Çarşamba, Ağustos 19, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

HDP/YEŞİL SOL PARTİ LEKE ÇIKARMA YERİ DEĞİLDİR!

Naim Kandemir by Naim Kandemir
15/04/2023
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar, Politika, Türkiye, Yazarlar
A A
0
HDP/YEŞİL SOL PARTİ LEKE ÇIKARMA YERİ DEĞİLDİR!
0
SHARES
9
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Naim Kandemir

Son gelişmelere bakınca insan diyor ki hani bir musibet bin nasihatten iyiydi? Öyle değilmiş bazıları için ki ülkenin en kritik seçiminde belli ki seçim sonrası için henüz tam bilemediğimiz yeni bir projeksiyon yapıldığı anlaşılıyor. Şu mudur: iktidarı altın tepside sunduk, olmadı. O zaman iktidardan büyük ABD var! deyip el yükseltmek mi murat edilen?

Hem Kuzey Suriye’de şimdilik de olsa bu ortak iş tutuşun meyvelerini almıştık, acaba aynı meyveleri seçimlerden sonra burada da alabilir miyiz? 40 yılda 50 bin can kaybıyla ve iktidarı altın tepside sunmayla netice alamadık; eh o zaman bu sefer de el yükseltelim ve işin başındakine yönelelim!

Tespit buysa, ne lazım? Köprü! 75’lik, 80’lik olmaları hiç önemli değil! Yeter ki işimiz görülsün; hele bir köprüyü geçelim!

E, bu noktada diyenler var ki; kardeşim, parti bizim, istediğimizi vekil yaparız, size ne!

Bu tercihlerde bizim anlayamadığımız bir fayda vardır elbette… Akıl akıldan üstündür. Birileri bizim görmediğimiz faydayı vehmetmiştir. Ne de olsa politikanın bir muhasebe işi olduğunu duymuştuk bir zamanlar aynı cenahtan.

***

Çocukluğumuzdan başlayarak bilirdik; mahalle maçlarında bile şikecileri takıma almazdı kimse. Bir gazoza oynadığı takımını satanları çocuk aklımızla bilirdik ve gereğini yapardık.

Yaş ilerleyince veya politika yapar olunca çocukluktaki anlamlarından ileriye taşınıyor şikecilik… Adamlar halkı satmış muktedire ve 7.yüz yıl Vahhabiliğine. Onun borazanı, parçası olmuş, sonrasında işi bitince kullanılıp atılmışlar ve ancak böylelikle muktedirin kötülüğünü anlamışlar ve önceden sattığı saflarda yer arar olmuşlar ve birileri de almış bu zatları omuzlarına şampiyonluk turu atacaklar! Vah ki vah! Hem onlara, hem halka.

Bu ülkede şike yaptı diye bir kulüp başkanı bile- kumpasla da olsa-hapse atıldı ama gel gör ki siyasette üstelik sol cenahtaki bir partide şikeciler-üstelik maç değil sattıkları- omuzlara alınıyor.

***

Kuzey Suriye bir nevi laboratuar oldu. Kimileri stratejik derinlik deyip daha fazla derine dalıp vurgun yedi. Yıllardır yerinde duran Süleyman Şah Türbesi’ni bile gece karanlığında nakil etmek zorunda kaldılar birileriyle…

Kimileri de özgürlük mücadelesine yeni bir açılım getirip ABD ile el ele zaferler kazanıldı güya. Bu konuyla bağlantılı Türkiye’de en yüksek makamdan da iktidarı altın tepside sunduk siyasal İslam’a diyen oldu. Doğrudur; altın tepside sunuldu, bu toplum ve ülkenin dibine dinamit koyan siyasal İslam’a iktidar.

2010’daki referandumda da büyük cümleler kurarak referanduma katılımı %73’lere düşürüp hukuksuzluğun, adaletsizliğin boy atmasını sağladı özgürlük hareketinin legal partisi.

Geldik 2013’te Cumhuriyet tarihinin en kitlesel eylemi Gezi’ye. Ulusalcılar, Ergenekoncular… zırva laflarıyla kendi tabanlarını kitlesel olarak Gezi direnişçileriyle kucaklaştırmadılar.

Tüm bunların sonunda Suriye’de Esad her şeye rağmen başta kaldı ve siyasal İslam’a altın tepside iktidarı sunanlar ve yetmez ama evet diyerek iktidara peşkircilik yapanlar çok geçmeden, posaları çıkınca şutlandılar iktidar tarafından.

