Pazar, Temmuz 12, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Günlerden Sızan

ZARLARI KİM ATIYOR?

Naim Kandemir by Naim Kandemir
20/05/2025
in Günlerden Sızan, Manşet Haberler, Yazarlar
A A
1
ZARLARI KİM ATIYOR?
0
SHARES
793
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

İki taraf da biliyor zarları kimin attığını, zembereği kimin kurduğunu. Halklara polim yapmaya* hiç gerek yok. Ortadoğu sahnesinde kimin oyunu yazdığı ve kimlere rol verildiği belli. Ama kimileri var olmak için halklara yalan söylemeye devam etmeli ki foyaları ortaya çıkmasın! Ortadoğu’da yalancının mumunun sönmesi yatsıyı geçer genellikle!

Lozan lafını yirmi küsur yıldır çokça duyardık da, bu süreçte tekrar sakız oldu herkesin ağzına. İki tarafın da zülfiyârına dokunduğu bir yanı var demek ki Lozan’ın. Lozan’ın ülke için önemi; tarihsel olarak Türk Milleti’nin egemenliğini, sınırlarını tüm dünyaya kabul ettirmiş olmasıdır. Elbette ki bu kabul ettiriş Kurtuluş mücadelesi ile elde edildi.

Fakat, herkes Lozan’ı bu tarihsel gerçekliğiyle değerlendirip benimsemiyor. Genel olarak Kürtler, Lozan’ı kendilerini, İslamcılar da İslam’ı yok eden bir anlaşma, olarak görüyorlar. Kalp kalbe karşı bir durumla karşı karşıyayız bu noktada. Dertleri, hedefleri ortak olanlar omuzdaş olur, hatta bu yolda ittifak bile yapabilirler. İş buraya dayanınca taraflar birbirlerine ikiz kardeş yakınlığı duyabilirler doğal olarak. Kazan kazan, en kârlı yöntem.

Bir taşla iki kuş vurmak mümkünse ne güzel! Körün istediği bir göz Allah verdi iki göz! Bir taşla hem paranteze alınan Cumhuriyet iptâl, hem de yapılacak dayanışmayla hep iktidar, hep iktidar! İçeride Türk-Kürt İslam Sentezi, dışarıda (Kuzey Suriye’de) Kürt devletinin temelinin atılması…

Ortadoğu’da temel atmak da zordur. Çünkü zemin riskli ve sağlam değildir. Bu nedenle temel atılırken ileri teknoloji kullanmak gereklidir ki ileride o temel çökmesin ve dahası da o temele güvenip de üzerine çıkılacak katlar sonra yıkılmasın.

 

Bu temel meselesinde 1970’leri hatırlıyorum. Milliyetçi Cephe(MC) ortağı rahmetli Necmettin Erbakan, o meşhur Ağır Sanayi Hamlesi çerçevesinde Anadolu’nun çeşitli yerlerinde fabrika temeli atardı. Fakat bir süre sonra CHP’li bazı parlamenterler Hoca’nın attığı o temelleri söküp otomobilin bagajında Meclis’in önüne getirip, devlet kayıtlarında bile bu temelin bulunmadığını yaptıkları basın toplantılarında belirtirlerdi. Bu garip durum devam eder ve temeli söküp getiren parlamenter hakkında daha sonra temel çalma suçundan dava açılırdı…

***

Zarların kimin tarafından atıldığını bilen taraflar emperyal emirin her demiri keseceğini de biliyorlar. Ama yine de zaman zaman topu taca atmaktan geri durmuyorlar. Oysa iki taraf, geç de olsa deseler ki; bizler yüz yıllarca aynı bağın bağbanıyız, birbirimize artık lolo yapmasak da bu topraklarda halklarımızın insanca yaşamalarının bir yolunu bulsak… Bu cümleyi eyleme geçirmek aslında o kadar zor değil de tarafların hesabı başka. Bir taraf hâlâ hepsi benim olsun, diğer taraf da küçük de olsa benim olsun, derdinde. Niyetler bu olunca gelsin polimler! Kimi ipe un serer, kimi azgelişmişlik, emperyalizm gibi dertleri düşünmez ve ikisi de o kaybetsin ben kazanayım, tilkiliğine soyunur.

Bir taraf çıkar; Türk-Kürt kardeştir… der, diğeri çıkar; Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı der ve Lenin’in kemikleri sızlar. Lenin, 1914’te Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı’nı yazdığında UKTH’nı savunmak için her yol mubah demiş gibi oportünizmin, pragmatizmin dibine vurup emperyalizmden rol kapın mı dedi? Şimdi bu soruyu sorandan kötüsü yok!

Bu zaaflar her iki kesim taraftarlarınca bilinebilecek durumlar. Bilseler de, sahnedekileri izliyor halklar. Bu sırada iş, halk âşıklarının ayak atışmaları şekline bürünür. Bu atışmalarda iki âşığa ayak verilir ve âşıklar karşılıklı bu ayak çerçevesinde irticalen atışırlar. Bugünlerde birinci ayak: Türk- Kürt kardeştir, ikinci ayak: Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı.

***

Bu sahnede sergilenen oyunun ve atışmanın finalinde ne olacağını hep beraber göreceğiz. Her şeye rağmen hayra yormak bizlerin güzel günlere olan inancımızdan. Ayrıca bu sürecin Türkiye sosyalist hareketi için hayırlara vesile olacağı biliniyor. Çünkü Türkiye sosyalist hareketinin 12 Eylül 1980’de girdiği ölümcül kış uykusundan uyanıp, eskiden olduğu gibi bağımsız hattını yaratabilmesi ihtimali beliriyor.

