Salı, Nisan 21, 2026
Son Haber
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
  • Yazarlar
  • Manşetler
  • Son Haber Tv
  • Künye
No Result
View All Result
Son Haber
No Result
View All Result
Home Manşet Haberler

Altındağ’da yaşayan Suriyeli Mustafa: Biz ne yaptık?

Sonhaber by Sonhaber
13/08/2021
in Manşet Haberler, Türkiye, Yaşam
A A
0
Altındağ’da yaşayan Suriyeli Mustafa: Biz ne yaptık?
0
SHARES
7
VIEWS
Share on FacebookShare on TwitterShare on Whatsapp Send Mail

Altındağ’ı gezdik, Suriyelilerle konuştuk. Suriyelilerde korku ve panik hakim. 4 çocuğu ile yıkık dökük bir evde yaşayan Suriyeli Mustafa’nın gazetemiz aracılığı ile bir sorusu var: Biz ne yaptık?

Ankara’nın Altındağ ilçesinde dün gece kalabalık bir grup 18 yaşındaki Emirhan Yalçın’ın hayatını kaybetmesinin ardından Suriyelilere ait ev ve dükkanlar ile otomobillere zarar verdi. Kalabalık halinde ve tekbirler eşliğinde büyükşehirlerde kalkışmalara dönüşmeye başlayan yangın, başka yerlere de sıçrar mı şimdilik bilinmez. Biz Ankara’da olayların yaşandığı Altındağ’ı gezdik, Suriyelilerle konuştuk. Gerilim dinmiş değil, Suriyelilerde korku ve panik hakim. 4 çocuğu ile yıkık dökük bir evde yaşayan Suriyeli Mustafa’nın Evrensel gazetesi aracılığı ile bir sorusu var: Biz ne yaptık?

“Böyle olacağı belliydi”

Suriye’de meydana gelen iç savaşın ardından sayıları bugün 5 milyonu aşan Suriyeli nüfus, Türkiye’nin birçok kentine yerleşti. Bunlardan biri Ankara Altındağ. Buradaki Önder, Uluğbey ve Battalgazi mahallelerine yerleşen Suriyelilere dönük saldırı, henüz neden çıktığı belli olmayan bir kavga sonucu 18 yaşındaki Emirhan Yalçın’ın yaşamını yitirmesi sonrası başladı. Gece Suriyelilerin evleri ve işyerleri taşlandı, bazı dükkanlar yağmalandı. Aslında bu saldırı ilk de değildi. 2016 yılında yine Önder Mahallesi’nde Suriyelilere dönük saldırıda çok sayıda iş yerine zarar görmüştü.

Yaşananları ve yarattığı tahribatı yerinde görmek için Önder ve Battalgazi mahallelerindeyiz sabah saatlerinde.

Taksiciye gece yaşananları soruyorum. “Böyle olacağı belliydi” diye başlıyor sözlerine. Uzun süredir tırmanan bir gerilim olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Ben bunların kasıtlı yapıldığını düşünüyorum, seçimler için…” Ve ekliyor: “Ben de Suriyelileri istemiyorum ama, gitsinler artık…” Böyle söyleyince biraz tedirgin olup ekliyor: “Ben ırkçı değilim ama…” Nereye gitsinler sorusunun yanıtı yok. İnerken “Dikkatli olun” uyarısında bulunuyor.

Ekonomik sorunlar ırkçılıkla beslenince

Taksiden inip mahalleye doğru ilerliyoruz. Her sokak başında polis araçları var, polis sürekli devriye geziyor. Geçen bazı araçlardan “Ölürüm Türkiyem” çalıyor.

Mahalleyi 1970’li yıllardan beri orada yaşayan Ali Çakır ile geziyoruz.

Gece yakılan, ters çevrilen araçlar kaldırılmış. Geriye sökülmüş, kırılmış kepenkler, indirilmiş camlar kalmış.

Mahallenin sosyolojisine dair de bilgi veriyor Ali Çakır: “Bu mahalle zaten Türk sağının etkin olduğu bir mahalleydi. 70’lerde Ülkü Ocakları’nın kalesiydi buralar.”

Sonra da bu noktaya nasıl gelindiğine dair verileri sıralıyor:

“Yozgat, Çankırı, Çorum’dan gelenler var. Suriyelilerin yaşadığı yerlerden, daha çok Gerede ve Kızılcahamam’dan gelenler vardı. Bunlar yoksul insanlardı, burada sitelerde çalışırlardı. Sonra onlardan daha kötü olan Suriyeliler geldi. Önce kirası 300 lira olan bu yıkık dökük evleri Suriyelilere 1000 liraya verdiler. O zaman kimse bir şey demedi. Sonra işler bozuldu. Şurada siteler var, mobilya sanayii. Ankara’nın en büyük mobilya sanayisi. Şimdi orada Suriyeliler çalışıyor. Sabah buradan 10 kişi işe gidiyorsa 8’i Suriyeli. Türkiyeli 1000 liraya çalışıyorsa Suriyeliyi 300’e çalıştırıyorlar. Mecbur ya işte. Ama burada yoksullukla boğuşan Suriyeliye tepki gösteriyor, onu üç kuruşa çalıştıran patrona değil. E 10-12 yıldır buradalar, hep çalışmışlar. Araba alanlar olmuş, bazıları dükkan açmış. Eskiden buradaki esnaftan alıyordu Suriyeliler, şimdi kendi dükkanlarından alıyorlar. Bu da zemin olan şeylerden. Şimdi ekonomi kötüye gittikçe durumu bozuluyor ve üstüne ırkçı söylem, nefret söylemi iktidarın. Muhalefet de buna çanak tutunca… İş en kötü durumda olana yöneliyor. İşte o şimdi Suriyeliler, dün Kürtlerdi. Burada asıl sorumluyu atlıyorlar, muhalefetin de bunda payı büyük.”

Korku, kaygı, panik

2016’da yine benzer bir saldırı yaşandığı Önder Mahallesi’nin içlerine doğru ilerliyoruz. Yavaş yavaş dışarı çıkıyor Suriyeliler evlerinden, hemen arkasından polis anonsları geliyor: Evlerinize geri dönün.

Bir çocuk yanıt veriyor: “Ekmek almaya gidiyoruz polis abi…” Ellerinde poşet poşet ekmek, şişe şişe su ile geçenler var. Öyle ya akşam ne olacağı belli değil…

O kadar tedirginler ki… Gençten bir kadın geçiyor yanımdan, çevirip soruyorum: “Çok korktuk” diye başlıyor. “Çocuk var mı” diye soracak oluyorum, devamını getiremiyor. Ağlayarak uzaklaşıyor yanımızdan.

Pencerelerde de kadınlar, korku içinde bakan çocuklar var. Ne oldu diye soruyorum, “Abla bilmiyoruz, taş attılar, camları kırdılar” diyorlar. En çok duyduğunuz şey bu oluyor mahallede. Ve devamına ekliyorlar: “Biz bir şey yapmadık abla.”

Komşumdu ama…

Suriyelilerin işyerlerinin hepsi kapalı. Çoğunun kepenkleri hasarlı zaten. Diğer işyerleri yavaş yavaş açılıyor. Bazı işyerlerine Türk bayrakları asılıyor.

Pencereden bir kadın, “Haber mi topluyorsunuz” diyor, “Evet” deyince “Cezaları kesildi” diyor ve camları kırılmış, kepenkleri inmiş evi, iş yerini gösteriyor. “Daha burada bir şey yok, asıl aşağıda” diyor. “Komşularınız değil miydi ama” diye soruyorum, “Öyle ama bu başka” diyor.

Polis mahalle aralarında dolaşıyor, çekim yapan gazetecilere “Burada çekim yapmayın, talimat var, yasak” diyor. Biz içerilere doğru ilerliyoruz.

“Gitsek nereye gideceğiz?”

İbrahim 40 yaşında, 6 çocuğu var. Tekstilde çalışıyor, iş olmadığında hurda toplamaya gidiyor. Evlerinin durumu fecaat. Camları kırılmış. Eşi, çocuklar, bütün aile korku içerisinde bakıyorlar. Önce biraz temkinliler, bize de güvenmiyorlar. Sonra biraz açılıyorlar.

“Abla biz ne yaptık ya, kimseye bir zararımız mı var. Ben çalışıyorum, çocuklarıma bakıyorum. Bu çocuklar ne yaptı, gece ışıkları kapattık da oturduk. Ne olur bilmiyoruz, gitsek nereye gideceğiz” diyor.

Eşi komşuya gitmiş, birlikte yanına gidiyoruz. O da korku dolu gözlerle bakıyor. Çocukları gösterip, “Ne yapacağız” diye soruyor bana… Öylece bakıyorum. Sorusuna yanıt verebilmeyi, içini rahatlatabilmeyi istiyorum, deniyorum da… Ama….

“Ölmedim diye mi?”

O konuşunca başkaları da geliyor yanımıza. Mustafa, mobilyacı. 4 çocuğu var. 7 yıldır Türkiye’deler. “Abla” diye başlıyor o da söze ve devam ediyor: “Benim ülkemde savaş oldu, ben kaçtım buraya geldim. Benim silahım yok, orada evim kalmadı. Hayatta kaldım, savaşmadım… Ölmedim işte, ne yapayım? Oralar çok karışık.”

Zorlanıyor konuşurken, parça parça kırık Türkçesi ile anlatmayı sürdürüyor, arada gözleri dolarak: “Çok korktuk, kendimizi geçtik… Çocuklar… Çocuklarım olaylar başlayınca üst komşuma gitti. Akşam komşumuzda kaldık. Biz ne yaptık?”