***

Bu noktada ittifak üyesi TİP’in kendi adına seçime girmesi gümbür gümbür eleştirildi bu cenahta. Şimdi akla gelmiyor değil; TİP’in belki de HDP/Yeşil Sol’un malum vasıflı gazetecilere yönelerek yeni bir rotaya gireceğini bildiğini düşünmek abes değil. TİP, bunu düşünmediyse bile en azından seçime kendi adıyla gireceği 53 seçim bölgesinde tabanına karşı sorumlu davranmış oldu.

Bu mevzuda TİP’in oyları bölerek ittifak blokuna 10 vekil daha az kazandırmaya sebep olacağı iddia edildi. Bu, muhtemelen doğru çıkabilir. Ama Cumhurbaşkanlığı kazanılıp da güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş sürecinde Meclisin pek önemli olmayacağı da aşikâr. Ancak 360 vekil sayısına ulaşmak önemli bazı sorunları/konuları referanduma götürmek için fakat az farkla iktidarı alan bir ittifak da iki de bir referanduma giderek meşruiyetini test ettirmez.

Ancak bu eleştirilerin bir nedeni de acaba, ’80 darbesinden sonra Türkiye sosyalist hareketini şeflerin işin kolayına kaçarak ve hele de birer promosyon vekillik alarak Kürt Hareketinin kontrolüne bırakmaları yıllarca sürdü, muhtemel bir kopuş mu rahatsız edecek bir yerleri? Eski şeflerin cesaret edemediğini şimdi TİP’in bu eyleme kalkışarak Türkiye sosyalist hareketinin makûs talihini değiştirmek için bir vesile olmayacağını kim söyleyebilir?

Vay efendim onlar Türkiye sosyalistlerine ufacık oy potansiyellerine rağmen vekillik verdiler, diyenler de var ya… Evet doğru da; al gülüm-ver gülüm! Bir parti kendi halkının seçmen sayısının yüzde otuzunun desteğini hâlâ alamamış ve Türkiyelileşmekten bahsedip batıda vitrine sosyalistler lazım değil miydi?

***

İnsan birileri gibi ince hesap ve derin projeksiyon yapamayınca deyiveriyor: ya kardeşim batıdan, Türkiyeli solculardan bula bula 80’lik ve şikeci iki gazeteciyi mi buldunuz? Bunların hikmeti nedir? Kürt ve Türkiyeli aydınların içinde kimse yok mu bunlar kadar muteber?

Hadi batıdan olsun, dedin. Tamam olsun. Sizlerden unvan beklemeden yıllarca sizin hareketinize omuz vermiş, hapis yatmış, KHK ile atılmış birçok insan var. Bunları bizden daha iyi biliyorsunuz. Onun içindir ki o arkadaşın sizden bir talebi olmadığı halde kendiniz teklif götürüp, vekillik evraklarını teslim alıp, sonra da aday yaptığınız bölgede o güne dek vekil çıkaramadığınız sıraya emrivaki yaparak yerleştiriyorsunuz ve ters tepti zaten… Bu hataların, emrivakilerin temelinde bilmediğimiz dış ilişkilerin ve bir elin mi belirleyiciliği var?

***

İktidar partisinin zaman zaman arabeskleşmesinden bahsettik hep. Bu, iktidarın ideolojisiyle de örtüşen bir tercihti. Peşinden sağ otoriter yönetimlerde sağ popülizmin geliştiği tespitleri yapıldı. Bir ülkede sağ popülizm olur da sol popülizm olmaz mı? Solun neyi eksik sağdan? Hem sol popülizm sol oportünizmden daha edepli bir söz! Geldiğimiz noktada yazımda anılan iki gazetecinin ceketlerini atıp kazanacakları sıralardan vekil adayları yapılmış olması sol popülizmin özgürlük hareketinin burçlarına çekileceğini gösteriyor.

Yine diyen çıkabilir o cenahtan: sosyalistler kusura bakmasın, bu fırsatı kaçıramazdık! Politikayla fırsatçılığı eşitlemek bir tercihtir. Tercih edenlere hayırlı olsun da; karanlığın suç ortaklarının, siyasal İslam’ın ön açıcılarının kendilerini temize çekmelerine payanda olmamalı bir hareket, hele de adı özgürlük hareketi ise. Bırakın lekeleriyle yaşasınlar. Bu yaptığınızla onların lekelerini örtemeyeceksiniz.

