Güney Asya, son yılların en tehlikeli güvenlik krizlerinden birine sahne oluyor. Hindistan ve Pakistan, arka arkaya düzenledikleri füze saldırılarıyla bölgede savaş korkusunu yeniden gündeme taşıdı. Saldırılarda askeri havalimanları hedef alınırken, hava sahaları kapatıldı, ulusal komuta merkezleri alarma geçirildi.
Hindistan 3 Pakistan Havalimanını Vurdu
Hindistan ordusu, Pakistan’ın başkenti İslamabad’a yakın Ravalpindi’deki Nur Han Havalimanı’nın yanı sıra Pencab eyaletindeki Murid ve Shorkot hava üslerine füze saldırısı düzenledi. Pakistan ordusu, saldırıların sabah erken saatlerde gerçekleştiğini ve bazı füzelerin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Resmi açıklamaya göre, üç hava üssüne yönelik saldırılar can kaybı ya da büyük hasara yol açmadı.
Pakistan’dan Sert Karşılık: 4 Havalimanı Hedef Alındı
Hindistan’ın saldırılarına saatler sonra yanıt veren Pakistan ordusu, Hindistan’daki Surat Garh, Sirsa, Bathinda ve Akhnoor havalimanlarını hedef aldıklarını duyurdu. Açıklamada, Hindistan’a ait ileri düzeydeki S-400 hava savunma sisteminin, Pakistan Hava Kuvvetleri’ne ait JF-17 savaş uçağı tarafından hipersonik füze ile imha edildiği bildirildi.
Ayrıca, Hindistan’da çok sayıda askeri tesisin de hedef alındığı belirtildi. Saldırıların görüntüleri basın mensuplarıyla paylaşıldı.
Saldırıların ardından Pakistan hava sahasını geçici olarak tüm uçuşlara kapattı. İç ve dış hat uçuşlarının iptal edildiği açıklandı. Hindistan’da da birçok havaalanında güvenlik alarmına geçildiği, bazı bölgelerde sivil havacılığa kısıtlamalar getirildiği bildirildi.
Ulusal Güvenlik Zirvesi: Şerif Komuta Otoritesi’ni Topluyor
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, gelişmelerin ardından Ulusal Komuta Otoritesi’ni acil toplantıya çağırdı. Kurul, ülkenin nükleer ve stratejik savunma planlamasından sorumlu en üst yapı olarak biliniyor. Şerif’in bu kararı, krizin kapsamının daha da derinleşebileceğine işaret olarak değerlendiriliyor.
Her iki ülke de nükleer silah sahibi ve bu düzeyde karşılıklı füze saldırılarının açık çatışmaya dönüşme riski taşıdığı değerlendiriliyor. Uluslararası toplumdan henüz resmi bir arabuluculuk çağrısı gelmemekle birlikte, Birleşmiş Milletler ve Çin’in önümüzdeki saatlerde açıklama yapması bekleniyor.












