Cumartesi, Nisan 18, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Ekonomi

“Yerli ve Milli” İflas…

Fikret Başkaya by Fikret Başkaya
01/02/2024
in Ekonomi, Manşet, Manşet Yazarlar, Türkiye, Yazarlar
A A
0
“Yerli ve Milli” İflas…
0
SHARES
364
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Fikret Başkaya

“Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır”…

                                                                                                                      Paul Velery

Birincisi, boşuna şeylerin adını kimim koyduğu, ‘nereye bakıldığı değil, nereden bakıldığı önemlidir’ denmemiştir… Ve ikincisi, bir toplumsal formasyonun başarısı düne göre bugün neye sahip olduğu değil, karşı karşıya olduğu sorunları çözebilme yeteneğiyle ölçülür… Yüzyıl önce Türkiye kapitalist-kolonyalist-emperyalist Batı’nın bir yarı-sömürgesiydi… Yüzyıl sonra bugün de ‘yeni sömürgesi’… Şimdilerde Türkiye satılığa çıkarılmış bir ülke manzarası arz ediyor… Bu durum, sabahtan akşama ‘milliyetçilik edebiyatı’ yapmalarına engel değil… Ülkenin varı yoğu yerli ve yabancı sermaye tarafından yağmalanır, talan edilirken sabahtan akşama milli marş söyleseniz neye yarar… Hatırlanması gereken bir şey daha var: Sermayenin yerlisiyle yabancısı arasında kayda değer bir fark yoktur… Boşuna, sermayenin vatanı yoktur denmemiştir… Üstelik şimdilerde, neoliberal küreselleşme çağında dünyanın tamamı sermayenin korunmuş av alanı, gül bahçesi haline gelmişken…

II. Abdülhamit tahta çıktığında, Osmanlı Devletinin tüm gelirlerinin %80’i bile dış borç ödemelerine yetmiyordu… 1881’de borç veren devletler (İngiltere, Fransa, Avusturya, Almanya, İtalya), Duyun-u Umimiye’yi (Genel Borçlar İdaresi) dayattılar… Aslında Duyun-u Umimiye bir tür parelel maliye bakanlığı veya devlet içinde devletti… O tarihten sonra tuz ve tütün tekeli, damga pulu vergisi, akollü içkiler vergisi, Edirne-Samsun-Bursa ipek öşürü, İstanbul ve birçok bölgenin balık vergisi, tömbek vergisi, bazı vilayetlerin koyun vergisi, gümrük gelirleri ve kazanç vergisine göre ortaya çıkacak fazlalık Duyun-u Umimiye tarafından tahsil edilip emperyalist merkezlere transfer ediliyordu… İşte bu borç belası imparatorluğun çöküşünün başlıca nedenlerinden biriydi… Ve Cumhuriyet rejimi , çöken imparatorluğun borçlarını 1954 yılına kadar ödedi… Hani Cumhuriyet anti-emperyalist bir mücadelenin sonucu kurulmuştu… Yedi düvel dize getirilmişti… Türkiye İkinci emperyalistler arası savaş sonrasında yeniden borçlanmaya başladı… Dışarıya, emperyalist tefecilere oluk-oluk kaynak transferi hiç kesilmedi… Sadece bu yıl içinde ödenmesi gereken dış borç 236 milyar 380 milyon dolar…Velhasıl Şark Cephesinde yeni bir şey yok! denecektir… Borçlandırma bir neo-kolonyalizm pratiğidir…

O halde sadede gelebiliriz… Çöküşün veya aynı anlama gelmek üzere iflas tablosunun geresinde ne var? Buraya neden ve nasıl gelindi? Fakat çöküşle ilgili bir hatırlatma yapmak gerekiyor… Çöküş anlık bir şey değildir. Zamana yayılmış bir süreç olarak tezahür eder… Bir sosyal sistemin, bir uygarlığın çöküşü bir canlının ölümüne benzemez…  Eğer bir sosyal formasyon, verili yasal ve kurumsal çerçeve dahilinde toplum çoğunluğunun temel ihtiyaçlarını (gıda-yeme içme, barınma,  ısınma, ulaşım, sağlık, eğitim hizmeti, güvenlik… ) asgari düzeyde bile karşılayamaz hale gelmişse, orada artık krizden değil, çöküşten söz etmek gerekecektir… Aynı bu gün Türkiye’nin içinde bulunduğu durum gibi… Gerçek durum böyle ama bu ülkeyi yönetenler, -yönetiyormuş gibi yapanlar demek daha doğru- başka şarkılar söylemeye devam ediyorlar… Rahatsız edici ve tuhaf olan, şarkının dinleyicilerinin hala hayli çok olması…

Ülke neden bu hale geldi, iflas tablosunun gerisinde ne var? Aslında iki temel nedenden söz edilebilir: Birincisi, 1980’de alınan virajla, ülkenin neoliberalizme teslim olması; ikincisi de 2002’de Politik İslamcı AKP’ni iktidara taşınması… Faşist 12 Eylül (1980) darbesi koşullarında dayatılan 24 Ocak Kararları, tam bir yeniden kompradorlaşma programıydı… Dışa açılma, ihracat öncülüğünde büyüme tercihi, ekonominin yönünü emperyalist Batı’ya çevirmek demeye geliyordu ki, o tarihten sonra ekonominin temeli aşınmaya devam etti… Ekonominin farklı sektörler arasındaki eklemlenme (karşılıklılık) zaafa uğradı… Sanayinin, tarımın ve hayvancılığın yerlerde sürünüyor olmasının asıl nedeni, 1980’de yapılan emperyalizmle uyumlanma tercihiydi… O tarihten sonra neoliberal reçetenin bir gereği olarak, kamu kaynakları, ekonomik kamu işletmeleri (KİT’ler), kamu hizmetleri özelleştirildi, sermayeye peşkeş çekildi… Şu an itibariyle, özelleştirilmemiş, paralılaştırılmamış, şeyleşmemiş, soysuzlaşmamış hiçbir şey yok! Tabii müşterekler de bütünüyle tasfiye edildi… Oysa, müştereklerden (ortak yaşam kaynakları, yaşam alanları) yoksun bir toplumsal yaşam sürdürülebilir değildir, zira, müşterekler insanları, toplumu bir arada tutan tutkaldır…

2002’de dinci, Politik İslamcı AKP’nin iktidara taşınmasıyla, yıkım süreci daha da derinleşti. AKP lideri R. Tayyip Erdoğanın ülkeyi bir şirket gibi yönetmeye kalkmasıyla işler zıvanadan çıktı… Artık tüm devlet kurumları ‘şirket kafasıyla’ yönetiliyor ve sonuç ortada… Oysa, devlet mantığı şirket mantığıyla uyuşmaz… Yapılanlar yerli ve milli retoriğiyle servis ediliyor ama söylenenin reel bir karşılığı yok! Esasen Politik İslamcıların bir toplum projesi yoktur… Dünyayı anlamaktan acizdirler… Fakat sömürü, yağma, yalan ve talan söz konusu olduğunda onlarla kimse yarışamaz…

İflas derinleşmeye devem devam ederken, ‘yerli ve milli’ iktidar yüksek büyümü oranlarıyla öğünüyor… Neymiş efendim, Avrupa %1 oranında bile büyümezken, Türkiye geçen yılın ilk 3 çeyreğinde %4,6 büyümüş… Oysa neyin, nasıl, ne pahasına büyüdüğü, büyümenin kimin için ne anlama geldiği de önemlidir… Kapitalizm dahilinde büyüme sermayenin büyümesidir… Kapitalizm dahilinde yüksek oranlı büyümeye artan yoksulluk, sefalet ve doğa yağması eşlik edebilir ve ediyor… Hayli zamandır durum öyle… Aslında büyüme burjuva toplumunun afyonudur… Yoksulları aldatma, oyalama  aracıdır… Eğer tevatür edildiği gibi, gerçekten büyümeyle toplumsal refah arasında doğru yönde bir ilişki olsaydı, yüzyıllık büyümeden sonra Türkiye bugün bu halde olur muydu?  Esasen kapitalizm halinde para her el değiştirdiğinde GSYH büyümüş sayılır… Dolayısıyla, neden söz ettiğini bilmek önemlidir denecektir…

İflas derinleşir, açlık, yoksulluk, sefalet, doğa yağma ve talanı insan havsalasını zorlayacak boyutlardayken, neden etkili bir muhalefet ortaya çıkıp, aracın rotasını insandan ve doğadan tarafa çeviremiyor… Eğer çöküş söz konusuysa, o çöküşe muhalefet de dahildir de ondan… Daha önce de defaten yazdığın gibi, zemin çökerse üzerindeki her şeyle birlikte çöker… Dolayısıyla, müesses nizamın muhalefetinin şeylerin seyrini değiştirme potansiyeli yok… Toplum sorunlarına yabancılaşmış durumda… Siyaset gerçek sorunlara teğet geçiyor… Ancak yeni paradigmayı hayata geçirebilecek potansiyele sahip örgüt veya örgütler bu yıkım sürecine etkili müdahale edebilir…

Toplum kritik bir kavşağa gelip-dayanmışken, eski kafayla, eski yöntem ve araçlarla şeylerin seyrini değiştirmek mümkün değil… Dolayısıyla, iki şey yapmak gerekiyor: Birincisi, vakitlice yeni paradigmayı formüle etmek; İkincisi de paradigmayı ete kemiğe büründürecek örgütlülüğü yaratmak ki, bunlar insan iradesini aşan şeyler değil… Faust, “Bana hedefi göster ama beni oraya ulaştıracak yolu da göster.” derken tam da söylemek istediğimi ifade ediyordu…