15.04.2023

 

Tags: @HDPgenelmerkezi.HDP@tipgenelmerkez@YesillerSol#naimkandemir#secim2023Cengiz ÇandarDemokrasiHasan CemalHDPKürt SorunuTIPYSP
Previous Post

DÜNYA BENİM ZİHNİMDE DÖNÜYOR

Next Post

Nevzat Kaya ile söyleşi 1. Bölüm (TÜRKÇE- LAZCA)

Naim Kandemir

Naim Kandemir

Naim Kandemir: 1961 Samsun doğumlu. A.Ü SBF mezunu. Yayınlanmış kitapları: - Görüşmek Üzere, şiir, Mayıs Yayınları, 1983 - Camın Buğusuna Yazılanlar, şiir, Kanguru Yayınları, 2009. - Bir Dakikalık Hikâyeler, Bencekitap Yayınları, 2011. - Benim Amarcord’um, anlatı, Notabene Yayınları, 2014. - Ömrümüzü Hayat Yaptığımız Yıllar, anlatı, Notabene Yayınları, 2015. - İnziva Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2017 - Hayat Üzerine Diyaloglar, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2018 - Bir Çocuğun Saflığıyla, öykü, Notabene Yayınları, 2018 - Motosikletle İtalya, gezi, Notabene Yayınları, 2019 - Umut Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2020 - Uçurtma Tamircisi, öykü, Notabene Yayınları,(hazırlanıyor) Ayrıca, senaryosunu yazdığı, 12 Eylül dönemini trajikomik bir hikâyeyle anlattığı Acayip adında bir sinema filmi projesi var. Cengiz Türüdü: 1959 Bulancak doğumlu. 1978 yılında A.Ü SBF’ne girdi. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra sıkıntılı bir süreç yaşadıktan sonra 2017 yılından itibaren kitaplarıyla aramıza döndü. Yayınlanmış kitapları: - İnziva Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2017 - Hayat Üzerine Diyaloglar, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2018 - Umut Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2020

Yazarın Diğer Yazıları

“Güçlü” bir ülke mi yoksa “mutlu” bir ülke mi?
Ekonomi

“Güçlü” bir ülke mi yoksa “mutlu” bir ülke mi?

25/07/2026
Savunma (!) Örgütü NATO Kimi Savunuyor?
Manşet Haberler

Savunma (!) Örgütü NATO Kimi Savunuyor?

15/07/2026
Aşırı merkeziyetçiliğin neden olduğu sorunlara “demokratik yerelleş(tir)me” çözümü
Manşet Haberler

Aşırı merkeziyetçiliğin neden olduğu sorunlara “demokratik yerelleş(tir)me” çözümü

22/06/2026
Bilerek ve isteyerek (2): Oyunun ikinci perdesi
Ekonomi

Bilerek ve isteyerek (2): Oyunun ikinci perdesi

22/05/2026
TİP’ten 1 Mayıs tepkisi: “43 partilimiz gözaltında, serbest bırakılsın”
Manşet Haberler

TİP’ten 1 Mayıs tepkisi: “43 partilimiz gözaltında, serbest bırakılsın”

01/05/2026
‘Barış Kurulu’ ve İran saldırısı: böyle başa böyle tarak!
Manşet Haberler

‘Barış Kurulu’ ve İran saldırısı: böyle başa böyle tarak!

02/03/2026
Next Post
Nevzat Kaya ile söyleşi 1. Bölüm (TÜRKÇE- LAZCA)

Nevzat Kaya ile söyleşi 1. Bölüm (TÜRKÇE- LAZCA)

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Cezalandırılan Kadın Bedeni, Cezasızlık ve Kadınların Hafızası

Cezalandırılan Kadın Bedeni, Cezasızlık ve Kadınların Hafızası

by Rabia Baldemir
18/08/2026
0

Paula Maier’in anlattığı cinsel saldırıyı yalnızca gözaltında gerçekleşmiş bireysel bir saldırı olarak ele almak, yaşananın politik niteliğini eksiltir. Burada bir...

ABD-İran hattında ateşkes çıkmazı: Tahran’dan “tam saldırı” tehdidi

ABD-İran hattında ateşkes çıkmazı: Tahran’dan “tam saldırı” tehdidi

by Sonhaber
18/08/2026
0

ABD ile İran arasında haziran ayında varılan geçici mutabakatın 60 günlük müzakere süresi, kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılamadan sona erdi. Washington...

İzmir’de taşeron işçiler yeniden eylemde: İş bırakma gündemde

İzmir’de taşeron işçiler yeniden eylemde: İş bırakma gündemde

by Sonhaber
18/08/2026
0

İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı modüler tuvalet ve bebek bakım alanlarında çalışan taşeron işçiler, çalışma düzenlerinin değiştirilmesi talebiyle Kültürpark’taki belediye holleri...

Asgari ücret mutfağa yetmiyor: Açlık sınırı 49 bin 556 lira

Asgari ücret mutfağa yetmiyor: Açlık sınırı 49 bin 556 lira

by Sonhaber
18/08/2026
0

Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi’nin ağustos ayına ilişkin çalışması, ücretlerle temel yaşam giderleri arasındaki makasın büyüdüğünü ortaya koydu. BES-AR’ın gıda...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik