2 Temmuz 1993-2 Temmuz 2024.
Dün gibi ama değil. 31 yıl.
Günler hâlâ ağır ve acı…
Yangın sürüyor.
2 Temmuz Pazar günü saat 11.00’de, Sivas katliamının 31.yılında, “sınıfın kardeşleri” Asım Bezirci ve Rıfat Ilgaz’ı anmak, anımsamak için geleneksel 2 Temmuz buluşmamızda Zincirlikuyu’da buluşmaya çağırıyor.
Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan olayın üzerinden 31 yıl geçti. Yazar ve sanatçılardan oluşan 33 kişi Sivas’ta kaldığı otelde yakılarak öldürüldü. Olaylar sonucunda 2 otel görevlisi ile 2 gösterici de ölmüş ve toplamda 37 kişi yaşamını yitirmişti.
Olay nasıl gerçekleşti?
Radikal İslamcı kalabalık bir grup tarafından çıkarılan yangında kimi dumandan boğularak kimi de yanarak yaşamını yitirenlerin dışarı çıkmaları halinde linç edilmesi söz konusu olduğu için içeride sıkıştıkları biliniyor.
Dört gün sürecek şenliklerde söyleşiler düzenleyecek, kitaplarını imzalatacak ve şarkılar söyleyecek olan grup sadece ilk gün etkinliklerini gerçekleştirebildi. Şenliğin ikinci günü olan ve Cuma gününe denk gelen 2 Temmuz’da
namaz çıkışı toplanan bir grup etkinliğin yapıldığı alana yürümeye başladı. “Sivas laiklere mezar olacak” sloganlarıyla yapılan yürüyüş sırasında ‘Halk Ozanları’ heykeli yıkıldı ve yerde sürüklendi. Sayıları giderek artan gruba herhangi bir müdahale olmazken akşam saatlerine doğru kalabalık 15 bin kişiyi buldu. Binlerce kişi otelin önünde sloganlar eşliğinde binayı taşladı ve camlar kırıldı. Birkaç saat içinde otel önündeki araçlar ateşe verildi ve son olarak otelden de alevler yükselmeye başladı. Yangını söndürmek için zamanında müdahale etmeyen itfaiye de geldiğinde büyümüş olan alevleri kontrol altına almakta yetersiz kaldı. Dönemin siyasileri olayın münferit olduğu yönünde açıklamalar yapsa da uzun yıllar katliamın Özel Harp Dairesi tarafından planlandığı yönünde iddialar da dahil olmak üzere pek çok senaryo dile getirildi.
Sonrasında neler yaşandı?
Elim olayın hemen ardından 35 kişi gözaltına alınmış, sonrasında gözaltı sayısı 190’a kadar çıkmıştı ancak 66 kişi serbest bırakıldı ve geri kalanlar “Laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışmak” suçuyla
Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 1 yıl boyunca yargılandı. “Sivas davası” olarak tarihe geçen mahkeme sonucunda 22 sanık 15’er yıl, 3 sanık 10’ar yıl, 54 sanık 3’er yıl, 6 sanık 2’şer yıl hapisle cezalandırıldı. Yargılananlardan 37’si ise beraat etti. Takip eden yıllarda Yargıtay DGM kararını bozdu ve sanıklar yeniden yargılandı. 1998’de onaylanan yeni kararda 33 sanık idam, 14 sanık ise 15 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı ancak idam cezaları usul noksanlıkları nedeniyle bozuldu. Usul eksiklikleri giderildikten sonra 2000 yılında yeniden idam cezasına çarptırılan 33 sanık 2002’de idam cezasının kaldırılması ile müebbet hapse mahkum oldu. Sanık avukatlarından birçoğu muhafazakar sağ partilerde milletvekili ve bakanlık pozisyonlarına kadar yükseldi ve geçen zaman içerisinde gerçekleşen tahliyeler ile hapisteki kişi sayısı 33’e düştü. Sivas katliamının kilit isimlerinden 8 sanık ise 1997’deki bozma kararı sonrasında firar ederek kayıplara karıştı. Bunların içinde davanın bir numaralı
sanığı Sivas Belediye Meclisi Üyesi Cafer Erçakmak da bulunuyor. 2011 tarihinde Sivas’ta kalp krizi sonucu öldüğü ileri sürülen ve gizlice Yukarı Tekke Mezarlığına gömüldüğü söylenen Erçakmak hakkındaki dava, öldüğü için düşürüldü. Mağdurların avukatları DNA testi talep etti ve mezardaki kişinin yüzde 99.9 Erçakmak olduğu tespit edildi.












