Pazar, Şubat 1, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Rusya ve Ukrayna Üzerine

Mustafa Kumanova by Mustafa Kumanova
14/02/2022
in Manşet Haberler, Manşet Yazarlar
A A
0
0
SHARES
0
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Mustafa Kumanova

Nihayetinde, egemenlerin düşünce şeklinin ideolojik plandaki bir yansıması olarak dünyayı “uygarlaştırma” iddiası -aslında sömürgeleştirme tasarımı- merkezleri emperyalist ülkelerde bulunan bu devasa konglomeratların(holding) -uluslararası sermayenin- bölgesel ve küresel düzeyde karşılaşacağı engelleri ortadan kaldırmayı da hedefler.

Uzun zamandır savaşın eşiğinde gezinen Rusya ve Ukrayna üzerine pek çok analiz yapılıyor. Ve benzer durumda olan pek çok ülke üzerine de…Suriye, Afganistan, Kazakistan gibi…Tüm analizler de diplomasideki en önemli unsur olan güç dengesi üzerinden yürütülüyor.

Oysa, uluslararası ilişkilerde güç dengesi ve milliyetçilik iç içe geçer. Taraflar birbirinin içine geçen çelişik güçler olarak görülür. Tarihsel gelişimi göz önünde tutulduğunda Ukrayna ve Rusya buna güzel bir örnektir. Uluslararası ilişkiler teorisinin temelinde realizm felsefesi vardır. Tam da bu yüzden uluslararası ilişkilerde güç merkeze konur. Diğer bir ifade ile büyük güç sistemde sahiplerine daha büyük bir pay ve bu pay için daha geniş bir hareket etme kabiliyeti verir. Dış ilişkiler bu güç dengesi üzerinden yürütülür. Öte yandan milliyetçilik her zaman savaşı teşvik eder ve bu güç dengesini etkiler. Bir devlet sisteminde -ulus-devletin kutsal bekası adına- çok sesliğe karşı üretilen tek kimlik söylemleri ve çoklu dönüşümler ile şekillendirilen tekil bir milliyetçilik ifadesi, özünde bir olan sadece dilsel ve kültürel farklılıklar gösteren halkları birbirine düşman etmede kullanılarak aslında halkların en büyük düşmanı olan milliyetçilerin gerçek yüzünün ortaya çıkmasını da engeller.

Ve milliyetçiler açık bir düşmanlıktan çok daha tehlikeli bir şekilde halkların tüm sosyo-kültürel ve ahlaki ideallerini yok edebilirler. Türkiye ve birçok ülkede bu acılar yaşanmıştır. Ya var olan kültürler yok edilmiştir ya asimile edilmiştir ya da baskı ve zulme maruz bırakılmışlardır. Milliyetçiler tarafından ortak yaşam alanlarına verilen bu zarar ise halkları birbirine düşürerek onları savaşlarda perişan etmiştir.

Ve her ne kadar ulusal politikalar, savunma stratejileri, demokrasi ya da diğer kavramlar ön plana çıkartılsa da aslında tüm bunlar politik, ekonomik, askeri emperyalist amaçlar adına yapılmaktadır. Bu bir emperyalist güç oyunudur. Ve milliyetçiler bu emperyalist oyunun yöneticileridir. Putin Rus milliyetçisidir. Biden Amerikan milliyetçisidir. Macron Fransız milliyetçisidir. Ve hepsi de kendi egemenlerinin ve kendi devasa şirketlerinin çıkarlarını savunurlar. Nihayetinde, egemenlerin düşünce şeklinin ideolojik plandaki bir yansıması olarak dünyayı “uygarlaştırma” iddiası -aslında sömürgeleştirme tasarımı- merkezleri emperyalist ülkelerde bulunan bu devasa konglomeratların(holding) -uluslararası sermayenin- bölgesel ve küresel düzeyde karşılaşacağı engelleri ortadan kaldırmayı da hedefler.