Tarihte her zaman görülmüştür ki; her etkinin bir tepkisi olduğu gibi, her tepkinin de mutlaka bir etkisi vardır. Bugün kazandığını zanneden, yarın uğrayacağı kayıpların hesabını tutamaz hâle gelebilir. Tarihin cilvesi, biraz da böyledir. Gelecek seçimi değil; gelecek nesilleri ve belki de yüz yıl sonrasını düşünmek gerekir. Lozan’ın ömrünü belirleyecek olan mücadeledir.

*Polim yapmak: Argoda rol, hile, artistlik yapmak anlamlarında kullanılır.

Tags: Naim Kandemir
Previous Post

“Nefret Dili Barışa Engel: SOLDEP’ten Kurtulmuş’a Sert Tepki”

Next Post

“ İşveren!”

Naim Kandemir

Naim Kandemir

Naim Kandemir: 1961 Samsun doğumlu. A.Ü SBF mezunu. Yayınlanmış kitapları: - Görüşmek Üzere, şiir, Mayıs Yayınları, 1983 - Camın Buğusuna Yazılanlar, şiir, Kanguru Yayınları, 2009. - Bir Dakikalık Hikâyeler, Bencekitap Yayınları, 2011. - Benim Amarcord’um, anlatı, Notabene Yayınları, 2014. - Ömrümüzü Hayat Yaptığımız Yıllar, anlatı, Notabene Yayınları, 2015. - İnziva Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2017 - Hayat Üzerine Diyaloglar, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2018 - Bir Çocuğun Saflığıyla, öykü, Notabene Yayınları, 2018 - Motosikletle İtalya, gezi, Notabene Yayınları, 2019 - Umut Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2020 - Uçurtma Tamircisi, öykü, Notabene Yayınları,(hazırlanıyor) Ayrıca, senaryosunu yazdığı, 12 Eylül dönemini trajikomik bir hikâyeyle anlattığı Acayip adında bir sinema filmi projesi var. Cengiz Türüdü: 1959 Bulancak doğumlu. 1978 yılında A.Ü SBF’ne girdi. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra sıkıntılı bir süreç yaşadıktan sonra 2017 yılından itibaren kitaplarıyla aramıza döndü. Yayınlanmış kitapları: - İnziva Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2017 - Hayat Üzerine Diyaloglar, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2018 - Umut Diyalogları, Cengiz Türüdü&Naim Kandemir, Notabene Yayınları, 2020

Yazarın Diğer Yazıları

NERESİNDEN TUTACAĞINI ŞAŞIRMAK
Günlerden Sızan

NERESİNDEN TUTACAĞINI ŞAŞIRMAK

06/07/2026
İÇENE DE İÇMEYENE DE DERT OLAN ALKOL
Günlerden Sızan

İÇENE DE İÇMEYENE DE DERT OLAN ALKOL

03/07/2026
MİZAHTA TURNUSOL KAĞIDI OLMAK
Günlerden Sızan

MİZAHTA TURNUSOL KAĞIDI OLMAK

29/06/2026
UMUDU DİRİ TUTMAK MI, AĞIT YAKMAK MI?
Günlerden Sızan

UMUDU DİRİ TUTMAK MI, AĞIT YAKMAK MI?

23/06/2026
İNTİFADA YÜREKLERİ
Günlerden Sızan

İNTİFADA YÜREKLERİ

18/06/2026
HİÇ BİLMEZDİM
Günlerden Sızan

HİÇ BİLMEZDİM

12/06/2026
Next Post
“ İşveren!”

“ İşveren!”

Comments 1

  1. Hüseyin AKTAŞ says:
    1 yıl ago

    “Geçmişi tanrı bile değiştiremez ama tarihçi için sorun değildir. Hele ki alternatif tarihçi için hiç sorun değildir” demişti Seyfi Öngider…
    Tarihçi için böyledir de tarih için birinci cümle geçerlidir; Tarih hiç kimsenin kendi keyfine göre eğip bükebileceği bir olgu değildir!
    “Tarihte bir şey nasıl olmuşsa başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur!”
    Bugün bir şey nasıl oluyorsa başka türlü olamayacağı için öyle oluyordur! Ancak yarın;
    Yarın
    Tarihte nasıl olmuşsa aynen öyle olacaktır!
    Tarihi eğip bükmeye çalışanlar kendilerini tarihin çöplüğünde bile bulamayacaklardır!

    Yanıtla

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

YARALI BİR NİDÂ: AHMET TELLİ

YARALI BİR NİDÂ: AHMET TELLİ

by Sonhaber
11/07/2026
0

Ömrünü yoldaşlıkla mühürlemiş, kelimeleri yaşanmışlıktan ayırmadan; acıdan, vicdandan ve kayıptan süzerek getiren, kırılganlığı saklamayan ama teslimiyeti kabul etmeyen bir söz...

AHMET TELLİ’NİN ARDINDAN

AHMET TELLİ’NİN ARDINDAN

by Nebahat Akın
11/07/2026
0

Varsayım üzerine tutuklanan suçsuz günahsız ihsanların olduğu bir dünyada, umutlarını kaybetmeden barışa bel bağlamış ve mücadele etmiş kişiler, ufukta barış...

Ahmet Telli’nin Ardından

Ahmet Telli’nin Ardından

by Mehmet Yeşiltepe
11/07/2026
0

Bir Şairden Fazlası Eksildi Bazı ölümler vardır; yalnızca bir insanı alıp götürmez. Bir ses, bir bakış, bir vicdan eksilir. Öyle...

Kuyu Tipi Cezaevleri Kapatılsın!

Kuyu Tipi Cezaevleri Kapatılsın!

by Mustafa Kumanova
11/07/2026
0

Özgürlüğün olmadığı yerde ne ahlak olur ne eşitlik olur ne de adalet olur. Sadece baskı ve cezaevi olur. O baskı...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2026 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik