Türkiye’deki kuş cennetleri, yapılaşma, çevre kirliliği ve rant projeleriyle geri dönüşü olmayan bir yıkımın eşiğinde. Sulak alanlar kanunen koruma altında olsa da, sahadaki uygulamalar ekosistemleri tehdit ediyor.
BirGün’den Ada Sude ATAK’ın haberine göre, Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, sulak alanlarla ilgili yönetmeliklerin çoğu zaman yok sayıldığını belirtti. “Devlet kurumları bile mevcut mevzuata aykırı davranabiliyor” diyen Kılıç, sahada yöre halkıyla birlikte yürütülen bir planlamanın eksikliğine dikkat çekti.
Türkiye’nin önemli kuş göç yolları üzerinde yer alan sulak alanlar, ekolojik felakete sürükleniyor:
Bursa-Karacabey sınırındaki Manyas Kuş Cenneti, tarım ve sanayi atıklarıyla kirleniyor. Balık ölümleri yaşanıyor.
Kayseri’deki Sultan Sazlığı, yeterli su verilmemesi nedeniyle kuruma tehlikesi yaşıyor.
Gediz Deltası, sanayi baskısı ve iklim değişikliğinden etkileniyor.
Ankara-Nallıhan’daki Sarıyar Barajı, Çayırhan Termik Santrali’nin etkisiyle ağır kimyasal kirliliğe maruz kalıyor.
Aydın-Muğla sınırındaki Bafa Gölü, Büyük Menderes’in taşıdığı kirleticiler ve kuraklıkla alarm veriyor.
Manisa’daki Marmara Gölü, hatalı tarım politikaları yüzünden tamamen kurudu. Yanına kum ocağı yapılmak isteniyor.
Mersin Göksu Deltası, bataklaşma, yanlış sulama ve yetersiz koruma nedeniyle can çekişiyor.
“Kuş cennetleri cehenneme çevrildi”
Yaşam savunucuları ise daha sert bir dille konuşuyor: “Kuş cennetleri talanın ve rantın cehennemini yaşıyor. Artık fiilen koruma gerekiyor. Yoksa bu canlılık mirasını tamamen kaybedeceğiz.”
Kılıç, Türkiye’nin hâlâ biyoçeşitlilik yasası olmamasının büyük bir açık olduğuna vurgu yaparak, “Doğa koruma mevzuatı parçalı ve etkisiz. Tüm doğa koruma düzenlemelerini bir çatı altında toplayacak, biyoçeşitliliği önceleyen kapsamlı bir yasal düzenlemeye ihtiyaç var” dedi.
Uzmanlardan çağrılar:
Sulak alanlar fiilen korunmalı, mevzuat uygulamaya geçirilmeli.
Kaçak yapılaşma, moloz dökümü ve sanayi baskısı durdurulmalı.
Biyoçeşitliliği koruyacak kapsamlı bir yasa çıkarılmalı.
Yerel halkla birlikte doğa temelli planlama yapılmalı.
Ekosistemlerin ve kuş türlerinin geleceği için gözler şimdi yetkililerin atacağı adımlarda.