Bu yüzden milletleri ve onların ilişkilerini göz önüne alırken tüm bu döngüyü yaratanın tarihsel oluşumu içerisinde milletlerin kendisi değil tam tersine onları yaratan milliyetçiler olduğu gerçeğini de göz ardı etmemeliyiz. Çünkü yarattıkları millete olan tutku başkasına duydukları nefretten daha yıkıcı olabilir. Aşkın yıkıcılığı gibi… Şu anda Putin’de olan gibi…

Putin gibi otoriterlerin saltanatlarını sürdürmek için gerekli gördükleri güç gösterisi temelde halkın/halkların gerçek ve yalan arasındaki farkı ayır edememesi üzerinden ilerlemek zorundadır. Bunun yolu ise yanlış tarih yazımından geçer. Tarih yazımına insanlığın kuruluşundan bugüne kadar egemen sınıf hâkim olduğundan ezilen ve sömürülen halkları kandırmada ve yönlendirmede bu etkin silah milliyetçi sahtekarların elinde bir yalandan bir gerçeğe dönüştürülür. Ve böylece millet tapılması gereken bir kutsala dönüşürken onun uğruna ölme ve öldürme insanlığın tartışılmaz bir yazgısına dönüşür. Çünkü millet ebedi ve ezelidir. Çünkü millet her türlü birey ve sınıfın üzerine konur.

Sonuç olarak, uluslararası ilişkileri değerlendirirken bunu milletler üzerinden değil o milletleri yaratan milliyetçiler üzerinden yapmalıyız. Burada masum olan ezilen halklar, onları felakete sürükleyen ise milliyetçilerdir. Eğer milliyetçilerin sahtekarlığını teşhir edebilirsek milliyetçiliğin gerçek yüzünü de ortaya çıkarıp milletlerin bir yazgı değil milliyetçiler tarafından yaratılan bir uydurmaca/yalan olduğunu ve “insanlığın kardeşliği ve dayanışmanın bir gün, savaşın ve yıkımın kanlı çizgilerini ufuktan sileceğini(Emma Goldman),” tüm ezilen halklara gösterebiliriz. Aksi halde insanlık kendi kanında boğulmaya devam eder.
Mustafa Kumanova

Previous Post

ÜYEMİZ ŞAİR, YAZAR SALİH BOLAT’I YİTİRDİK

Next Post

Rıdvan Özkurt Anç̆aşi: “Çoğunlukla aşk, doğa, insana ilişkin şiirler yazıyorum!”

Next Post

Rıdvan Özkurt Anç̆aşi: “Çoğunlukla aşk, doğa, insana ilişkin şiirler yazıyorum!”

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel Haberler

SEVGİ SOYSAL YAŞAMAKTA ISRAR EDİYOR: İNADIN, İRADENİN VE İRONİNİN TA KENDİSİ
Manşet Haberler

SEVGİ SOYSAL YAŞAMAKTA ISRAR EDİYOR: İNADIN, İRADENİN VE İRONİNİN TA KENDİSİ

01/02/2026
“Zamanın Seyri” Okurla Buluşuyor: Zamanı Bir Karaktere Dönüştüren Öyküler
Manşet Haberler

“Zamanın Seyri” Okurla Buluşuyor: Zamanı Bir Karaktere Dönüştüren Öyküler

01/02/2026
Migros depo işçilerinin eylemine polis müdahalesi: Çok sayıda gözaltı
Emek Dünyası

Migros depo işçilerinin eylemine polis müdahalesi: Çok sayıda gözaltı

01/02/2026
“Yazı Kalır, Söz de…”: Mehmet Altun Cafe Sekiz’de okurlarıyla buluşuyor
Kültür Sanat

“Yazı Kalır, Söz de…”: Mehmet Altun Cafe Sekiz’de okurlarıyla buluşuyor

31/01/2026
Sessizliğin katmanları Teşvikiye’de açılıyor: Yonca Saraçoğlu’ndan “Untold Tales”
Kültür Sanat

Sessizliğin katmanları Teşvikiye’de açılıyor: Yonca Saraçoğlu’ndan “Untold Tales”

31/01/2026

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik