Soktunuz Sınava…

Bir büyük, bir küçük sözüne bakmadınız… Milli Eğitim Bakanı’na açık mektuplar yazdık. ‘Yapmayın böyle’ dedik. ‘Şöyle yapsanız daha iyi olur’ dedik. Dinlemediniz. Yılların öğretmenleri konuştu, ‘pedagojik olarak yanlış’ dedi, kale almadınız. “Liselere geçiş için başka çözüm bulun, ülkenin gençleri eşit olmayan şartlarda, eğitimle ilgisi olmayan siyasi kararlarla, uzaktan eğitim adını verdiğiniz eğitimsizlikle, pandemiden daha çok boğuştu. Yapmayın, bu sistemsizlik içinde başarı ölçümü yapamayacağınız gibi yüz yüze eğitim kriterleri ile hiç ölçemezsiniz, bari yeni kriterler belirleyin” dedik, sesimizi duymamak için başka kanalların seslerini açmayı tercih ettiniz. Tüm dediklerimiz bir bir gerçekleşti, karnede not olsun diye sınav yaptınız herkes hem eğitime hem birbirine küstü. Elinizde anlamsız kağıtlardan başka bir şey kalmadı.

İşi inada bindirmiş gibi LGS yaptınız, SOKTUNUZ SINAVA DAHA ÇOCUK YAŞTA GENÇLERİMİZİ… Madem yaptınız bari hakkaniyet ölçünüz olaydı… Bizler, uzaktan eğitime bile ulaşamayan yüzbinlerce öğrenci varken, sanki hepsi özel okula veya etüt/dershane imkanına sahipmiş gibi soru hazırlatıp eşitsizlik uçurumu oluşturmanızdan korkarken özel okul ve dershanelerin bile müfredatta işleyemediği matematik soruları ile çocuk gençlerimizi dövdünüz, ağlattınız, üzdünüz…

Öyle bir LGS yaptınız ki, Z kuşağının kendini ifade platformları olan Instagram fokur fokur, Tiktok kaynıyor… 149 bin soru çözenden, deneme sınavlarında 450 ortalama puan alan zeki çocuklarımıza kadar hepsi en az 10 matematik boşunu ifşa edip dillerinin döndüğünce isyan ediyor…

Başta Eğitim-iş olmak üzere sendikal örgütlenme içindeki eğitim çalışanları sınavdaki şaibelerin (soruların çalınması, bir yayınevinin sorularının sadece sayıları değiştirilerek aynısının sorulması gibi) üstüne gidip araştıracak komisyonlar kuruyor.

O çocukların sadece öğretmeni değildik ayrıca velisiydik… Her bir öğrencimiz kendi çocuğumuz gibidir bizim. Mafya bile “kızımı üzdünüz” diye birilerini kibrit kutusuna koyup iğne deliğinden geçirmeye kalkıyorken, kız erkek ayırmadan tüm çocukları kendisinin gören biz öğretmenlerin, mevcut koşulları hiçe sayıp hiçbir pedagojik değeri olmayan bir sınav ile emek verdiğimiz çocuklarımızı üzmenize göz yummamızı mı bekliyorsunuz?

Sınavın niye böyle yapıldığı ile ilgili spekülasyonları doğrulama veya yanlışlamayı Eğitim sendikalarının oluşturacağı araştırma komisyonlarına bırakarak ben kendi alanımdan gördüğüm ve muhtemelen birçok kişinin fark etmediği başka bir “Bu LGS sonucuna” odaklanayım:

Okuyucularımın birçoğu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmeni olduğumu bilir. Bilmeyenler de şimdi öğrenmiş olsun. Pandemi şartları başlayalı beri uzaktan eğitim için elimden gelen her şeyi yaptım. TYT-AYT öğrencileri için Kur’an Anlatımları için açtığım Youtube kanalım “GEL DİN’LE”de üniversite hazırlık dersleri anlatmıştım. Bu senenin başında iki ayrı etüt merkezindeki 40’a yakın 8. sınıf LGS öğrencim de dahil olmak üzere LGS için din dersi anlatımlarını tüm Türkiye’ye açtım. Amacım her öğrencimizin, her çocuğumuzun eşit şartları yakalama çabasında tuzumun bulunmasıydı.

Sınav sonrasında baktığım ilk yer elbette Din dersi sorularıydı. Çok ilginç ki din dersi sorularında bir sorun yoktu. Anlatmadığım hiçbir yer, müfredatta olmayan hiçbir konu veya soru biçimi yoktu ve zorluk derecesi de eşit dağıtılmıştı. Kuvvetli çeldirici olan şıklar sorulara eşit dağıtılmıştı. ‘Bak burayı sorarlar, böyle sorarlar’ dediğim neredeyse tüm detaylarda nokta atışı yapmışım… ‘Son üniteyi sormayacağız’ deselerdi en fazla iki yanlışı olan birkaç öğrencim de emeklerini önceki üniteye verip o soruları da kaçırmayabilirlerdi.

Evet, din dersi sorularında sorun yoktu. Yoktu yok olmasına ama asıl sorun matematikteki soruların din dersinde ilk ünitede anlattığımız “emek-rızık dengesi” konusunu geçersiz kılmasıydı.

Şöyle ki:

8.Sınıfların ilk ünitesi olan Kaza ve Kader inancı ünitesinde, bundan önceki hemen her TEOG ve LGS’de sorulmuş “Tevekkül” ve “Emek- Rızık dengesi” vardır. Burada anlatılan, öğrencinin bilmesini istedikleri konu ve kazanım şudur: “Emek veren, verdiği emek oranında rızkı kazanır ve elinden gelen her şeyi yaptıktan sonra Allah’ın emeğinin karşılığını vereceğine inanmaya Tevekkül inancı denir.”

Bu kazanım doğrultusunda 8 ay boyunca başta 40 öğrencim olmak üzere, videolar ve podcastlerle Türkiye’de ulaştığım tüm LGS öğrencilerime motivasyon sağlama konuşmaları yaptım. “Ne kadar emek verirseniz o kadar karşılığını alırsınız” dedim. “Konsantrasyonlu şekilde çözeceğiniz her soru size puan olarak geri dönecektir” dedim. Tüm dersler için kendi oğlum da dahil günlük soru puantajları hazırladım, ortalamalarını takip ettim. Bir deneme sınavında puan düştüklerinde “Allah çalışanın yanındadır, ona güvenin, bir tanesi düştüyse ötekisi yükselir” dedim. “Emek-rızık dengesini unutmayın” diye sürekli hatırlatma yaparak “inanmak başarmaktır” ilkesini söyledim. Kendilerine, çalışmalarına ve Allah’ın kurallarına güvenmelerini tavsiye ettim.

Sonuç:

“Hocam, hani emek-rızık dengesiydi, hani Allah çalışanın çalışmasının karşılığını verirdi? Tüm emeklerimiz boşa gitti hocam… Battık… Açıkçası benim artık inancım da kalmadı!” yazan onlarca mesaj…

Gördünüz mü yaptığınız bu anlamsız sınavın sonucunu! Devletine ve öğretmenine güvenmeyen, öğretilen bilginin reelde karşılığını bulamadığı için bundan sonra öğreneceği her konuya temkinli yaklaşacak olan, değil matematik sorusu rakam veya sayı gördüğünde başarısızlığını hatırlayıp korkan ve kaçan ve hatta Allah inancını da kaybeden henüz 14 yaşında pırıl pırıl, zekası hepimizi üst üste koyacak gençler… Bu defteri kapatıp bir daha sormayacak olduğu için bunun din değil insan hatası olduğunu bile anlatamayacağımız bir buçuk milyona yakın 14 yaş grubu genç…

Sonra Diyanet tweet atsın, “Gençler niye ateist/deist oluyor?” diye!.. Sorgulayan gençlerin, bu zeki çocukların Allah ve din inancını kaybetmesi için birilerinin kozmolojik -ontolojik delilleri çürütmesine gerek yok ki bu memlekette… İnandığını söyleyenler Allah’ın adaletine uygun davranmasın, hırsızlık şüphesi taşıyan sınavlar yapsın, liyakat ilkesi çiğnensin, ehliyet sahibi insanların sözlerine kulaklarını tıkasın yeter…

Siz bu SINAVA SOKTUNUZ ya öğrencileri, sonucunu 30 Haziran’da açıklayacağınızı söylediğiniz bu sınava… 30 Haziran’da değil en geç beş yıl içinde onlar size açıklayacak sonuçları…

Bekleyin puanlarınızı…

Neval Sultan

Haziran-2021

Haber Etiketleri
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x