Uluslararası Af Örgütünden açıklama ve uyarı

Uluslararası Af Örgütü, içinde bulunduğumuz bu pandemi günlerinde tüm dünyada aynı evrensel insan hakları kriterleriyle çalışmaya devam ediyor. Dünya çapında Covid -19 salgını ile ortaya çıkan güncel duruma da takip eden Uluslararası Af Örgütü, bu süreçte de gelişmeleri titizlikle izliyor.

Daha önce ‘7 Maddede Koronavirüsle Mücadelede İşlenen Hak İhlalleri’ başlığıyla COVID-19 salgını ile ilgili tespitlerini yayınlayan UAÖ, salgın nedeniyle yaşanan hak ihlallerine ve alınması gereken önlemlere dikkat çeken açıklamalarını yayınlamaya başladı. Mısır, Pakistan ve Kolombiya hakkında yapılan açıklamalarda, hapishanelerin virüs salgını dönemindeki koşullarının yanı sıra Katar’da göçmen işçi kamplarındaki hak ihlallerine ve Hindistan’da internet kısıtlamalarının bilgiye erişim hakkını ihlal ettiğine değinildi. 

Mısır – Koronavirüs salgını devam ederken düşünce mahkumları ve risk altındaki diğer mahpuslar serbest bırakılmalı

Uluslararası Af Örgütü, Mısır’daki aşırı kalabalık cezaevlerinde koronavirüsün yayılmasına ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde, Mısır yetkililerinin yalnızca fikirlerini barışçıl bir biçimde ifade ettikleri için cezaevinde tutulan tüm aktivistleri ve insan hakları savunucularını derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakması gerektiğini söyledi.

Uluslararası Af Örgütü’nden yapılan açıklamada, “Yetkililer, cezaevi nüfusunu azaltmak ve insanların zarar görmesini önlemek için halihazırda sağlık sorunları bulunan ve ileri yaştaki mahpuslar da dahil olmak üzere hastalığa karşı daha savunmasız durumdaki kişileri ve tutuklu yargılananları tahliye etmeyi değerlendirmelidir. Yetkililer, şiddet içermeyen suçlardan yargılanan kişileri tutuksuz yargılamayı da bir seçenek olarak göz önünde bulundurmalıdır” denildi.

Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Araştırma ve Savunuculuk Direktörü Philip Luther tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Mısır yetkilileri uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmek için koronavirüsün cezaevlerinde yayılması tehlikesine karşı derhal harekete geçmeli, cezaevinde tutulan binlerce aktivist, insan hakları savunucusu, gazeteci ve barışçıl muhalifi serbest bırakmalıdır. Bu kişiler zaten en başından cezaevine konulmamalıydı.”

Pakistan- Mahkumlar koronavirüs salgınına karşı korunmalı

Uluslararası Af Örgütü ve Pakistan Adalet Topluluğu (Justice Project Pakistan) yayımladıkları ortak açıklamada, koronavirüs salgını nedeniyle ilk ölümün kaydedildiği Pakistan’da yetkililerin cezaevlerindeki mahpusları korumak için gerekli tedbirleri alması gerektiğini söyledi.

Medyada yer alan haberlere göre, Lahor şehrindeki Camp Jail cezaevindeki bir mahpusun koronavirüs testi pozitif çıktı. Hastalığın en ağır etkilediği ülkelerden biri olan İtalya’da tutuklanan bu kişi, Pakistan’a sınır dışı edildikten sonra en az 3 bin 500 mahpusun bulunduğu cezaevindeki farklı koğuşlara götürüldü. Mevcut durumda bir sağlık merkezine sevk edilmiş olsa da önlem alınmadığı için şimdiye kadar kaç mahpusun ve cezaevi personelinin virüse yakalandığı bilinmiyor.

Uluslararası Af Örgütü Güney Asya Kampanyacısı Rimmel Mohydin konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Pakistan’daki cezaevleri aşırı kalabalıkla karşı karşıya olduğu için sosyal mesafe ihtimalini ortadan kaldırıyor ve geniş kapsamlı bir salgın tehlikesi yaratıyor. Sağlık hizmetleri ve hijyen ürünleri halen son derece sınırlı. Tutuklu yargılanan kişiler, götürüldükleri duruşma salonlarında virüse yakalanabilir. Pakistan yetkilileri, cezaevi nüfusunu azaltmayı ciddi bir biçimde değerlendirmelidir” dedi.

Pakistan Adalet Topluluğu Direktörü Sarah Belal ise yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi: “Büyük ihtimalle çağımızın en şiddetli sağlık krizini yaşıyoruz. Böyle bir dönemde, savunmasız durumdaki kişileri korumak devletlerin yükümlülüğüdür. Pakistan hükümeti, virüsün bugüne kadar görülmemiş bir hızla yayıldığını ve yüksek ölüm oranlarını göz önünde bulundurarak, mevcut durumda 77 binin üzerinde olan cezaevi nüfusunu korumak için tutarlı bir yaklaşım benimsemelidir. Hükümet derhal harekete geçmezse, Pakistan’daki cezaevleri ve gözaltı merkezleri koronavirüs salgınının merkez üssü haline gelebilir.”

Kolombiya- Hükümet, cezaevi nüfusunu koronavirüs salgınından korumak için uygun tedbirleri almalı

21 Mart’ta, Kolombiya’daki birçok cezaevinde özgürlüğünden yoksun bırakılan ve koronavirüsün yayılmasına karşı etkin önlemler alınmasını isteyen mahkumların düzenlediği protestolar sonucunda, Bogota’daki “La Modelo” Orta Güvenlikli Cezaevi’nde 23 kişi öldü, 83 kişi ise yaralandı. Konu hakkında bir açıklama yayımlayan Uluslararası Af Örgütü Amerikalar Direktörü Erika Guevara-Rosas şunları söyledi:

Koronavirüs salgınıyla karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, Amerika kıtasının dört bir yanında özgürlüğünden yoksun bırakılan insanların güvencesiz durumuyla ilgili endişeler artıyor. Kolombiya’daki aşırı kalabalık cezaevleri, virüs bulaşmış olabilecek kişilerin diğer kişilerle yakınlığının engellenmesini imkansız hale getiriyor. Ayrıca, sağlık hizmetlerine ve hijyen ürünlerine erişimin sınırlı olması ve devamlı su temin edilememesi, virüse yakalanma riskini artırıyor ve iyileşme koşullarını olumsuz etkiliyor.”

Bu küresel salgında hiç kimseyi arkada bırakmamalıyız. Kolombiya hükümeti, hastalığın cezaevindeki mahkumlar arasında yayılmasını engellemek için aşırı kalabalığın azaltılmasını da kapsayan bir stratejiyi derhal hayata geçirmelidir. Bu amaçla hükümet, geçici gözaltına tutulan kişilerin serbest bırakılmasını ve risk altındaki mahkumların erken veya şartlı tahliye edilmesini değerlendirmelidir. Ayrıca yetkililer, protestoların kontrol altına alınması sırasında başvurulan güç kullanımına ve onlarca kişinin ölmesine ve yaralanmasına yol açan nedenlere ilişkin kapsamlı, tarafsız ve bağımsız bir soruşturma yürütmeli, şiddete uğrayanlar ve ailelerinin hakikate, adalete ve onarıma erişimini sağlamalıdır.”

