Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İmralı süreci kapsamında oluşturulan araştırma komisyonunun ortak raporuna son şeklin verilmesi bekleniyor. Raporda yer alan tespitlerin bu hafta içinde Meclis Başkanlığı’na sunulması öngörülürken, ardından geçiş sürecine ilişkin yasal düzenlemelerin gündeme gelmesi bekleniyor.
Komisyon tarafından hazırlanan raporda, sürecin yalnızca siyasi değil; hukuki ve kurumsal bir çerçeveye oturtulmasının zorunlu olduğu değerlendirmesi yer alıyor. Bu kapsamda, silah bırakmanın tam, kalıcı ve doğrulanabilir biçimde gerçekleşmesinin temel koşul olduğu ifade ediliyor. Silah bırakma sürecinin yalnızca Türkiye sınırlarıyla sınırlı kalmaması, Suriye dâhil olmak üzere tüm yapılanmaları kapsaması gerektiği vurgulanıyor.
Raporda ayrıca sürecin keyfî uygulamalara açık olmaması için açık kuralların, denetim ve izleme mekanizmalarının oluşturulmasının önemine dikkat çekiliyor. Tespit, izleme ve doğrulama aşamalarının hukuki güvence altına alınması gerektiği belirtiliyor.
“Geçiş süreci kanunu” hazırlığı
Ortak raporda öne çıkan başlıklardan biri de silah bırakma ve örgütsel tasfiyeye paralel olarak hazırlanması planlanan “geçiş süreci hukuku” oldu. Rapordan sonra, bu sürece ilişkin bir kanun teklifi taslağının hazırlanarak TBMM gündemine taşınması planlanıyor.
Hazırlanacak düzenlemede, silah bırakma sürecinin aşamaları ile tespit ve doğrulama mekanizmalarının nasıl işleyeceğinin ayrıntılı biçimde tanımlanması öngörülüyor. Yasal düzenlemenin, sahadaki tespitlerin tamamlanmasının ardından Genel Kurul’da görüşülmesi bekleniyor. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte geçiş sürecine ilişkin uygulamaların başlatılacağı, bu aşamanın tamamlanmasının ardından sürecin son evresine geçileceği ifade ediliyor.
DEM Parti’den hız çağrısı
Sürece ilişkin siyasi değerlendirmelerin arttığını belirten DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında araştırma komisyonunun rapor yazım sürecinin hızlandırılması çağrısında bulundu.
Koçyiğit, rapor yazım ekibinin henüz toplanmadığını ve Meclis Başkanı tarafından bu yönde bir çağrı yapılmadığını belirtti. Recep Tayyip Erdoğan ile olası bir görüşmeye ilişkin henüz resmî bir randevu talebinin bulunmadığını söyleyen Koçyiğit, önümüzdeki günlerde böyle bir temasın gerçekleşebileceğini ifade etti.
Sürecin yavaşlamasının çeşitli riskler barındırdığını vurgulayan Koçyiğit, raporun bir an önce tamamlanarak Meclis Başkanlığı’na sunulması gerektiğini dile getirdi.












