Pazartesi, Nisan 20, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Ekonomi

Türkiye’nin döviz rezervi tahta bacaklı

Mustafa Sönmez by Mustafa Sönmez
11/07/2020
in Ekonomi, Manşet Yazarlar, Welt, Yazarlar
A A
0
0
SHARES
1
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Rezervlerin yüzde 60’ı aşkın kısmının swap (takas) anlaşmalarıyla oluşması, Merkez Bankası’nı yükümlülüklerini karşılamada daha da kırılgan hale getiriyor.

COVID-19 pandemisiyle beraber küresel ekonomi altüst olurken ülkelerin küresel rezerv para olan ABD dolar yığınakları, her zamankinden daha çok önem kazanmaya başladı. Varlık ve yükümlülük dengelerinde küçük ya da büyük açık olan ülkeler, bu açıklarıyla yaşayabilmenin şartlarını gözden geçirip gerekli önlemlere, destek temini yollarına başvurdular. Ülkelerin döviz rezervlerinin kısa vadeli yükümlülüklerini karşılamaya ne kadar yettiği daha sık sorgulanır durumda.

Kısa adı IMF olan Uluslararası Para Fonu Haziran 2020 tarihli “Güncellenmiş Küresel Finansal İstikrar Raporu”nda ülkelerin merkez bankalarının rezervlerinin kısa vadeli yükümlülüklerine göre durumunu sıralamaya tabi tuttu. Söz konusu sıralamada Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) sahip olduğu rezervler, yeterlilik ölçüsünün altında bulundu. En az yüzde 100 olması gereken döviz rezervi/kısa vadeli yükümlülük oranı, Türkiye için yüzde 80 dolayında. Türkiye ile benzer durumu olan ülkeler ise Güney Afrika, Şili ve Mısır.

IMF’in rezerv yeterlilik oranı, hem rezerv ayağında hem de yükümlülük ayağında tartışma konusu. Rezervlerin yüzde 60’ı aşkın kısmının swap (takas) anlaşmalarıyla oluştuğu, bu nedenle “tahta bacaklı” olduğu, Merkez Bankası’nın yükümlülüklerini karşılamada daha da kırılgan durumda olduğu savı öne çıkıyor.

IMF’in adı geçen raporunun mali gelişmelerle ilgili bölümünde, ülkelerin rezerv tutarlarıyla dış finansman gereksinimi karşılaştırılırken, Türkiye en kırılgan kümede Mısır, Şili ve Güney Afrika ile birlikte. Yine Türkiye, cari denge ve bir yıl içinde vadesi gelecek borçların toplamından oluşan dış finansman gereksinimlerinin milli gelire oranında, Polonya ve Malezya ile en kırılgan ülkeler arasında gösteriliyor.

Merkez Bankası verilerine göre Türkiye’nin bir yıl içerisinde vadesi gelecek 164,6 milyar dış borcu bulunuyor. 2020’nin ilk dört ayında 12 milyar dolara varan cari açığın yıl sonunda 30 milyar dolara dayanması da muhtemel.

Ancak ülke merkez bankalarının rezerv yeterliliği, daha karmaşık bir formülle hesaplanıyor. IMF’in rezerv yeterliliği hesabında, daha çok yükümlülük kısmı karmaşık. Burada, en yakın 12 aydaki kısa vadeli dış borç yükümlülüğünün yüzde 30’u, diğer yükümlülüklerin yüzde 15’i bu tutara eklenirken ihracat ve hizmet gelirinin yüzde 5’i ile geniş para arzının da yüzde 5’i toplama dahil ediliyor. Twitter’da Türkiye ekonomisi ile ilgili en sağlıklı veri sunumu yapan hesaplardan @VeFinans’a göre nisan ayı IMF rezerv yeterliliği, olması gereken yüzde 100 yerine, yüzde 72,6 olarak gerçekleşti. @VeFinans’a göre nisan ayı brüt rezervleri 86,3 milyar dolarda kalırken, oranlandığı yükümlülükler verilen formüle göre 119 milyar doları buluyor.

TCMB, yeterlilik tartışmasına girmiyor ancak IMF standartlarına göre brüt rezervlerini her ay açıklıyor. Buna göre Resmi Rezerv Varlıkları nisan ayında 86,3 milyar dolar iken mayısta yüzde 5,3 artarak 90,9 milyar ABD dolarını buldu. Alt kalemler itibarıyla, döviz varlıkları bir önceki aya göre yüzde 5,4 artarak 52,8 milyar ABD doları olarak kaydedilirken, altın cinsinden rezerv varlıkları da yine yüzde 5,4 artarak 36,7 milyar ABD doları olarak gerçekleşti.

Yaklaşık 91 milyar doları bulan döviz varlıklarının bileşimi de önemli ve bu konuda Merkez Bankası şu bilgiyi veriyor: “Merkez Bankası’nın yurt içi ve yurt dışı yerleşik bankalarla yapmış olduğu finansal türev işlemlerinden kaynaklanan net döviz ve altın yükümlülükleri 55,3 milyar ABD doları ve söz konusu tutarın 20,1 milyar ABD doları bir ay vadeli.”

Bu detay, rezervlerdeki “swap” oranını ortaya koyan bir açıklama. Bu durumda, rezervlerin yüzde 60’tan fazlasının “swap” ya da “finansal türev işlemi” ile sağlandığı gerçeğine ulaşıyoruz.

Swap ile bulunan kaynaklar, ülkelerin merkez bankalarından olduğu kadar, ülkenin banka sistemindeki aktörlerle yapılan işlemlerden de oluşuyor. Türkiye bugüne kadar Çin ve Katar ile swap anlaşmaları yaptı ve buralardan 16 milyar dolar geldiği açıklandı. Türkiye’nin ABD merkez bankası Fed’den beklediği swap anlaşması ise gerçekleşmedi. Fed, yükselen ülkeler Brezilya ve Meksika ile swap anlaşmaları yaparken Türkiye ile bunu gerçekleştirmedi. Bu durumu, ABD’nin Türkiye ile diplomatik ilişkilerine yoranlar olsa da, asıl nedenin ekonominin katı gerçekleri olduğu görülüyor.

Hatırlanacağı üzere mart ayının ortasında COVID-19 pandemisi nedeniyle piyasalardaki risk algısı bozuldu ve kredi mekanizması çöküşün eşiğine geldi. Küresel piyasalarda ABD doları likiditesi neredeyse yok oldu. Özellikle 20 Mart öncesindeki haftada bu durum derinden hissedildi. Bu nedenle Fed, küresel nakit akımları açısından büyük önem taşıyan Avro Alanı, İngiltere, Japonya, İsviçre ve Kanada merkez bankalarına 20 Mart’ta swap olanağı sağladı. Daha sonra bu olanak Avustralya, Yeni Zelanda, Singapur, Danimarka, Norveç, İsveç, Güney Kore, Meksika ve Brezilya’yı da içerecek şekilde genişletildi.

Türkiye ise bu swap desteğine uygun görülmedi. Bunun nedenleri çok anlaşılmaz değil. Türkiye finansal varlıklarının gelişen piyasa ekonomileri sepetindeki ağırlığı hızla geriledi ve yüzde yarım civarına düştü. Londra TL piyasası, “dış güçlerin spekülasyonu”nu önlemek gerekçesiyle çalışamaz hale getirildi. Devlet tahvillerindeki yabancı sahipliği oranı yüzde 30’lardan yüzde 6’ya düştü. ABD ile Türkiye’nin dış ticaretinin hacmi ise sadece 20 milyar dolar dolayında. Bu, ABD ticaret hacminin binde 4’ü bile değil. Öte yandan son 15 aylık dönemde dövizin yükselişini önlemek adına yaklaşık 70 milyar dolar rezerv, şeffaf olmayan, dolaylı yollarla kamu bankaları kullanılarak harcandı, üstelik bunda pek başarılı da olunamadı. Net rezervlerinin düzeyi uluslararası basında sürekli konu edilen bir merkez bankasının Fed’den yeşil ışık alamaması, sürpriz olmadı.

Çin ve Katar merkez bankalarından gerçekleştirilen 16 milyar dolarlık swap işleminin dışında kalan 39 milyar dolarlık işlem, bankalar ile yapıldı. Bankaların TCMB’deki döviz mevduat tutarı da mayıs sonunda 54 milyar doları buldu. Bu durumda bankaların TCMB’deki toplam bilanço içi ve dışı varlıkları 93 milyar dolara ulaşıyor.

Swap’a dayanan bu “tahta bacaklı” durumun son görünümü ise şöyle: TCMB’nin mayısta swap yükümlülüğü 55 milyar dolar, buna karşılık net uluslararası rezerv 33 milyar dolar. Bu durumda net uluslararası rezervden swaplar düşüldüğünde 22 milyar dolarlık bir negatif rezervden söz edilebilir. Bu da “tahta bacak” halini daha net olarak ifade ediyor.

Bu durumdan biraz olsun çıkış, ülkenin güvenirlik katsayısının yükseltilmesinden geçiyor. Bu güven, siyaseten güvenilirlikten ve sürdürülebilir bir yönetim biçiminden geçiyor. İki yıldır uygulanan cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi ise bu beklentiye karşılık vermiyor.

