Şam’a üst düzey ziyaret

HomeOrtadoğu

Şam’a üst düzey ziyaret

Rusya’dan üst düzey bir heyet bu hafta başında Suriye’nin başkenti Şam’ı ziyaret edecek. Heyet üyelerinin Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’in yanı sıra devlet yetkilileriyle bir dizi görüşmeler gerçekleştireceği aktarılırken, “Rus heyet, Suriye’nin diplomatik, askeri ve ekonomik düzeylerdeki dosyasıyla ilgili en önemli seviyeleri temsil ediyor” ifadeleri kullanıldı.

Şarku’l Avsat’ın Rus bir diplomatik kaynağa dayandırdığı haberine göre, Şam’a yapılacak ziyaretle Suriye’deki durumla ilgili kapsamlı görüşmeler yapılmasının amaçlandığını söyledi.

Batılı diplomatik kaynaklar, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un önümüzdeki hafta Suriye’yi ziyaret edeceğini bildirmişti. Kaynaklar, Lavrov’un Şam ziyaretinin merkezinde “terörle mücadele, Suriye Anayasa Komitesi çalışmalarının sonuçları ve Fırat’ın doğusundaki gündemin” yer alacağını aktarmıştı.

Bu veriler oldukça dikkat çekici. Çünkü, Lavrov, krizin patlak verdiği 2011’den bu yana Suriye’yi yalnızca bir kez ziyaret etti. Lavrov’un Şubat 2012’de Şam’a düzenlediği bu ziyaretine dönemin Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Mihail Fradkov eşlik etmişti. Bu ziyaret aynı zamanda Rusya’nın Eylül 2015’te Suriye krizine askeri müdahalesinin işaretlerini taşıyordu.

Diğer taraftan Rusya Savunma Bakanlığı, Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen’in önceki gün yaptığı toplantının detaylarını paylaştı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Şoygu, görüşme sırasında Batı yaptırımlarının Suriye’deki terörle mücadele ve siyasi çözüm gündemlerini olumsuz etkilediğini vurguladı.


Suriye makamları, Rusya’nın da desteğiyle durumun normalleşmesini umut ediyor

Şoygu, Pedersen ile görüşmesinde, “Suriye’de siyasi süreç, insani durum, yeniden imar ve terörle mücadelenin hemen hemen her alanında büyük değişiklikler meydana geldi. Suriye’nin egemenliğinin ihlali, doğal kaynakların yağmalanması ve koronavirüsün dayattığı kısıtlamalar da dâhil olmak üzere tanık olduğumuz tüm olumsuz faktörlerle birlikte Suriye makamları, Rusya’nın da desteğiyle durumun normalleşmesi için elinden geleni yapıyor. Bir yandan Suriye halkı için endişelerini dile getiren, diğer yandan onlara yaptırım uygulayan batılı ülkelerin mantığını anlamak zor. Bu yaptırımlar Şam’a ilaç ve gıda malzemesi tedarikini yasaklıyor ve göçmenlerin dönmesini engelliyor” ifadelerini kullandı.

Şoygu, konuşmasının devamında doğrudan ABD’yi işaret ederek, “Bu ülkeyi acımasızca yağmalayan el, yaptırımları uygulayan eldir. Suriye halkına gelişme, yaptırımları kaldırma ve petrol hırsızlığını durdurma özgürlüğü sağlayacak bir seviyeye ulaşmalıyız” dedi.

“Suriyeli mülteciler konusunda Avrupa’nın tutumu şaşkınlık verici”

Rus Bakan ayrıca “yeni mülteci dalgasını kabul etmek istemeyen ancak Suriyelilerin ülkesini terk etmesi için her şeyi yapan Avrupa’nın tutumuna” karşı şaşkınlığını ifade etti.

Pedersen, Şoygu ile görüşmesi öncesinden Lavrov ile bir araya gelerek, Suriye Anayasa Komitesi’nin son toplantısından çıkan sonuçları, ülkenin güneyi ve İdlib kentinde sahadaki durumun yanı sıra koronavirüs salgını gölgesinde kötüleşen insani durumu ele almıştı. Pedersen ve Lavrov, Cenevre’deki Suriye siyasi sürecini ilerletme mekanizmasına ilişkin görüşmelere özel bir ilgi gösterdi. Taraflar, bu süreci ilerletmek için tüm Suriyeli taraflarla temasların sürdürülmesinin önemine vurgu yaptı. Bir Rus kaynak, Şarku’l Avsat’a önceki gün yaptığı açıklamada, Lavrov’un, Moskova Platformu Başkanı Kadri Cemil öncülüğündeki Halkın İradesi Partisi ile Suriye Demokratik Meclisi (DSM) Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed Moskova’da imzaladığı siyasi müzakerenin belgesini Pedersen’e verdiğini belirtti. Kaynak, Lavrov ve Pedersen’in “Kürt oluşumu siyasi sürece dâhil etme mekanizmasını görüştüklerini” sözlerine ekledi.

DSM ve Halkın İradesi Partisi arasında Moskova’da imzalanan anlaşmada, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne vurgu yapılırken, Suriye’deki Kürt sorununa demokratik ve adil çözüm bulmanın zorunlu olduğu ve Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin ülkenin içinde bulunduğu koşullar ve şu anki krizin neden olduğu bölgesel ihtiyaçlar ile bağlantılı olarak objektif ve toplumsal bir ihtiyacın sonucu ortaya çıktığı belirtiliyor.

DSM’nin Suriye Anayasa Komitesi çalışmaları da dâhil Suriye siyasi çözüm sürecine dâhil edilmesinin öneminin altı çizilen anlaşmada,

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) üzerinde uzlaşı sağlanacak mekanizmalar doğrultusunda Suriye ordusuna aktarılmasının önemine dikkat çekiliyor.

Sonhaber

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments