Alevilere Yönelik Soykırımlarla Yüzleşme ve Direniş Hafızası Çalıştayı başlığıyla yapılan toplantının ardından Avrupa’da faaliyet yürüten Alevi kurumları ortak bir Sonuç Bildirgesi yayımladı. Bildirgede, hem Türkiye’de tarih boyunca süregelen kitlesel katliamlar hem de Suriye’de Alevilere yönelik son dönemde artan saldırılar “soykırım zincirinin” parçaları olarak nitelendirildi.
Katılımcı kurumlar arasında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Demokratik Alevi Federasyonu ve Dersim Tarih ve Kültür Merkezi yer aldı. Bildirgede şu başlıca tespit ve çağrılara yer verildi:
“Sistematik saldırılar soykırım düzeyine ulaştı”
Suriye’de Selefi gruplar tarafından Alevilere yönelik saldırıların son beş ayda yoğunlaştığına dikkat çekilen bildiride, bu saldırıların soykırım niteliği taşıdığı vurgulandı. Aynı zamanda Türkiye’de Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarının yüzleşilmesi gereken tarihi suçlar olduğu belirtildi.
Uluslararası Adalet İçin Yedi Maddelik Eylem Planı
Bildirge, Alevilere yönelik saldırılarla mücadele için kapsamlı bir eylem planı sundu:
Ortak İzleme ve Belgeleme Merkezi kurulması
Bilgi, belge ve tanıklıkların toplanması
Avrupa kamuoyunun bilinçlendirilmesi ve lobi çalışmaları
Uluslararası kuruluşlara yönelik raporlama yapılması
BM ve Avrupa Konseyi’ne açık çağrı: Alevilere yönelik saldırıların durdurulması ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması
Hukuk birimi kurulması ve uluslararası dava süreçlerinin başlatılması
Koblenz davası örnek gösterildi
Zincir-i Delil Protokolü uygulanacağı bildirildi
Dünya Aleviler Birliği Kongresi toplanması çağrısı
“Birliğimizi büyütecek, hafızamızı diri tutacağız”
Bildiride son olarak “Bizi yok etmeye, bölmeye çalışanlara inat, dayanışmamızı büyüteceğiz. Tarihsel sorumluluğumuzla umudu yeşertecek, geleceği birlikte inşa edeceğiz” ifadelerine yer verildi.
Bu çıkışın, başta Avrupa kurumları olmak üzere uluslararası hukuk ve insan hakları çevrelerinde nasıl karşılık bulacağı merak konusu. Ancak bildirge, Alevi kurumlarının örgütlü, kararlı ve hukuki temelli bir mücadeleye hazırlandığını ortaya koyuyor.