Mustafa SÖNMEZ

AL-MONITOR

Tags: CinDolarEuroFEDIMFmustafa sönmezswap
Previous Post

Taksicilerden İBB’ye dava

Next Post

Cumartesi Anneleri bu hafta Recep İkincisoy’un akıbetini sordu

Mustafa Sönmez

Mustafa Sönmez

ODTÜ İdari İlimler Fakültesi 1978 mezunudur. Politik, düşünsel eylemliliği 1980 öncesi ODTÜ’de ve kısa adı TİB olan Tüm İktisatçılar Birliği’ndeki faaliyetleriyle başladı, DİSK Petkim-İş, Yeraltı Maden İş, Demokrat gazetelerinde sürdü.1980 sonrasında araştırmacı –uzman olarak çeşitli kurumlarda çalıştıktan sonra 1983 yılında Nokta dergisinde ekonomi editörü olarak medya sektöründe yer aldı. Uzun bir süre bağımsız çalıştı, kitaplar üretti.2009-Mart 2013 döneminde Cumhuriyet, Nisan 2013-Şubat 2014’te Yurt , 12 mayıs-1 Eylül 2014 arasında Sözcü gazetesinde; Nisan 2015-Eylül 2015 döneminde BirGün gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Mayıs 2013-2016 arası Hürriyet Daily News‘de de haftada 1 gün ekonomi yorumları yazdı. Merkezi Washington’da olan Al-Monitor haber sitesine haftalık yazı katkısı ise Ekim 2016’da başladı. Ekim 2017-Nisan 2019 arası Artı TV’de her hafta Salı günleri Ekonomi Politik isimli programı yaptı.Eylül 2019’dan itibaren de Halk TV’de söz konusu programı sürdürdü.Çeşitli TV kanallarında ve radyolarda yorumculuk faaliyetinin yanında araştırma üretimini ve kitap yayınlarını sürdürmektedir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası danışmanıdır ve Oda için sanayi araştırmaları yapmaktadır.Gazeteci-yazarlık uğraşına paralel olarak ilki 1977 yılında yayınlanmak üzere Türkiye ekonomisi üstüne 30 dolayında kitap yayımladı.

Yazarın Diğer Yazıları

IMF ve Dünya Bankası uyardı: Dünya yeni bir gıda şokuna gidiyor
Ekonomi

IMF ve Dünya Bankası uyardı: Dünya yeni bir gıda şokuna gidiyor

09/04/2026
IMF’den uyarı: Ortadoğu’daki savaş küresel büyümeyi baskılıyor
Dünya

IMF’den uyarı: Ortadoğu’daki savaş küresel büyümeyi baskılıyor

31/03/2026
ABD’den yaptırım gevşemesi sonrası Çin harekete geçti: İran petrolü yeniden gündemde
Dünya

ABD’den yaptırım gevşemesi sonrası Çin harekete geçti: İran petrolü yeniden gündemde

24/03/2026
BM Güvenlik Konseyi İran’ı kınadı: Rusya ve Çin veto kullanmadı
Dünya

BM Güvenlik Konseyi İran’ı kınadı: Rusya ve Çin veto kullanmadı

12/03/2026
Çinli firmadan ABD üslerine uydu takibi: F-22’ler ve uçak gemisi görüntülendi
Dünya

Çinli firmadan ABD üslerine uydu takibi: F-22’ler ve uçak gemisi görüntülendi

27/02/2026
Altın fiyatlarında sert dalga: Diplomasi iyimserliği sonrası toparlanma
Ekonomi

Altın fiyatlarında sert dalga: Diplomasi iyimserliği sonrası toparlanma

18/02/2026
Next Post
Cumartesi Anneleri bu hafta Recep İkincisoy’un akıbetini sordu

Cumartesi Anneleri bu hafta Recep İkincisoy'un akıbetini sordu

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

by Sarya Özgür
20/04/2026
0

Bir yüz, bir hikâyedir. Bir bakış, yaşanmışlığın izidir. Bir gülüş, insanın içinden kopup gelen en sahici cümledir. Ama şimdi… Yüzler...

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

by Sonhaber
20/04/2026
0

Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koruma giderlerine ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı. Başevirgen, Şubat ayında koruma için devlet bütçesinden...

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

by Sonhaber
20/04/2026
0

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında olası diplomatik temaslara ilişkin çelişkili açıklamalar dikkat çekti. Pakistanlı diplomatik kaynakların Anadolu Ajansı’na verdiği...

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

by Naim Kandemir
20/04/2026
0

O, aşk hakkında çok şey biliyordu. Saatlerce konuşurdu ama aşk hasılatına baktığımızda vasat bir kazanç hanesi vardı. Bir şey eksikti...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik