Finans politikasının başarısızlığa uğraması sonrasında Liz Truss’ın koltuğu sallanıyor. Partide Truss’ın istifasını isteyen ve güven oylaması tehdidinde bulunan sesler yükseliyor. Avrupa basını, yeni Maliye Bakanı Jeremy Hunt’ın rolünü ve Muhafazakârların içinde bulunduğu müşkül durumu irdeliyor.
Güven kalmadı, deney başarılı olmadı
Tagesblatt Londra muhabiri Jochen Wittmann Truss’ın görev süresini, kısa sürede büyük hasarlar verdi, diyerek özetliyor:
“Büyük Britanyalılar yalnızca 40 gün içinde daha da yoksullaştı. Birleşik Krallık’ta seçimleri her zaman yurttaşların ekonomide yetkin olduğuna inandıkları partiler kazanmıştır. Geçmişte bu kesim genelde Muhafazakârlar olurdu. Truss deneyinde uğranan başarısızlığın ardından onlara duyulan güven iyice yok oldu.”
Sönük ama güvenilir
Büyük Britanya siyasetinin tepesine dürüst ve siyaseten deneyimli birinin geçmesini isteyen Neue Zürcher Zeitung, Hunt’ın bu göreve uygun olduğunu düşünüyor:
“Johnson döneminde sorumluluk ve hesap verebilirlik büyük ölçüde zarar görmüşken, Truss da şeffaflıktan ve ülkenin ihtiyaçlarına odaklanmaktan yoksun. İkisi de kaosa yol açtı ve ikisi de iyi işleyen siyasi kurumlar tarafından sonlandırıldı. Baştan çıkarıcı vizyonlar devri geçmişte kaldı. … Muhafazakarlâr artık daima içten davranan özelliksiz bir adamın, birden fazla rolü üstlenerek Truss fırtınasından sonra ülkeyi güvenle daha sakin sulara yönlendiren Bakan Jeremy Hunt’ın peşinden gidiyor. Hunt fazla heyecan yaratmıyor olabilir, ama yine de kendisine güvenilebilir.”
Absürt kıstaslara sahip bir parti
The Guardian, Hunt ile Muhafazakârlar arasında doku uyuşmazlığı olduğu kanısında:
“Hunt geçmişte iki kez parti liderliğine aday olmuştu. İkisinde de reddedildi. Görünüşe göre bu durum şimdi onu Maliye Bakanlığına layık kılıyor. Şöyle de denebilir: Muhafazakâr milletvekilleri açısından bir kişi geçmişte kendi partisi tarafından ne kadar çok reddedilirse, o kadar güvenilir oluyor. Demek ki Muhafazakâr Parti üyelerinin istediği aslında makul bir hükümetin kurulması değil, tam tersi. Güzel bir kıstas bu, dolayısıyla seçmenler de şu mantıklı sonuca varıyor: Büyük Britanya iç politikasının asıl sorunu, ülkeyi yönetme özgüveni bulunmayan absürt bir Muhafazakâr Parti.”
Üzerinde uzlaşılmış bir adaya ihtiyaç var
Ilta-Sanomat iktidar partisi için tek bir seçenek olduğunu düşünüyor:
“Yeni bir liderlik yarışına girmek, parti için utanç verici olmasının yanı sıra karar alma süreçlerini de yavaşlatacaktır. Yeniden seçime gitmek de cazip değil, zira neredeyse kesin olarak yenilgiyle sonuçlanacaktır. Partinin oylama yapılmadan atanabilecek kadar güçlü bir yeni başbakan adayı bulması, vaziyeti kurtaracak bir seçenek olabilir. Ancak bu pek de ihtimal dahilinde görünmüyor.”











