İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Çocuk Komisyonu, Türkiye’de çocuk işçiliğinin artan boyutlarına ve Mesleki Eğitim Merkezleri’nin (MESEM) yarattığı risklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Komisyon üyesi Övgü Temizkan, çocukların eğitim kurumlarında bulunması gerekirken fabrikalarda, atölyelerde ve inşaatlarda iş gücü olarak kullanıldığını ve bunun sistematik bir sömürüye dönüştüğünü söyledi.
Temizkan, yalnızca 2024 yılında önlenebilir nedenlerle en az 777 çocuğun yaşamını yitirdiğini, 2025’in ilk beş ayında bu sayının en az 365 olduğunu belirtti. Çocuk iş cinayetlerinde ise 2024’te 71, 2025 yılının Kasım ayının ilk 16 gününde 9 olmak üzere toplam 80 çocuğun yaşamını kaybettiğini aktardı.
“Çocuklar ağır işlerde, kayıt dışı ve tehlikeli koşullarda çalıştırılıyor”
MESEM’lerin çocukları riskli koşullara sürüklediğini vurgulayan Temizkan, iş yerlerindeki “eğitim” uygulamalarının büyük bölümünün eğitim programlarına uygun olmadığını söyledi. Çocukların çoğunlukla meslekleriyle ilgisi olmayan işlerde ağır iş yüküne maruz bırakıldığını belirten Temizkan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Çırak çocuklar gece çalışması, fazla mesai gibi kayıt dışı uygulamalara zorlanıyor. Sağlık ve güvenlik açısından tehlikeli işyerlerinde görev yapıyorlar. İş kazalarına sıkça maruz kalıyorlar ve çoğu kayıt altına alınmıyor.”
Temizkan ayrıca MESEM sözleşmelerinin çocukları tehdit ve istismar riskine açık hale getirdiğini ifade etti.
“Yoksulluk, çocuk işçiliğinin ana nedeni”
Yoksulluğun yapısal bir sorun olduğuna işaret eden Temizkan, Türkiye’nin çocuk yoksulluğunda Avrupa’nın en yüksek ikinci ülkesi olduğunu hatırlattı. Çocuk işçiliği sırasında meydana gelen ölümlerle ilgili cezasızlık politikasının sürdüğünü belirterek kalıcı çözümün ancak bütüncül bir yaklaşımla mümkün olabileceğini söyledi.
Temizkan, çocukların güvenli eğitim ortamlarından koparılıp işyerlerine yönlendirilmesinin sınıfsal eşitsizliği derinleştirdiğini belirtti ve şu çağrıda bulundu:
“Sistemin değişmesi gerekiyor. MESEM’lerin kaldırılması, çocuk işçiliğiyle çok kararlı bir mücadele yürütülmesi lazım. Eğitim politikalarında çocuğun üstün yararı esas alınmalı ve çocukları eğitim dışına iten tüm ekonomik ve toplumsal sorunlar ortadan kaldırılmalı.”