Ya vakitlice paradigma ve perspektif değiştirilecek, ya da işler sarpa sarmaya devam edecek…  Velhasıl, entelektüel ataletten kurtulmadan, şeyleri adıyla çağırmaya cüret etmeden taşı yerinden oynatmak mümkün değil…

 

Ne demeli… T.C A.Ş’den sevgilerle…

 

Tags: AKPdış borçlarFikret Başkayamuhalefetneoliberal politikayerli sermaye
Previous Post

Süleymaniye Günlükleri

Next Post

Hatay Milletvekili Can Atalay’ın Vekilliği Düşürüldü

Fikret Başkaya

Fikret Başkaya

Lise eğitimini İzmir Atatürk Lisesi'nde yaptı. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi iktisat ve maliye bölümlerini bitirdi. Paris ve Poitiers üniversitelerinde doktora öğrenimini tamamladı. Yurt dışında bulunduğu süre boyunca; azgelişmişlik, emperyalizm ve kapitalizmden sosyalizme geçiş sorunları üzerine birçok araştırma yaptı. Bir süre Sosyal Hizmetler Akademisi'nde iktisat dersleri verdi.Abant Izzet Baysal Üniversitesi iktisat bölümü öğretim üyesi iken Paradigmanın İflası adlı kitabından ötürü Terörle Mücadele Yasası'na muhalefetten 20 ay hapis cezasına çarptırıldı. Haymana Kapalı Cezaevi'nde cezasını çekti. 2004'te, 1994 yılında Gündem gazetesinde yayımlanan ve hiçbir adli işleme konu olmayan makalelerine "Akıntıya Karşı Yazılar" adlı kitabında yer veren Doç. Dr. Fikret Başkaya'nın, "devletin manevi şahsiyetine hakaret ettiği" gerekçesiyle 3 yıl hapsi istendi.Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Başkaya'nın 'eleştiri sınırları içinde kaldığı'na hükmedilerek hakkında beraat kararı verildi (2005). 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başkaya'nın 'Paradigmanın İflası' adlı kitabına sesli kitap projesinde yer verdi.Fikret Başkaya 2007 yılı itibarıyla Özgür Üniversite'nin başkanlığı görevini sürdürmekte ve bu kuruluşta gönüllü olarak ders vermektedir.

Yazarın Diğer Yazıları

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…
Manşet Haberler

Duyduk, duymadık demeyin: Komünizmden başka bir gelecek yok…

17/04/2026
Yeniden Refah’tan sert çıkış: “AKP’ye geçecek denilen isim bizden çoktan atıldı”
Manşet Haberler

Yeniden Refah’tan sert çıkış: “AKP’ye geçecek denilen isim bizden çoktan atıldı”

15/04/2026
Meclis’te yoklama krizi: AKP’den vekile maaş kesintili düzenleme
Manşet Haberler

Meclis’te yoklama krizi: AKP’den vekile maaş kesintili düzenleme

11/04/2026
AKP’de “Hobi Bahçesi” krizi: “Oy kaybederiz” uyarısı sonrası geri adım
Manşet Haberler

AKP’de “Hobi Bahçesi” krizi: “Oy kaybederiz” uyarısı sonrası geri adım

10/04/2026
Bozbey tutuklandı, Bursa’da yönetim krizi: Gözler Belediye Meclisi’nde
Manşet Haberler

Bozbey tutuklandı, Bursa’da yönetim krizi: Gözler Belediye Meclisi’nde

09/04/2026
AKP’den yeni anayasa mesajı: “Önce usulde mutabakat sağlanmalı”
Manşet Haberler

AKP’den yeni anayasa mesajı: “Önce usulde mutabakat sağlanmalı”

07/04/2026
Next Post
Hatay Milletvekili Can Atalay’ın Vekilliği Düşürüldü

Hatay Milletvekili Can Atalay’ın Vekilliği Düşürüldü

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

by Salih Zeki Tombak
17/04/2026
0

Siyasi kişiliklerin, kendilerine özgü dilleri, üslupları, kadroları, insan ilişkileri ve iş yapma biçimleri olur. Ama bir devletin, çok uzun süredir,...

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: SOSYAL ÇÜRÜMEDEN SOSYAL ÇÖZÜLMEYE TÜRKİYE

by Ümit Özdemir
17/04/2026
0

Sefaleti azaltmadan, zenginliği arttıran bir toplumsal sistemin özünde çürümüş bir şey olmalı. Karl Marx Perde akademisyen Zeliha Burtek’in ünlü sokak...

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

Ortadoğu’da kritik 10 gün: İsrail-Lübnan ateşkesi yürürlükte

by Sonhaber
17/04/2026
0

Donald Trump tarafından duyurulan İsrail ile Lübnan arasındaki 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Bölgedeki çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesin,...

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

20 yaşındaki işçi elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti

by Sonhaber
17/04/2026
0

Uşak’ta bir işçi, tamir için gittiği evde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Edinilen bilgilere göre, bir firmada çalışan 20 yaşındaki...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik