Uzun boylu, ince yapılı bir adam elinde market poşeti yolda yürüyor. Elinde mikrofonuyla yanına sokulan genç soruyor: “En büyük hayaliniz ne?”
Adam, bir an şaşırıyor. Gözleri, zihninin ekranında sağ üst köşeye kayıyor (Orası hayallerden sorumlu taraf.) En büyük hayalim… diye sesli düşünüyor. Düşünmeyi bitiriyor ama cümleyi tamamlayamıyor. Onun yerine, “Bir hayalim vardı ama unutmuşum.” diyor.
Sunucu gülmeye başlıyor: “Kurduğun hayali unuttun?..”
Adamın da yüzüne geniş bir gülümseme yayılıyor. “He valla! Kurmuştum bir tane, unuttum.”
Sunucu gülüyor, adam gülüyor, ben gülmüyorum.
Niye güleyim? Adam, kurduğu hayali unutmuş. Belki hayal kurmanın nasıl bir şey olduğunu bile tam bilmiyor. En çok da 22 bin liralık asgari ücrete ya da 15 bin lirayı bulmayan emekli maaşına talim edenler yitirdi hayallerini. Pembe panjurlu ev artık bir ışık yılı uzakta.
Hayal kuruyorum diyenlerin hayallerini dinleseniz onların da pek azı hayale benzer şeyler söyler. Çoğu; yaşanan gerçekliğin esaretinde, olabilirliği sürekli sorgulanan, ayakları illaki yere basan arzular. Bir ev, araba, çocuklara güzel bir gelecek ya da emeklilikte yaşanacak sakin bir köşedir arzulanan.
Yaz sıcakları bastırdı. En büyük hayal, tatile gidip güzelce dinlenmek bile olabilir. Tatil yapmak, hayal mi edilirmiş, demeyin. Hayal oldu ki bankalar, dar gelirliler (aslında fakirler) hayallerindeki üç günlük tatile gidilebilsinler diye yıl boyu ödenecek kredileri, cazip(!) ödeme seçenekleriyle sunmaya başladılar. Çocuğunuza hayalinizdeki geleceği sağlamak için de koşabilirsiniz bankalara. Onlara iyi bir gelecek sağlamanın bedeli öyle arttı ki kitap, kırtasiye masrafları için bile kredi vermeye başladılar. Böylece bir yandan borçlandırıp bir yandan en basit arzuları pardon hayalleri gerçekleştirme fırsatı(!) sunuyorlar. Daha ne? Süper ekonomi, süper gidişat…
Tüm bunlar bir yana, hayatın ezici gücüne rağmen hayallerinden vazgeçmeyip rengârenk, parlak hayaller kuranları görmezden gelemem. Bazıları öyle güçlü hayaller kurar ki içine çekilirsiniz o hayallerin. Coşar, gerçekleşsin diye dua edersiniz onlar adına. Sakın hayal kuranları engellemeye, heveslerini kırmaya kalkmayın. Bırakın diledikleri gibi kursunlar hayallerini. Varsın yere basmasın ayakları. Her şeyin mümkün olduğuna inananlar olmasa nasıl güzelleşir dünya?












