Yetkili bakanlar, perşembe günü Hırvatistan’ın Schengen bölgesine dahil edilmesini onayladı. Böylelikle, ocak ayı itibarıyla popüler tatil ülkesindeki sınır kontrollerine son verilecek. Bulgaristan ve Romanya ise her iki ülkedeki göç politikalarına yönelik endişeleri bulunan Avusturya’nın vetosu nedeniyle kabul edilmedi. Yorumcular kararı eleştiri yağmuruna tutuyor.
Ne mantık var ne tutarlılık
Wiener Zeitung, Alpler Cumhuriyeti’nin tuhaf bir politika izlediğini öne sürüyor:
“Avusturya’nın, Bulgaristan ve Romanya’nın Schengen bölgesine dahil edilmesine hayır diyerek her iki ülkedeki ve Brüksel’deki iyi niyetleri kaybetmesi ne acı: Çünkü Avusturya bir yandan da Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan için artık makul bir [AB’ye] katılım perspektifi sunulması için Avrupalı ortaklarını sıkıştırıyor. … Avusturya, Bulgaristan ve Romanya’nın dahi Schengen’e girmesini istemiyorsa, henüz AB üyesi olmayan Batı Balkan ülkelerinin katılımı neden dert edilsin ki?”
Bu karar kendi yarattığımız imaj yüzünden alındı
Republica.ro’ya göre Avusturya, Romanya’yı veto ederek ülkenin bir türlü düzeltemediği imajını daha da güçlendirmiş oldu:
“Avusturya, Romanya’ya karşı rezil bir tutum sergiledi, çünkü son 30 yıldır bütün dünyaya sunmuş olduğumuz imaj buydu: Kaba davranılacak, köşeye sıkıştırılacak ve her emre itaat edecek kadar değersiz bir ülke. Romanya, Schengen bölgesi için petrol ve doğalgaz alınan, odun alınan, ama halkına burun kıvırılan bir ülkeden fazlası olduğunu kanıtlayamadı. Bir ülkenin imajını değiştirmek kolay değil. Her şeyin başlaması gereken yer ise kendimize ne kadar saygı duyduğumuzu gösteren tercihlerimiz.”
Hiç dayanışmacı değil
Libération Brüksel muhabiri Jean Quatremer, Viyana ve Amsterdam’ın, AB’deki ortaklarının ne halde olduğunu zerre umursamadığı eleştirisinde bulunuyor:
“Aslında Yeşiller tarafından yönetilen Avusturya ve Hollanda’nın [Bulgaristan’ın katılımı aleyhinde oy kullanarak] yaptığı, her iki ülkeye verdikleri zarara bakmadan popülistlerin ağzına bal çalmak uğruna salt iç siyaset peşinde koşmaktan başka bir şey değil. Bulgaristan ve Romanya’nın, son derece bölünmüş kamuoylarına ve Rus doğalgazı ile petrolüne bağımlılıkları yüzünden enerji fiyatlarındaki patlamanın büyük sıkıntısını çeken ekonomilerine rağmen, ortaklarına kıyasla Rusya’ya karşı çok daha sağlam bir duruş sergilediklerini unutuyorlar.”
Vetonun nedeni Romanofobi
24 Chasa, Bulgaristan ve Romanya’nın Schengen bölgesine dahil edilmemesinin nedenine ilişkin şu yorumda bulunuyor:
“Göçmenler ve yolsuzluklarla ilgili bütün söylenenler laf kalabalığından ibaret. Gerçek şu ki, Kuzey Avrupalılar Romanları istemiyor. Avrupa’daki Romanların büyük çoğunluğu Romanya ve Bulgaristan’da yaşıyor ve hedeflenen, Asya’dan Avrupa’ya gelen mülteciler gibi onların da burada kalmaya devam etmeleri. Mümkünse Türkiye’nin yanı sıra AB içindeki başka bir bölgeye de geçsinler, ama tamamına değil.”
Tabii Hırvatistan bir tatil ülkesi
Frankfurter Rundschau, neden farklı muamele gösterildiğini anlayamıyor:
“Avrupa Komisyonu, neler olup bildiğini çok iyi bilmesine rağmen [Hırvatistan’da] mülteciler meselesinde temel haklara saygı gösterildiğini iddia ediyor. Araştırmalar ise aksini gösteriyor. Ama yine de Romanya ve Bulgaristan’ın çok fazla mülteci geçişine izin verdiği söyleniyor. Avusturya gibi, sert bir izolasyon politikası izlenmesini isteyenler bir kez daha sözünü geçirmiş oldu. Mevzuyla alakadar olan herkes, bu ayrımcılığın asıl sebebini biliyor ve düpedüz alay ediliyor: Hırvatistan, tatil sezonunda otomobillerin sınırında kuyruğa girdiği bir tatil ülkesi. AB turistler için seyahat özgürlüğü istiyor, daha iyi bir yaşam peşinde koşan insanlar için değil.”











