bizler gibi yüzbinlerce atama bekleyen öğretmenleri umutsuzluğa sürüklemiştir.”

“Ücretli öğretmen sayısı 81 bini bulmuştur”

Atama bekleyen yüz binlerce öğretmen varken ücretli öğretmen sayısının 81 bini bulduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“81 bin ücretli öğretmenin, 57 bini eğitim fakültesi mezunu dahi değildir. Ücretli öğretmenlik garabeti hem biz atama bekleyen öğretmenlere yapılan bir haksızlık hem de Türkiye Eğitim Sistemine vurulmuş bir baltadır. Alakasız bölümlere alakasız branşların yerleştirilmesi ile eğitim adına günden güne korkutucu bir tablo çizmeye devam eden ücretli öğretmenlik; hem öğretmenlerin branşlarına hem öğretmenlerin eğitim hayatları boyunca verdikleri emeklere hem de Türkiye Eğitim Sistemine yapılmış ve ivedilikle dönülmesi gereken büyük bir yanlıştır.

“Öğretmen değil öğretmen adayı olarak anılmamız bizi derinden üzmektedir”

Atamamız yapılmadığı için öğretmen değil öğretmen adayı olarak anılmamız bizi derinden üzmektedir. Oysa hepimiz diplomamızı almaya hak kazandığımız gün ücretli, kadrolu, sözleşmeli, veya ataması yapılmayan şeklinde ayrım yapılmaksızın öğretmen olarak anılmaya hak kazandık. Öğretmen olmak devletin bir kurumuna atanmak demek değildir. Tüm öğretmenlerimiz genç dimağlara rehber olmak ve eğitim vermek için
diplomasını aldığı gün zaten adaylık statüsünden çıkmıştır.

“Sayıştay raporuna göre ülke genelinde 138 bin 393 öğretmen bulunmaktadır”

En son yayınlanan Sayıştay Raporu verilerine göre, ülke genelinde ihtiyaç duyulan 138 bin 393 öğretmen açığı bulunmaktadır.  Bakanımız Ziya Selçuk’un 5 Ekim’de yaptığı konuşmasında bahsettiği pandeminin devam etmesi halinde eğitimde ikili Sisteme geçilmesi ya da Sınıf Mevcutlarını Düşürme ile ilgili yapılan planlamalar ve bunlar için hazırlanan düzenlemeler de gösteriyor ki ilerleyen günlerde şuan var olan öğretmen ihtiyacı sayısı en az iki kat artacaktır. Bütün bu etkenler düşünüldüğünde 20 bine ek olarak 40 bin atama ile 60 bine tamamlanmış öğretmen ataması hem atama bekleyen öğretmenler için hem de Türkiye’nin Eğitim Sistemini daha aydınlık günlere ulaştırmak için atılmış büyük bir adım olacaktır.”

“Bakan sesimizi duyar gereğini yapar”

Atanamayan bir öğretmen, “2020 KPSS mağduriyetinin giderilmesini talep ediyoruz. Ben 82 puanla atanamayan bir tarih öğretmeniyim. Umarım bakan sesimizi duyar ve gereğini yaparlar” diye konuştu.

“Sosyal bilimler branşından sadece 155 öğretmen aldılar”

Atanamayan bir diğer öğretmen ise şunları dile getirdi:

“Sosyal bilgiler öğretmeniyim. Branşımızdan sadece 155 kişi aldılar. 81 puan aldım, 650’nci oldum 20 bin kişi arasından, fakat 155 kontenjanla atanamadım. Geçen sene bin 349 kişi atandı, kesin atanacağım gözüyle bakarken, kesinlikle atanamıyorum. Bu bizi çok üzdü. Özellikle sosyal bilgiler branşı çok düşürüldü. Bu ülkenin çocuklarının geleneğini, göreneğini, milli bilincini öğrenmeyi devam ettirmeye hakkı var. Çocuklarımızın gelenek-görenek, kültürlerini bilmeye hakkı var. Böyle yaparak biz çocuklarımızın milli bilincini, milli tarih bilincini yok etmeye çalışıyoruz herhalde. Kesinlikle sosyal bilgiler branşının kontenjanının yükseltilmesini talep ediyorum. Ve 81 puanla atanmak istiyorum. 20 bin atamayla atanamıyorum, ek 40 bin istiyoruz. Gerçekten artık ders de çalışamıyorum, psikolojim bozuk. 5 ay kaldı,5 ayda neye çalışacağım? 3 farklı sınava giriyoruz; Genel kültür, Genel yetenek, Eğitim bilimleri ve Alan bilgisi sınavlarına giriyoruz. Hangi birini halledeceğiz? Alan bilgisinde 16 ayrı ders var, hangisine çalışacağım hiç bilmiyorum. Bu mağduriyetlerimizin giderilmesini istiyorum.”

“Sınava mı giriyoruz yoksa sayısal loto mu oynuyoruz?”

Ataması yapılmayan bir Türkçe öğretmeni de, “Sınava 3’üncü girişimdi, bu sene olacak dedim kesin gözüyle baktığım için. Kitaplarımı bile dağıttım. İlk atamada olacağımı düşündüğüm için. Geçen sene ilk atamada, benim bölümümde bin 300 verildiği için, ben de kendimi ilk atamada düşündüm ve kitaplarımı dağıttım. Geçen sene 2 bin 600’ncü kişi benim bölümümden atanırken, ben bu sene bin 197 sıralama ile ne yazık ki atanamıyorum. Beni geçtim, Fransızca öğretmeni birinci oldu ama kontenjanı açılmamış, şaka gibi. Yani sınava mı giriyoruz yoksa sayısal loto mu oynuyoruz? Seneye kaçıncı olduğumda atanabilirim acaba? Sınava hazırlansam mı tekrar karar veremiyorum. Birinci olduğu halde atanamadı yani; Sınava gir, puanını al, paranı yatır ama atanama. Gerçekten çok garip. Ülkemizde ne yazık ki değer verilmiyor eğitime. Ben eğitime artık değer verilmesini istiyorum. Gerekli olan ek atamanında yapılmasını istiyorum. Ek 40 bin atama yapılmasını talep ediyorum. Umarım sesimizi duyarlar ve bize cevap verirler. Takvim neden bu kadar geç açıklandı? Madem 20 bin atama yapılacaktı neden bu kadar geç açıklandı? Büyük haksızlık, şuan tekrar sınavın başına geçsem dersleri bitiremem” ifadelerini kullandı.

“Aileme destek olmak için 5 sene satış danışmanlığı yaptım”

Açıklamayı okuyan fen lisesi öğretmeni 20 bin öğretmen ataması müjdesinin kendileri için “hezimet” olduğunu söyledi. Öğretmen şunları söyledi:

“Senelerce okul okuduk, ailelerimiz çok zor şartlarda okuttular ki bir çok öğretmen arkadaşımın da böyle. Ben kendi geçimimi ve aileme destek olmak için, 4.5-5 sene satış danışmanlığı yaptım. Bu üzücü bir durum, okulda öğrencilerimle olmam gerekirken. Yine hizmet sektöründeydim ama farklı kesimden farklı insanlara. Bu nasıl anlatılır bilmiyorum, kendimi gerçekten kötü hissediyorum. Bir çok öğretmen arkadaşım pazarda çalışıyor, satış danışmanlığı yapıyor, fabrikada çalışan vs. Vs. Bunlarla içli dışlı oldukça daha çok zaten etkileniyoruz ve ailelerimiz gerçekten çok fazla etkileniyor ve onlar bizden daha çok hayal kurarken, şuan çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. Bütün öğretmen arkadaşlarım, ataması yapılmayan 500bin öğretmen arkadaşımın hayalleri vardı. Onlarla beraber, onların da ailelerinin hayalleri vardı. Hayallerimiz yıkıldı, hayatlarımız yıkıldı. Önümüzü göremiyoruz. Sayın bakanımızın da dediği gibi, Ziya Selçuk’un söylediği gibi; Gençler önlerini görmek istiyorlar, hayat planı yapmak istiyorlar. Evlenmek istiyorlar. Ben onları anlıyorum dedi. ‘Bakan değil gören olacağım’ demişti, bizi 5 aydır hiçbir şekilde görmedi. Bizi gören yok.”

Kaynak: ANKA

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x