Katar- İşçi kamplarındaki göçmen işçiler, koronavirüs tehlikesi altında

Katar’ın başkenti Doha’da, çok yüksek sayıda işçinin konakladığı Endüstri Bölgesindeki çeşitli yerlerin yüzlerce inşaat işçisinin koronavirüse yakalanmasının ardından kilit altına alındığına ilişkin haberler üzerine açıklama yayımlayan Uluslararası Af Örgütü Küresel Sorunlar Direktörü Steve Cockburn şunları söyledi:

Tüm dünya koronavirüs salgınının yayılmasını durdurmaya çalışırken Katar’daki işçi kampları gibi kamplarda mahsur kalan göçmen işçiler bilhassa virüse yakalanma tehlikesi altında.”

İşçi kamplarının aşırı kalabalık olduğu ve yeterli su ve temizlik imkanlarından yoksun olduğu biliniyor. Bu da kaçınılmaz olarak işçilerin kendilerini virüse karşı yeterli ölçüde koruyamayacakları anlamına geliyor. İşçilerin sıkış tıkış kamplardaki mekansal yakınlığı, hiçbir türde sosyal mesafeye izin vermiyor.” 

Katar hükümeti, koronavirüsün yayılmasının engellenmesi ve yavaşlatılması için gösterdiği tüm çabaların merkezinde insan haklarının yer almasını sağlamalı ve herkesin önleyici bakım da dahil olmak üzere sağlık bakımına erişimi ile etkilenen kişilerin ayrımcılığa uğramaksızın tedaviye erişimini güvence altına almalıdır.”

Hindistan- Cammu Keşmir’de internet hizmetlerine sınırsız erişim derhal açılarak koronavirüs riski hafifletilmeli

Uluslararası Af Örgütü bir diğer açıklamayı bilgiye erişim hakkını hatırlatarak yaptı. Koronavirüs salgınının ortaya çıkmasının ardından Cammu Keşmir Birlik Toprağı Hükümeti’nin bölgede internet hizmetlerine sınırsız erişimi açması ve insanların sağlık ve güvenlikle ilgili bilgilere sınırsız erişimini sağlaması gerektiğini hatırlattı.

Hindistan Hükümeti 19 Mart itibariyle ülkede 166 doğrulanmış koronavirüs vakası olduğunu bildirdi. Vaka sayısının giderek artmasına rağmen, Cammu Keşmir Birlik Toprağı Hükümeti, 17 Mart 2020 itibariyle, bölgede internet hızının 2G seviyesinde sınırlandırılması gibi internet kısıtlamalarının sürmesini istedi. Ayrıca, bölgenin çeşitli yerlerinde, güvenlik adı altında belirli aralıklarla internet hizmetleri tamamen kesiliyor. Hükümet, virüsün yayılmasını engellemek için tüm eğitim kurumlarını, parkları, otelleri, restoranları ve diğer kamusal alanları da kapattı.

Uluslararası Af Örgütü Hindistan Şubesi Direktörü Avinash Kumar konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Salgınla ilgili endişelerin giderek arttığı bir dönemde bilgilendirme amaçlı içeriklere ve bilgileri yaygınlaştırma imkanına getirilen haksız sınırlandırmalar yalnızca paniği artırır. İnternetin tamamen kesilmesi veya internet hızının düşürülmesi, insanların bu zor günlerle başa çıkmasını zorlaştırırken, bir yandan da yetkililere olan güveni zayıflatıyor. Hindistan Hükümeti, halk sağlığını korumak için haklara saygılı bir yaklaşım benimsemeli ve 4G hızında internete erişimi sağlamalıdır” dedi. Kumar, sözlerini şöyle sonlandırdı:

Koronavirüsle ilgili durum devamlı değişiyor. Hindistan Hükümeti, Cammu Keşmir halkıyla eksiksiz iletişimi sağlamak için bölgedeki internet sınırlandırmalarını kaldırmalı ve insanların virüsün yayılmasına karşı eş zamanlı bir biçimde hazırlıklı olmasını mümkün kılmalıdır. Koronavirüsle mücadele, insan hakları ihlallerine, şeffaflık yoksunluğuna ve sansüre dayalı olamaz.”

 

Yazılmış yorum yok

Yorum Bırakınız