Evladını kargo paketi içinde karşılamak

Tarih: 10 Nisan 2020. Yer: Diyarbakır.

Tarih, bir ezberi daha Kürtlere hatmettirmek için bu sefer Diyarbakır’ın yolunu tuttu. Bir annenin kapısı çalındı ve anneye kargo paketindeki oğlu teslim edildi. Devletin sürreal çalışmalarından biri daha mı dersiniz? Bürokrasi anneden TC bilgilerini teyit ettirip imzasını aldıktan sonra alın size “Oğlunuzun bir adet cenazesi” diyerek arkasını dönüp gitti. Geride yanık böğürlü şaşkın bir anne ve yasa dışı birinin içinde olduğu yasal yoldan teslim edilmiş bir kargo paketi.

Bir eli yanağında ötekisi oğlunun cenazesinin konulduğu kargo paketinin üzerinde bir anne. Dalyan görünümlü, yerlere göklere sığdıramadığı yavrusu enine ve boyuna orta boyutta bir dikdörtgenin içine sığdırılmış. Oğlundan geriye kalan kemikleri fiyonklanmış bir paketin içinde adrese teslim edilmiş. Üzerinde yavrusunu hoplattığı dizlerinde şimdi yine yavrusu var ama şimdi bir iskelet yığınından ibaret. Kargo paketinin gölgesi duvara ve annenin boş bakışlarıysa yere vuruyor. Ne o paketteki iskeletler ne de o boş bakışların sahibi aynı kişiler değil. Etten kemikten ibaret bir varlık diyerek tarif edilen insanın gencinden biri, vicdan denilen aygıttan mahrum insanlarca kendi tarifinin dışında bırakılmış ve bir anneden hakkı olan yas esirgendi.

Diyarbakır’da bir anneye oğlunun cenazesi kargoyla gönderildi, çok şey gibi bu da unutulur sandılar ama unutulmuyor. Bir sürü katliama rağmen hayatta kalmayı unutmamaya borçlu olan Kürtler bir annenin yere çivilenen boş bakışlarında kilitledi hafızasını. İçinde yavrusunun hayaletini ve sızlayan kemiklerini taşıyan kargo paketini dizleri üzerinde tutan annenin ruhunda ikamet eden acı, sonsuza dek içinde barındırmakla cezalandırıldığı yası unutmak ne mümkün?

Bir anneyi gözyaşı dahi dökemeyecek denli ruhsuzlaştırıp devirmeyi başarmış bir düşmanlık örneği sergilendi. Düşmanlık annenin gözyaşını kötürümleştirip dünyayı kargo paketinin gölgesiyle karartıya hapsedecek denli güçlüydü.

O gün kargo paketinin gölgesi dünyanın duvarlarına vurdu ve o gölgede bir,  ruhunu vahşete ve ölüme satanlar serinledi. Vicdanı sızlayanlar ise o günü unutmamaya ant içerek bir tarafa çekildiler, gölgenin zerresini bile varlıklarına kondurmadan.

Zalimlerin taşırdığı ve cennet vadeden gölgelerin bir tuzak olduğunu bildiler ve cehennem ateşinin ışığında aydınlanmayı seçtiler. Çünkü her gün yeni bir gölgenin peyda olunduğu bu dünyada cehennem bilinenin aksine iyilerin ödülüdür. Gerçek cehennemse oğlunun cenazesi kargo paketiyle evine teslim edilen annenin yüzündeki derinleşen çizgiler ve asla silinmeyecek hüznüdür.

Zalimler annenin yüzüne hüznün konturlarını çizdi ve o hüzünle beslenen yüz çizgileri asla gitmeyecek. Ve kim ki o hüznü unutursa laf olsun diye değil gerçekten de kalbi kurusun ve o çizgiler ayaklarına dolansın!

Hatice Özhan

 

Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x