25 günde yıkılacak evde yaşıyor

“Mobilyacıda çalışıyorum, eve bakıyorum, 2 kardeşim Suriye’de, onlara da bakıyorum. Bak ev yıkılmış, kimse kalmıyor burada, biz mecburuz. Belediye geldi, kapıya yazı astı ’25 gün içerisinde boşaltın’ diye. Yıkılacak burası. O kadar kötü durumda ama biz yine de kalıyoruz. Mecbur abla mecbur. Şimdi ev arasam nerede bulacağım, zaten vermiyorlardı. Şimdi iyice… Abla Suriye’de savaş bitince döneceğiz, ben dönerim. Ama şimdi nasıl döneyim…”

Mustafa’nın 12 yaşındaki oğlu Ahmed pencereden bakıyor. Biraz Türkçe biliyor o da. Ağlamaklı sesi, gözünü gösteriyor babası Mustafa’nın, başını sonra ve anlatıyor:

“Olaylar başlayınca buraya da geldiler. Cama vurdular. Ben de o sırada olayları izliyordum. Cam kırılınca, bir parça cam yüzüme geldi. Çok korktuk. Babamın başına da vurdular. Ellerinde bıçak vardı. Evden çıkamıyoruz. Korkuyoruz.”

Karşı binanın önünde camları kırılmış halde duran arabayı gösteriyor: “Bak arabaya. Ne yaptılar bak. Bugün bu evi yakacaklar, öyle dediler. Korkuyoruz.”

Yaklaşık 50 metre ilerliyoruz, Arapça konuşan ve hiç Türkçe bilmeyen 40’larında bir erkek “Biz Müslümanız” diyerek, eliyle yukarıyı işaret ediyor. “Günah” diyor. (Meltem Akyol/Evrensel)

Tags: Altındağaltındağ suriyelisuriyeli olmak
Previous Post

CHP Milletvekili Tanrıkulu: TÜİK işsizlik verilerini çarpıtıp, düşük gösteriyor

Next Post

Taliban’ın Badgis, Gur ve Halmand eyaletlerine ilerleyişi

Sonhaber

Sonhaber

Yazarın Diğer Yazıları

6-7 Eylül’ün tanığı Mıgırdiç Margosyan: O gün hissettiğim şey, bugün de tedirgin ediyor
Manşet Haberler

6-7 Eylül’ün tanığı Mıgırdiç Margosyan: O gün hissettiğim şey, bugün de tedirgin ediyor

07/09/2021
Altındağ’da Suriyelilere yönelik saldırılar çığırından çıktı
Manşet Haberler

Altındağ: Ankara Emniyet Müdürlüğü olaylara karışan 76 kişinin yakalandığını açıkladı

12/08/2021
Altındağ’da Suriyelilere yönelik saldırılar çığırından çıktı
Manşet Haberler

Altındağ’da Suriyelilere yönelik saldırılar çığırından çıktı

11/08/2021
Ankara Altındağ’da bıçaklı kavga sonrası mülteci avı
Manşet Haberler

Ankara Altındağ’da bıçaklı kavga sonrası mülteci avı

11/08/2021
Next Post
Taliban Ankara’yı tehdit etti: Tüm işgalci güçlere karşı ‘cihat politikasını’ uygulayacağız

Taliban'ın Badgis, Gur ve Halmand eyaletlerine ilerleyişi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlginizi Çekebilir

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

Aynı Yüzler Çağı: Siz Kimsiniz?

by Sarya Özgür
20/04/2026
0

Bir yüz, bir hikâyedir. Bir bakış, yaşanmışlığın izidir. Bir gülüş, insanın içinden kopup gelen en sahici cümledir. Ama şimdi… Yüzler...

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

“Dakikada 17 bin lira”: Cumhurbaşkanlığı koruma giderleri tartışma yarattı

by Sonhaber
20/04/2026
0

Bekir Başevirgen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koruma giderlerine ilişkin dikkat çeken veriler paylaştı. Başevirgen, Şubat ayında koruma için devlet bütçesinden...

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

İran–ABD hattında çelişki: “müzakere var” denildi, Tahran yalanladı

by Sonhaber
20/04/2026
0

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında olası diplomatik temaslara ilişkin çelişkili açıklamalar dikkat çekti. Pakistanlı diplomatik kaynakların Anadolu Ajansı’na verdiği...

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

AŞKIN HİLÂL-İ AHMER*’İ

by Naim Kandemir
20/04/2026
0

O, aşk hakkında çok şey biliyordu. Saatlerce konuşurdu ama aşk hasılatına baktığımızda vasat bir kazanç hanesi vardı. Bir şey eksikti...

Arşivler

  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam
  • Gizlilik Politikası
  • İletişim
  • Söyleşi / Podcast
  • Kitap Önerileri
  • Öykü
  • Manşetler
  • Dosyalar
  • Arşiv

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • İSVİÇRE
  • TÜRKİYE
  • DÜNYA
    • AVRUPA
    • ORTADOĞU
    • ASYA
    • AMERİKA
    • AFRİKA
  • YAZARLAR
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • SÖYLEŞİ
  • YAŞAM
    • EĞİTİM
    • SAĞLIK
    • KADIN
    • LGBT
    • EMEK DÜNYASI
    • Podcast / Röportaj
  • SANAT
  • BİLİM
  • EKOLOJİ
  • FORUM
  • Languages

© 2024 Sonhaber / Bağımsız, doğru , gerçek habercilik